Öğretmenler Günü Kutlu Olsun

0
18

BUGÜN EN ÇOK ATANAMAYAN ÖĞRETMENLER KONUŞMALI

EĞİTİM-SEN Merkez Yürütme Kurulu üyesi Ebru Yiğit, “İhraç edilmekten kaynaklı intihar eden 42 tane öğretmen var. Bu çok önemli bir mesele Öğretmenler Günün’de kesinlikle onların anılmasının gerektiğini düşünüyorum”

Bugün Öğretmenler Günü. Kutsal mesleğin, öğretmenlerin günü. Atatürk’ün Başöğretmen seçildiği 24 Kasım, ülkemizde 1981 yılından bu yana Öğretmenler Günü olarak kutlanıyor. Dünyada ise pek çok ülkede 1994’ten beri her yıl 5 Ekim günü UNESCO tavsiyesiyle Öğretmenler Günü olarak kutlanıyor. EĞİTİM-SEN Merkez Yürütme Kurulu üyesi MHK’da da TİS Hukuk Sekreterliği görevini yürüten Ebru Yiğit ile yaptığımız söyleşide Öğretmenler Günü’nü ve Türk eğitim sisteminde öğretmenin ne durumda olduğunu konuştuk.

EĞİTİM-SEN Öğretmenler Günü ve öğretmenlerin durumu için ne düşünüyor?

Ebru Yiğit, “Evet, bugün Türkiye’de öğretmen günü ama biz EĞİTİM-SEN olarak 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü tüm dünyayla birlikte kutluyoruz. Üyesi olduğumuz eğitmen ternasyonelininde kararı olması nedeniyle. Çünkü evrensel bir gün, öğretmenlik mesleğinin tüm dünyada aynı anda kutlanması bizim için önemli. 24 Kasım’ı Öğretmenler Günü olarak kabul etmiyoruz, çünkü 80 anayasasından sonra anti-demokratik bir şekilde Kenan Evren’in önerisiyle kabul edilen bugünün öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılmasında ironik bir seçim olarak değerlendiriyoruz.”

“Her ne kadar 24 Kasım Atatürk’ün Başöğretmen seçildiği gün olsa da bugünün kendi özgün anlamının dışında bir darbe anayasasıyla Türkiye’ye dikta edilmesinin anti-demokratik bir uygulama olduğunu düşünüyoruz ve dünyayla birlikte 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü kutluyoruz.

Darbe anayasasının getirdiği bir gün, bir uygulama olsa bile Türkiye’de iktidarında yoğun çabasıyla birlikte yerleşmiş bir 24 Kasım algısı var. Şimdiye kadar alışılageldiği gibi 24 Kasım’da öğretmenlik mesleğinin kutsallığına, önemine birçok güzelleme yapılıyor, atıfta bulunuluyor.”

“Biz siyasi iktidarın kendi belirlediği takvimsel gün olan 24 Kasım’da bile aslında öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştırmaya devam ettiğini, eğitimin sorunlarını daha da artırarak öğretmeni de bu sorunların bir parçası haline getirdiğini düşünüyoruz. O yüzden gerçekten bir öğretmenler günü kutlanılacaksa bu ülkede bu işe öğretmenlik mesleğinin bir gün için ne kadar önemli olduğunu vurgulamaktan ziyade gerçekten hem öğretmenlerin hem de öğretmenlerin bir paydaşı olduğu eğitim sisteminin sorunlarının çözülerek bunun yapılması gerektiğini düşünüyoruz.”

AKP EN BÜYÜK TAŞERONU EĞİTİM ALANINDA KULLANIYOR

Yiğit, “Özellikle KHK’larla ihraç edilen öğretmenler, bugünü buradan ele almak gerektiğini düşünüyoruz. Bu mesleğe gönül vermiş, bu mesleğe emek vermiş 35 binin üzerinde öğretmen bir gece KHK’larla atıldılar. Bunu sadece kendi üyelerimiz için söylemiyorum. Bir öğretmen hangi siyasi görüşe sahip olursa olsun mesleğini emek vererek ve etik ilkeler çerçevesinde yapıyorsa onu siyasi görüşünden dolayı bir gecede sokağa atmanın çok korkunç olduğunu düşünüyoruz.”

“Milli Eğitim Bakanlığı’nın kendini yargı yerine koyup, hiçbir soruşturma yürütmeden kendi istihbaratına dayanarak, o istihbaratta tartışılır bu kadar öğretmeni kapı dışarı etmesinin, ihraç etmesinin kabul edilemez olduğunu düşünüyoruz. Bu Milli Eğitim Bakanlığı’nın boynunda 35 bin öğretmenin vebalinin olduğunu düşünüyoruz.

İhraç edilmekten kaynaklı intihar eden 42 tane öğretmen var. Bu çok önemli bir mesele böyle bir günde kesinlikle onları anılmasının gerektiğini düşünüyorum. Bir insanı açlığa mahkûm etmenin ve o insana ölümü tek seçenek olarak düşündürtmenin de KHK’larla ihraç etmek kadar vebali var. Bu vebal hem Milli Eğitim Bakanlığı’na hem de siyasal iktidar AKP’ye ait bir vebal. Bunların yanında ataması yapılmayan, her eğitim-öğretim döneminde atanma ümidiyle bekleyen 100 binin üzerinde öğretmen meslektaşlarımız fiili olarak bir ders veremeseler de bizim meslektaşlarımız onlar.”

