Ana Sayfa Yazarlar Öğretmenlik, insanlığın en kutsal mesleği

Öğretmenlik, insanlığın en kutsal mesleği

160
PAYLAŞ

24 Kasım Öğretmenler Günü, Başöğretmen Atatürk’ün öğretmenlere bir armağanıdır. Son 30 yıldır artan bir coşku ile kutlanmakta olan 24 Kasım Öğretmenler Günü, öğretmenler için bir vefa günüdür.

Her yıl 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde yılın öğretmeni seçilir. Bu seçimin ne kadar isabetli olduğu tartışılsa bile en fedakâr öğretmeni seçmeye çalışmak bile oldukça anlamlıdır.
Yılın öğretmeni seçilmeye aday binlerce öğretmen arasından yılın öğretmenini bulup seçebilmek gerçekten zordur.
Öğretmenlerin pek çok sorunları var. Artan ekonomik zorluklar içerisinde geçim sıkıntısı çekmeksizin mesleğini gönül huzuru içerisinde sürdürmek gerçekten çok zor.
Ancak fedakarlığı kendilerine ilke edinmiş olan öğretmenlerimiz çektikleri ekonomik zorlukları mümkün olduğu kadar öğrencilere yansıtmadan görevlerini en iyi şekilde yerine getirmeye çalışmaktadırlar.
Madalyonun diğer yüzünde ise zorluk içerisindeki öğretmen ordusuna katılabilmek için sıra bekleyen öğretmen adayları var. Hem de sayıları on binleri bulmakta. Sadece tarih dalında öğretmenlik için atama bekleyen 26.000 öğretmen adayı bulunmakta. Son öğretmen atamalarında kura çekebilen tarih öğretmeni sayısı sadece 309 kişi. Diğer 26.000 öğretmen bir sonraki Şubat atamaları için ümitle beklemekte.
YÖK’ün formasyon sınırlaması atama bekleyen öğretmen sayısını azaltmaya yönelik görünmektedir.
Ancak konuya kesin çözüm değildir. Tarih Öğretmenliği veya Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nü bitirmiş öğretmen olmayı ümit eden binlerce gencimiz için formasyon alacak öğretmen sayısına kota konulması konuyu zorlaştırmaktan öte bir anlam taşımıyor.
Meseleye gerçekten kalıcı bir çözüm aranıyorsa bunun pratik yolu Tarih Bölümü öğrenci kontenjanlarına sınır getirmektir. İkinci Öğretimde Tarih Bölümlerinin kapatılması geç kalmış olumlu bir adımdır.
Tarih Bölümü mezunları için devlet kapısında en büyük çalışma alanı öğretmenliktir. Bunun dışında Devlet Arşivleri’nde uzman yardımcısı olabilmek de bir ümit kapısıdır.
Ancak Fen-Edebiyat Bölümlerinin esas amacı üniversitelere araştırma görevlisi yetiştirmek olduğu düşünülürse Fen-Edebiyat Fakülteleri’nin öğrenci kontenjanları da tekrar gözden geçirilmelidir.
Öğretmen Okulları’nın ve Yüksek Öğretmen Okulları’nın kapatılmış olması öğretmenlik mesleğinin kalitesinin korunması açısından bir talihsizlik olmuştur. Köy Öğretmen Okulları’nın kapatılması konusu ise tamamen ayrı bir bağlamda düşünülmelidir.
Eğitim, bir milletin geleceğine yapılacak, yapılması gereken en önemli yatırım alanıdır. Öğretmenlik herkesin yapabileceği bir meslek olmadığı gibi, sıradan bir devlet memurluğu olarak görülmemesi gereken kutsal bir meslektir.
Bütün öğretmenlerimizin ve öğretmen adaylarımızın 24 Kasım Öğretmenler gününü kutluyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam

2 Yorumlar

  1. Bütün öğretmenlerimizin ve öğretmen adaylarımızın 24 Kasım Öğretmenler gününü kutluyorum.

  2. Ancak konuya kesin çözüm değildir. Tarih Öğretmenliği veya Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nü bitirmiş öğretmen olmayı ümit eden binlerce gencimiz için formasyon alacak öğretmen sayısına kota konulması konuyu zorlaştırmaktan öte bir anlam taşımıyor.
    Meseleye gerçekten kalıcı bir çözüm aranıyorsa bunun pratik yolu Tarih Bölümü öğrenci kontenjanlarına sınır getirmektir. İkinci Öğretimde Tarih Bölümlerinin kapatılması geç kalmış olumlu bir adımdır.

Comments are closed.