Nisan enflasyonunu ayva belirler

0
78

Bizim vatandaşa bir haller oldu. Enflasyon, şubatta yüzde 10’u geçmiş, yıllık maaş ücret zamları iki ayda buharlaşmış, alım gücü düşmüş, masasından iki zeytin daha eksilmiş, umursamıyor, bu enflasyonun şımarık çocukları; meyve ve sebzelerin amansız fiyat şampiyonluğunu izliyor.

Vatandaş, Ocak ayında son 15 yıldır, her türlü krize, seçime, geçime, referanduma, rağmen sürekli zam şampiyonu yaptığı sivri biberi kendi iradesiyle “yeter” deyip kararlı bir tutumla alaşağı etmiş ve yerine kabağı getirilmişti.
Şubat ayında ise “bibere hayır, kabağa evet” “ akımına kapılan vatandaş; özellikle İstanbul halkı “bu da kabak da kabak tadı verdi” deyip tercihini aynı sülâleden gelen kabağın kuzeni nam-ı meşhur hıyardan, yani salatalıktan yana kullandı. Salatalık İstanbul’da birinciliği ele geçirdi ama Türkiye genelinde zam şampiyonluğunu meyve kolundan mandalinaya kaptırdı.
Ocak, Şubat yaşandı, bitti. Şimdi vatandaşın Mart ve Nisan aylarında hangi sebze meyveye yöneleceği merak ediliyor. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Mart ayında “çağla bademe” dikkat çekiyorlar. Bu kuruluşların, “öncü çağla bademlerin bugün yarın meydanlara, promosyonlu olarak kilosu 300 lira taban fiyattan giriş yapacakları” uyarısına karşı önlem alınıyor.
Açıklanacak “müjdeli habere” göre, çağla bademin yolunu bekleyen hamilelere, mağdur olmasınlar diye, kiloda yüzde 50 fiyat desteği verilecekmiş. Bir kilo badem alan hamileler doğruca SGK’ya gidip fişini gösterirse, fiyat farkı “adem badem varlık destekleme fonundan” anında ödenecekmiş. Ancak bademlerin koyulacağı kese kâğıtlarının kahverengi değil, beyaz renkte olması şartı aranacakmış.
Nisan ayında ise tüm gözler, mevsim sonu ayva fiyatlarında olacak. Ayvanın geçmişte başta 2011 Mart olmak üzere değişik aylardaki yüksek fiyat performansını hatırlatan uzmanlar, bu yıl da sürpriz bekliyorlar. Uzmanlara göre, ayva fiyatları, “yıllarca ayvayı yedik, yemeye doymuyoruz” diyenlerle, “ayva yemeyen bizden değildir, bu defa da ayva yedirtmeden bırakmayız” diyen gruplar ve bunlar arasında sıkışıp “yesek mi yemesek mi” diye düşünen kararsız gruplarca belirlenecekmiş.
Anketçiler, söz konusu arada kalanların çoğunluğunun “bu defa da ayva yemeyelim, fiyatı düşsün” görüşünde olduklarını tespit etmişler. Buna karşın “memlekette ayva yemeyen kalmasın” diye teşvik, indirim ve kredili alım kolaylığı getirilecekmiş.
Öte yandan Nisan ayı enflasyonunda çeşni olsun diye Haziran ayında Zonguldak dolaylarında yetişen meşhur Osmanlı çileği üretiminin Mart ayına çekilmesi ve adının OHAL kararnamesiyle “2. Abdülhamit Han çileği” olarak değiştirilmesi yönünde çalışmalar olduğu söyleniyor. Bu isim değişikliği için İstanbul Yıldız Sarayı’nda büyük çoğunluğunun Katar’dan geleceklerin katılımıyla törenler yapılacakmış. Törenlerde Saray bahçesine çilek ekiminin yanı sıra “2. Abdülhamit Han çileğinin dünü, bugünü yarını ve TV dizileri arasındaki yeri” konulu panel de düzenlenecekmiş. Panele davet edilen kaçıncı kuşaktan hangi padişahın dedesi olduğunu kendisinin de bilmediği bir mirasçı torunun “çileği Anadolu’ya padişah dedem getirdi. Madem adı Osmanlı çileği, hak bizimdir, 1923 yılından buyana üretim yapılan tüm çilek tarlaları ve gelirleri tez bize verile” demesi bekleniyor.
Çift rakamlı enflasyon vatana, millete hayırlara vesile olsun.

Paylaş
Önceki İçerikBir çağrı!
Sonraki İçerikCumhuriyet Gazetesi’nin önünde silah sesleri!
İsmet Hazardağlı

1984 yılında çalışmaya başladığı gazetecilik mesleğinde, çeşitli haber ajansları, dergiler, gazeteler ve televizyon kanallarında muhabir ve üst düzey yönetici olarak görev yaptı. Sonsöz’de ekonomi yazıları ile sizlerle!