Niğde’de, Yunus Emre Anadolu Lisesinin öğretmen ve öğrencilerinin kurduğu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Kulübü’nün başlattığı “Haftada 1 Lira Bağış” kampanyası kapsamında, bağış kutusunda toplanan paralarla her ay ihtiyaç sahibi 7 aile sevindiriliyor.

Okulda oluşturulan yardım köşesine koydukları bağış kutusuna gönüllülük esaslı her hafta 1 lira bağış yapan öğrenciler, belirledikleri ihtiyaç sahibi 7 aileye ayda 300’er lira veriyor.
Faaliyetlerini 3 aydır sürdüren kulüp üyeleri, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünden de teyit ettikleri ihtiyaç sahibi 21 aileye ulaşarak, onlara maddi destek sağlıyor; artan parayla aldıkları oyuncakları Sevgi Evlerinde barınan çocuklara hediye edip, onların yüzünün gülmesine vesile oluyor.
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Kulüp Başkanı Cemal Tekgündüz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, öğrencilerin çevresindeki sorunlara duyarsız kalmamaları, çözüm üreten bireyler olarak yetişmeleri için sosyal sorumluluk projesi geliştirdiklerini söyledi.
Tekgündüz, projeye beklediklerinden çok ilgi gösterildiğini, velilerin de destek olduğunu anlatarak, “Aylık 2 bin 500 liraya yakın para toplanıyor. Bu paraları 7 aileye eşit olarak aylık 300 lira ulaştırıyoruz. Kalan parayla da oyuncak alıp, Sevgi Evlerinde anne ve baba şefkatinden uzak çocuklarımızın bir nebze de olsun mutsuzluklarını gidermek, onlarla güzel vakit geçirmek istiyoruz.” dedi.
Çözüm odaklı gençler yetiştirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Tekgündüz, şunları kaydetti:

“Öğrencilerimiz projeyi sahiplendi. Küçük çocukları olan ve genelikle eşi olmayan ailelere ulaşmaya çalışıyoruz. Bu ailelerin küçük çocuklarının ihtiyaçlarının bir kısmını bir nebze de olsa karşılamaya çalışıyoruz. İyi bir gelecek temin etmek, üniversite sınavında başarılı olma hedefiyle birlikte çevresindeki sorunlara duyarsız kalmayan, toplumun sorunlarına çare üreten bireyler olarak da yetişmek istiyoruz.”

Okul Müdürü Ahmet Doğan da öğretmenler kurulu kararı gereği, kulüp çalışmaları kapsamında her öğrencinin haftada bir defa olmak üzere yiyeceği bir simit yada bir çikolatanın ücretini bağışladığını, biriken parayı ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırmak için bir proje yaptıklarını ifade etti.
Doğan, “2 yıl önce kurulan kulübümüz öncülüğünde gıda yardımları yapıyorduk. Ailelerin ihtiyaçları farklı olabilir diye bu yıl nakit olarak değiştirdik. Bu ülke için mutlaka bir şeyler yapmamız, taşına, toprağına her şeyine katkıda bulunmamız gerekiyor.” diye konuştu.

 “Çöpe atacağım şeyler için vicdan azabı duymaya başlıyorum”

Kulüp Üyesi 11. Sınıf Öğrencisi Yağmur Yavaşoğlu da kulüp çalışmalarını öğretmenleri ve gönüllü arkadaşları eşliğinde yürüttüklerini kaydetti.
Yavaşoğlu, bağış köşesindeki kutuya 1 lira atmayı alışkanlık haline getirdiğini belirterek, “Ailemden aldığım harçlığımın 1 lirasını bağış kutusuna atıyorum. Bu sayede 7 aileye ulaşıyoruz. Düzenli olarak para gönderebiliyoruz. Birbirimize yardım etmediğimiz sürece toplumda oluşan sorunları da görebileceğimizi düşünmüyorum. Herkes etrafını görebildiği sürece ortada bir sorun kalmayacaktır. İnsanlar birbirlerine el uzattığında her şeyin daha güzel olacağını umuyorum.” şeklinde konuştu.
İhtiyaç sahibi aileleri gördükten sonra harcamalarına daha dikkat ettiğini anlatan Yavaşoğlu, “Gereksiz aldığım ya da çöpe atacağım şeyler için vicdan azabı duymaya başlıyorum. Çünkü onu bulamayan insanlar o kadar çok ki. Kullanmayacağımız bir şeyi neden alıyoruz da onlara vermiyoruz. Tasarruf edersek hem daha tutumlu bireyler olarak yetişiriz hem de ihtiyaç sahibi insanlara yardım ederiz.” dedi.

 “Küçücük yardımlar büyük sevinçlere sebep oluyor”

Gönüllü öğrenci Nergis Buğse Altuner de harçlığını paylaşmanın mutluluğunu yaşadığını dile getirerek, şunları söyledi:
“Verirken hiç zorluk duymuyorum, hatta mutlu oluyorum. Çünkü küçücük bir yardımın çok büyük sevinçlere yol açtığını görüyorum. Küçük adımlar, büyük adımları oluşturuyor. İnsanların mutlu olduğunu gördükçe biz de mutlu oluyoruz. Sevgi evlerine gittiğimizde en önemli şeylerden biri de kendimi çaresiz hissettiğimde bana kol kanat geren bir ailemin olması. Ama onlar da bu imkanı göremeyince hem ailemin değerini daha iyi anladım hem de kendimdeki şansın farkına vardım. Onlar bizi bir abla, biz de onları kardeş olarak gördük. Onların yüzündeki mutluluğu görmek çok güzel.”