“Bugün ataması yapılmayan öğretmenler yerine Milli Eğitim Bakanlığı kendi taşeron öğretmenlerini kullanıyor. Bunu bilerek söylüyorum çünkü ısrarla taşeronu kaldıracağız diye propaganda yapıyorlar hâlbuki eğitim alanında en büyük taşeronu kendileri kullanıyor. Taşeron olarak kullandıkları öğretmenler, ücretli öğretmenler, sözleşmeli öğretmenler. Bir ücretli öğretmende, sözleşmeli öğretmende kadrolu öğretmenle aynı işi yapıyor, aynı ders saatine giriyor, aynı yükümlülüklere sahip ama kadrolu bir öğretmenin aldığı maaşın neredeyse 3’te birini alıyor. Asgari ücretten daha az bir maaş alıyor. Sigortası da ayda 20 gün şeklinde yapılıyor. Eğitim dönemi bittiği anda da sözleşmesi bitiyor. Bu taşeron çalışmadır”

BUGÜN ATANAMAYAN ÖĞRETMENLER KONUŞMALI

24 Kasım’da en çok öğretmenler konuşmalı diyen Yiğit, “24 Kasım’da en fazla konuşması gereken belki de ataması yapılmayan öğretmenler. Ömürlerinin çok önemli bir kısmını bir meslek için sahibi olmak için harcadılar, emek verdiler. Gelinen aşamada üniversiteden mezun olmalarına rağmen, pedagojik tüm formasyonları tamamlamalarına rağmen hala atanamıyorlar. Birçoğu da dışarı da kalifiye eleman olarak çalışmak zorunda kalıyor.”

“Birçok üniversite var, birçok bölüm var ve birçok öğrenci var. Bu bölümler gerçekten ülkenin ihtiyaçları temelinde açılan bölümler değil. Milli Eğitim Bakanlığı’nın ya da herhangi bir bakanlığın herhangi bir yerde yatırım yaparken, üniversite açarken asla yerelin potansiyelini, ülkenin potansiyelini düşünmediğini biliyoruz. Böyle bir çalışmaları da yok, yaptığımız görüşmelerde ortaya çıkıyor. Yani şöyle bir fikir yok ortada: Bu ülkede kaç tane okul öncesi öğretmene, kaç tane sınıf öğretmenine ihtiyaç var vs. 10 yıl içerisinde nerelerde açıklar çıkacak ve bu öğretmenleri ne kadar yılda hangi sistemle yetiştirmeliyim gibi bir planı yok.”

“Herhangi bir ilde kadrolaşmaya ihtiyaç duyuyor ve oraya bir üniversite açıyor. Kendi kadrolarını yerleştirecek bir istihdam alanına ihtiyaç duyuyor oraya gidip bir tane okul açıyor, işletme açıyor. Burada yine geliyoruz mesele AKP’nin eğitim alanında da ülkede herhangi bir politik durumla ilgili de temel güttüğü amaç ülkenin ihtiyaçları mı? Toplumun ihtiyaçları mı? Kendi siyasal ihtiyaçları mı? Mesele burada düğümlendiği için kendisinin bu plansızlığı ülkeye bu şekilde yansıyor”

Yiğit, “Yüz binden fazla atanamayan öğretmen, peş peşe KHK’larla hocalar ihraç edildiği için ülkenin en iyi bölümleri, en iyi profesörlerin olduğu üniversitelerde derslerin olmaması ya da mesela diyelim ki İstanbul’un Üsküdar semtinde 10 tane imam hatip açıp bu sınıflara öğrenci bulamazken atıyorum Hakkâri’de hala birleştirilmiş sınıflarda eğitimin yapılması gibi.

Bugün, eğitimde yerelin ihtiyaçlarını karşılamayan, toplumsal ihtiyaçları da karşılamayan, tamamen AKP’nin siyasal ihtiyaçlarına yönelik bir politikanın sorunlarını yaşıyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

DÜNYADA 5 EKİM’DE KUTLANIYOR

Pek çok ülkede 1994’ten beri her yıl 5 Ekim günü UNESCO tavsiyesiyle Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. 5 Ekim günü, 1966 yılında Paris’te gerçekleşen “Öğretmenlerin Statüsü Hükümetler arası Özel Konferansı”’nın sona erip UNESCO temsilcileri ile ILO tarafından “Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi”’ni oy birliği ile kabul edilişinin yıl dönümüdür.
Kendi kültürel ve tarihi özelliklerine, okul tatil günlerine göre çeşitli ülkelerde farklı tarihler Öğretmenler Günü olarak belirlenmiştir. Örneğin 12 Arap ülkesinde (Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Fas, Katar, Libya, Mısır, Suudi Arabistan, Tunus, Umman, Ürdün, Yemen) her yıl 28 Şubat günü, Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.

Ülkemizde ise Millet Mektepleri’nin açılışı ve Atatürk’ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 kasım, 1981’de Öğretmenler Günü olarak kutlanmaya başlandı.

Bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü. Öğretmenlerimiz için bir değil, 365 günün bile yetmeyeceğini biliyoruz. Yine de bu özel günde bütün öğretmenlerimizi canı gönülden kutluyor, zorlu görevlerinde başarılar diliyoruz.
Yazı dizimizin ikinci bölümünde EĞİTİM-SEN’in sürekli değişen eğitim sistemi hakkındaki düşüncelerini Ebru Yiğit’le konuştuk. Yiğit, “ Biz bu değişimlerin plansız programsız bir gece öncesinde yapıldığını düşünmüyoruz. Sadece bundan bizim bir gece önce haberimiz oluyor. AKP’nin iktidara geldiğinden beri eğitim sistemiyle ilgili bir projesi vardı.” Yazının devamı yarın siz değerli okurlarımızla.