O defterlere bile sahip çıkamadık!

0
21

Gazeteci Faruk Bildirici’nin “Anıtkabir-Racon-Zambak” kitabında belirttiğine göre, Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının ardından Etnografya Müzesi’nde açılan özel defterlerden bazıları ortada yok.

Bugün korunan defterlerden ilki 12 Kasım 1948’de açılmış.
Bildirici, o günden bugüne Atatürk’e saygı mesajları içeren tüm özel defterleri incelemiş ve ilginç bulduklarını yayınlamış.
Örneğin CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’nün bir mesajı şöyle:
“CHP olağanüstü kurultayı umumi heyetinin hep birlikte saygı duruşu. 25 Şubat 1954 Perşembe”
++
Aslında 27 Mayıs askeri darbesine kadar siyasilerin özel deftere yazdıkları mesajlar son derece sade.
27 Mayıs’tan sonra ise uzun mesajlar dönemi başlıyor.
Darbecilerin lideri Orgeneral Cemal Gürsel 3 Haziran 1960’da şunları yazmış:
“Büyük Atam, bizi tasvip ediyor izinde olduğumuzu kabul ediyorsanız bizim en büyük mükafatımız, gururumuz bu olacaktır. Sana sonsuz şükran ve minnet.”
++
Tansu Çiller başbakan iken özel defterde Ata’ya bakın nasıl seslenmiş:
“Ulu Önder Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 50’inci Hükümeti olarak huzurundayız. Çağdaş Türkiye özlemine cevap vermeye karalıyız. İlkelerinin sonuna kadar takipçisi olacağız.”
Bu mesajda ilginç olan Çiller’in neredeyse hiçbir sözcüğü doğru yazamayışı, akıl almaz imla hataları yapışı. “Önder”i onder, “Türkiye”yi Turkıye, “Cumhuriyet”i Cumhurıyet, “Hükümet”i hükümt, “çağdaş”ı çagdas olarak yazmış.
++
Refahyol Hükümeti’nde Başbakanlık yapan Necmettin Erbakan’ın özel deftere yazdıkları da ilginç:
“Aziz milletimizin eşsiz İstiklal Savaşı’nın Başkomutanı, Türkiye Çumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk.”
++
Demokrasi sorununu Anıtkabir özel defterine ilk yansıtan kişi ise CHP Genel Başkanlığı sırasında Bülent Ecevit olmuş:
“Halktan aldığı güçle bütün güçlükleri yenen Atatürk; kurucusu olduğun CHP, senin ülküne, senin çizdiğin yoldan, gene halkın gücüyle ve demokratik rejim içinde erişecektir.”
++
Anıtkabir özel defterinde 1971’de Türkiye güzeli seçilen Filiz Vural’ın şu satırları da dikkat çekiyor:
“Büyük Atam, manevi huzurunda en derin minnet ve şükran hislerimle eğiliyorum. Türk kadınına bahşettiğin haklar sayesinde Türk gücünden sonra Türk güzelliğini de bir kere daha bütün Avrupa’ya kabul ettirmiş olmaktan dolayı bütün Türk kızları adına içinden haykırmak geliyor: Ne mutlu Türküm diyene.”
1972’de Avrupa Boks Şampiyonu olan Cemal Kamacı’nın özel deftere yazıkları da şöyle:
“Büyük Atam, vazifesini yapmış bir Türk olarak huzuruna geldim.”
Türk Şoray da sinema emekçileri adına 1977’de Anıtkabir’i ziyaret etmiş ve özel deftere şunları yazmış:
“Sinemamızı, bize emanet ettiğin Cumhuriyetimize yaraşır, çağdaş bir düzeye getirmek için buradayız. Bizi engellemek isteyenlere karşı mücadele edeceğiz, senin ışığında başaracağız.”