Ana Sayfa Yazarlar ODTÜ’ye karşı ayıplar devam ediyor…!

ODTÜ’ye karşı ayıplar devam ediyor…!

119
PAYLAŞ

Bugünkü yazımız, biraz daha fazla günümüz teknolojilerine dayanmaktadır.

İnternet ve internet teknolojilerini herkes kadar ben de takip ediyorum. Basında yayınlanan geçmiş haberlere ve bugünkü haberlere baktığımızda, ülkemiz internet sisteminin yabancı ülkelerden gelen saldırılarla karşı karşıya kaldığını görebiliyoruz.
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, söz konusu saldırıları topyekûn gerçekleştirebilecek bilgi ve donanıma sahip gençlerin bulunduğu ülkelerin sayısı çok fazla değil. Bunlar; Çin, Rusya, İsrail, ve biraz da gururla söyleyelim ki Türkiye’dir.
Ve bu saldırıların önemli bir çoğunluğu, çok sayıda talep karşısında sunucuların (örneğin Gazetesi internet sunucusu), cevap veremeyişlerine yani görevlerini yapamayışlarına (denial of service – DoS) dayanmaktadır.
Bu saldırıların çok sayıdaki sunuculara yapılmasına da ‘Çoklu Sunucuya Karşı Hizmet Verilmemesi Saldırısı (Distrubuted DoS) adı verilmektedir.
Bu saldırı şekli, çoğunlukla virüs bulaştırılarak esir haline getirilen (Zombi) yüz binlerce ev veya ofisteki bilgisayarların, bir başka ülkedeki sunucu bilgisayara eş zamanlı ve mümkün olduğunca çok sayıda istek göndermesi, sunucunun kapasitesinin aşılması sonucunda da hizmet veremez hale getirilmesi ilkesine dayanır.
Yeterli sayıda esir bilgisayar mevcut olduğunda ddos saldırılarını engellemenin bilinen bir yolu yoktur. On binlerce esir bilgisayardan sürekli olarak gelen istekler öncelikle yanıtlanmaya çalışılır ve bir süre sonra kapasite aşılarak sunucu devre dışı kalır.
Güvenlik duvarları bu saldırıları engellemek konusunda yetersizdir. Hangi isteğin saldırı, hangisinin gerçek olduğunu ayırt edemezler. Dolayısıyla her birimize ait internet adresi (IP) bazında engelleme yapmak mümkün değildir. Bu nedenle ticari kuruluşların çoğu, her gün yirmi dört saat anlayışı ile bilgisayar mühendisleri bulundurmaktadır.
Sanıyorum çoğunuz, geçen hafta ve bu hafta, internet hızınızda bir yavaşlamayı veya bir kesilmeye şahit oldunuz benim gibi.
Hava sahamızı ihlal eden bir Rus uçağının tarafımızdan düşürülmesinin ardından, bu olumsuzluklarla karşı karşıya kalmanız bir tesadüf değildir.
Zira her ülkede, vatanperver internet korsanlarının bir araya gelerek, kendilerine düşman gördükleri ülkelere karşı saldırılarda bulundukları da bilinmektedir.
Uluslararası ve yerel açıdan İnternet’i kullanan hemen her ülkede, bu tarz saldırılara karşı kendisini korumak amacıyla oturtulmuş kurumlar mevcuttur.
Bu satırların yazarı, daha 1999 yılından itibaren, devlet dairelerindeki ve ordudaki sunuculara karşı alınacak önlemler konusundaki toplantılara taraf olmuştur.
Bu kapsamda tarafımdan, ülkemizdeki yetenekli bilgisayarcıların, çok iyi maaşlarla göreve çağırılması ve ellerine en iyi bilgisayarların verilmesi çağrısındabulunulmuştur. Bu yapılan danışma toplantılarının ne sonuç verdiğini de gerçekten bilemiyorum.
Ülkemizdeki *.com.tr, *.tr alan adlarını dağıtmaya yetkili tek kurum Orta Doğu Teknik Üniversitesi’dir. Muhakkak ki anılan üniversitemizce uluslararası siber saldırılara karşı önlemler alınmaktadır.
ODTÜ’yü suçlamak en kolay yol görünse dahi, ülkemizde kurulu bulunan ve tüm vatandaşlarımızın internet faaliyetlerini iktidar adına gayet yakından izleyen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun () yerine hükümetten bazı yetkililerin bu güzide bilim kurumuna yüklenmeleri ve düşünsel açıdan dahi hiçbir katkıda bulunmamaları ayıp değil midir?

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam