Öğrenmeye devam

0
75

Türkiye bir süre daha Trump-Erdoğan görüşmesini konuşacak, gazeteci Oğuz Güven’in (tanışmadım ismini duydum) tutuklanmasını ise unutacak, biliyorum. Ama gündemi takip ederken de sosyal hayatı kaçırmak olmaz.

Dün Almanya’nın saat 22;00’ye kadar açık olan büyük marketlerinden birinde, “geç vakit alışverişi” yapıyordum. Her şeyin bir ilki vardır sözüyle ben de bir ilk yaşadım. Hemen her gün gördüğüm en pahalı sebzeler ve meyveler bir anda üçte biri fiyatına düşmüşlerdi.  Meyve sebze reyonundaki hareketlilik bunu öğrenmeme sebep oldu. Gördüğüm fiyatlar karşısında şok geçirdim. Her gün çaktırmadan 5-10 sent zam yapan marketleri gördükçe “işte bak Almanya’da zam gazına bastı, son bir yıldır hızla ilerliyor” diye düşünüyordum.
Marketteki fiyatlar bir anda farkında olmadı gözden kaçırdığım bir şeyi gözüme soktu. İnsanlar pahalı olduğunu düşündükleri sebze ve meyveleri, kapanışa doğru gelip inanılmaz ucuz fiyatlara alabiliyorlarmış.
Her zaman 4-5 € ya satılan beyaz kuşkonmaz paketlerini görünce en az on tane almak istedim. Ama nerede saklanır bilemediğim için iki paket almakla yetindim. Kiminin fiyatı dörtte biri kadar küçülmüştü, zaten almak istediklerimi ikişer tane alıp abarttığımı düşünüyordum ki gördüğüm birkaç Türk aile, kocaman arabalarını ağızlarına kadar doldururken hemen oradan ayrıldım. Almanlar yine birer tane alıp çıkarken, aramızdaki fark bu mu acaba diye düşündüm…
Dünkü alışveriş bu yüzden bir ilkti benim için, öğrenmenin yaşı yoktur deyip tebessüm ettim ve kozmetik reyona geçtim. Raflarda istediğim ürünleri ararken bir anda bir bağırtı duydum. Sanki bir erkek yüksek sesle birine bağırıyordu. Elimde olmadan sıçradım, sesin geldiği yere dönüp baktığımda, “hop entsuldigung” (özür dilerim)  diyen, genç bir adam gördüm.
Dalga geçiyor her halde deyip ters ters baktım ve işime devam ettim. 5 dakika geçmeden aynı sesle tekrar bağırdı. Aramızdaki reyon duvarları birbirimizi görmemize engelliyordu ama sesini duymama engel değildi. Derken bir 5 dakika sonra tekrar bağırdı, artık rahatsızlık vermeye başlamıştı. Dikkatimi çeken şey ise iki tane Arap kadının rahatsız olup adama sert bakmasının dışında hiç kimsenin bu durumla ilgilenmemesiydi. Ben de o an fark etmiştim, bu gençte, “Tourette sendromu” olduğunu.
İnternetin gücü burada ortaya çıkıyor bir sene önce sosyal medya da izlemeseydim eğer Tourette sendromunun anlatıldığı bir videoyu haberim bile olmayacaktı. Üzüldüm birden. Elinde olmadan bu sesleri çıkartıyor ve arkasından da normale dönüp özür dilerim diyordu. Onun yerinde olmak istemezdim. Ama dedim ya burası Almanya insanlar Ortadoğu ülkeleri gibi meraklı bakışlarla diğerlerini incelemiyorlar hatta bu çok ayıp bir şey sayılıyor.  Böyle ülkelerde rahat yaşayabilirken Tourette sendromlu insanların Türkiye’de nasıl yaşadığını merak ettim. Sayıları ne kadar insan içine çıkıp kalabalığa karışa biliyorlar mı bu sorular kafamda dolaştı.
Sonra dedim ki ikinci bir ilk yaşadım bugün bir Tourette sendromluyla karşılaştım. Ve onu anlamak istedim.
Tourette sendromunu ilginç bir hastalık ve insanı toplumdan soyutluyor. Erken teşhisin birine bize de olsa yardım ettiğini öğrendim elbette olmasın, yakın çevrenizde bu hastalığın olup olmadığını anlamanız önemli.
Biraz araştırdım, Tourette sendromu, çok hafiften şiddetliye kadar değişen derecelerde seyrediyor. Yani herkes öyle bağırıp çağırmıyor başka tiklere sahip olabiliyorlarmış. Bazı şiddetli tikler, son derece sarsıcı olabiliyormuş. Göz kırpma gibi bir yüz tiki, ilk işaretmiş. Belki buraya okuduktan sonra sizde biraz araştırma yapıp etrafınızdakileri yardımcı olabilirsiniz.

Paylaş
Önceki İçerikAtatürk ve annesi Zübeyde hanım
Sonraki İçerikABD eli boş göndermez
Rana Elik

Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye’nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6’ya geçti,6 ay sonra Amerika’ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.