Rize’nin Pazar ilçesinde bir lise öğrencisi ders sırasında arkadaşının boğazını bıçakla kesip ölümüne yol açtı.

Bu okullarda meydana gelen ilk olay değil. Öğrenci, öğretmen ve velilerin karıştığı kavgaları sık sık duymaya başladık.
++
Birkaç örnek vermekte yarar var:
-İstanbul Sancaktepe’de Sabedin Türkoğlu İlkokulu’nda bir öğretmen, bir öğrenci velisinin silahlı saldırısı sonucu yaralandı.
-Gaziantep Mimar Sinan Lisesi’nde kız meselesi yüzünden öğrenciler arasında kavga çıktı ve bir öğrenci tabancayla sağ bacağından vuruldu.
-Adana’da Cumhuriyet Ticaret Meslek Lisesi’nde bir öğrenci, dışarıdan topladığı arkadaşlarıyla okulu bastı. Silah, sopa ve satırların kullanıldığı kavgada 2 öğrenci yaralandı.
-Akçakoca’daki Fatih Endüstri Meslek Lisesi’nde 12. Sınıf öğrencisi, tartıştığı iki arkadaşını bıçakla ağır yaraladı.
-Kocaeli Körfez ilçesi Mustafa Kemal Anadolu Teknik Lisesi’nde bir öğrenci, arkadaşına bıçakla saldırarak yaralanmasına neden oldu.
-Aksaray Endüstri Meslek Lisesi’nde bir öğrenci kavga ettiği arkadaşlarını vurmak için okula pompalı tüfekle geldi. bahçesinde havaya ateş açan öğrenci daha sonra kaçtı.
++
Okullarda şiddet olaylarının ardı arkası kesilmeyecek gibi.
Okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında 18 milyondan fazla öğrenci bulunuyor. Üniversitelerdeki öğrenci sayısı da 6 milyonu aştı.
Bunlara öğretmen, öğretim üyesi ve yardımcı personeli de eklerseniz dünyadaki pek çok ülkeden daha kalabalık bir nüfusla karşı karşıya geliriz.
Hal böyle iken, okullarda alınan güvenlik önlemlerinin yeterli olduğunu söylemek ne yazık ki mümkün değil.
++
Benim önerim şu:
Anaokullarından üniversiteye her derecedeki okula dedektörlü kapılardan ve x-ray cihazlarından geçerek girilmeli.
++
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Finlandiya maçını Antalya’da izledi. Bu nedenle stat çevresinde çeşitli önlemler alındı, seyirciler stada 4 ayrı güvenlik aramasından geçerek girebildi.
Özel harekat polisleri tribünlerde belirlenen noktalarda silahla nöbet tuttu. Protokol ve basın tribünü girişinde x-ray cihazlarıyla arama yapıldı.
Elbette Cumhurbaşkanı’nın da, protokoldeki diğer kişilerin de en iyi şekilde korunmaları gerekir.
Buna itirazım yok.
Ama onların korunmasına gösterilen özenin hiç olmazsa birazı da okullardaki çocuklarımıza, öğretmenlerimize, öğretim üyelerimize ve diğer personele gösterilse iyi olmaz mı?