Öksüz kalan ulusal filmler

0
59

Kültür ve sanat alanında yaratılan ve üretilen bütün ulusal değerler, yerli ve yabancı tüm yarışmalarda ve platformlarda yerini alarak, ülkenin tanıtımına önemli katkılar sağlarlar.

Bu yıl 21-27 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek 54 ‘üncü Uluslararası Antalya Film Festivali’nde ‘Ulusal Film Yarışması Kategorisi’ kaldırılmış. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Menderes Türel, basın toplantısında yasakla ilgili olarak şu gerekçeyi ileri sürmüş : “Festivalin çıtasını yukarıya taşımak istiyoruz.Dünyada film endüstrisinde önemli bir yere sahip olmasını istiyoruz. Geleneklerimizi koruyacağız ama çağdaş gelişime de ayak uydurmalıyız. Türk filmleri yurt dışındaki festivallerde önemli ödüller alıyorlar. Artık deplesmanda değil kendi evlerinde yarışabilirler.”

Bu açıklamanın içinde yer alan fikirler ve yorumlar değerlendiirilmelidir. Evrensel boyutlara ulaşabilmek için yerel ve ulusal kaynakları, verileri ve film sektörünü bütün yönleriyle ele almak gerekmektedir. Film endüstrisi ,bütün dünya insanlarını yıllardır meşgul etmektedir.
Basında yer alan bilgilere göre sanatçıların, meslek kuruluşlarının ve ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınmadan Uluslararası Antalya Film Festivali’nden ‘Ulusal Film Yarışması Katagorisi’ kaldırılmış.

Yeşilçam’ın tarihi sanatçıları bu karara büyük tepki göstermekteler.Türkiye’de bütün alanlarda yapılan yarışmalar konusunda büyük bir yaklaşım hattası yaşanmakta. Konuya ilşikin uzman kuruluşların, akademik çevrelerin,ilgili meslek kuruşlarının görüşleri ve düşünceleri sorulmadan yöneticiler şahsi kararlarını uygulamaya koymaktalar. Şikayetler ve sorunlar artmaktadır. Büyük bir mesleki enerji kaybı, moral çöküntüsü,heyecan duraklaması, kaygı ve kuşku ortamı etrafı kaplamakta ve insanlar karşılıklı olarak birbirlerini suçlamakta.
Koordineli hiizmet kavramı yerleşmeli , kurum ve kuruluşlar tüm ulusu ilgilendiren alanlarda yapacakları yarışma ve etkinliklerde günler öncesinde ilgili tüm kuruluşların görüşlerini alarak sağlıklı kararlar oluşturmalıdır. “Bir elin nesi var, iki elin sesi var/ Danışan dağlar aşmış danışmayan düz yolda şaşmış” gibi halk sözlerimiz bize ışık tutmaktadır.

53 yıldır sanatçılarımız ve sanat eseri filmler Antalya’da ulusal ve uluslararası görücüye çıkarak değerlendirilmekte ve teşvik edilmekteydi. Bu ortamın yarattığı bilgi, bilinç, heyecanla ulusal ve evrensel buluşma ile film sektörü her yıl kendi sorumluluğunu geliştirmekteydi. Ödüller , yeni sorumlulukarı, atılımları ve yapumları beraberinde getirir.

Sanata verilen emeğin ödüllendirilmesi ile birlikte teşvik edici yeni sorumluluklar ve duyarlılıklar da gündeme taşınmaktaydı. Sanat ve sanatçı evrensel bir felsefe içinde film dünyasını masaya yatırmakta, basın ve tv’ler bu konuda yayınları ile konuyu gündemde tartışmaya açmaktaydılar.Ulusal yapımlar ulusal ve evrensel tartışmalarla kendilerini değerlendirme olanağı bulmakta ve yeni açılımlara, yapımlara yönelmekteydi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Türel daha sonra şu açıklamayı yaptığı okuyoruz:” Ulusal yarışmayı kaldırmıyoruz.Uluslararası portakal yarışmasıyla birleştirip daha güçlü bir düzeye taşıyoruz.”

Bunca önemli konular kısır çekişmelerle başarıya ulaşamaz. Sanat ve sanatçı ayrılmaz bir bütündür.Sanat etkinliklerinde bu gerçek hep göz önünde tutulmalıdır.Aklın yolu birdir. Önemli konuları yer, zaman ve yöntem bakımından uzun bir süre değerlendirmeye almakta yarar vardır.
Bu alanda Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Dış İşleri Bakanlığı’nada önemli görevler düşmektedir. Yerel yönetimler yapacakları ulusal ve uluslararası etkinliklerde ,sürekli olarak ilgili bakanlıklarla ve sivil toplum örgütleriyle, meslek kuruluşları ve akademik çevrelerle koordineli bir çalışma içine girmelidir. Bütün bunları yanına ve arkasına alamayan etkinlik verimsiz, başarısız olmaya ve yalnız kalmaya mahkumdur.
Toplumsal konular, bireysel tercihlere bırakılamayacak kadar önemlidir.