Ana Sayfa Yazarlar “Nihai kararı milletimiz verecek” mesajını nasıl anlamalıyız?

“Nihai kararı milletimiz verecek” mesajını nasıl anlamalıyız?

154
PAYLAŞ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 77’nci yıldönümü nedeniyle yaptığı konuşmayı dinlediğimde Başkanlık sistemi sinyali aldım.
Başkanlık sistemi üzerindeki arzusunu bildiğimiz Cumhurbaşkanı Erdoğan, rejim konusunda endişe etmeyiniz mesajı verirken, Başkanlık vurgusu yapmadan, Türkiye’nin Başkanlık konusunda” halk referandumuna gitme” mesajını üstü kapalı olarak verdi.
Cumhurbaşkanı özellikle de Haziran ayında yapılan seçimin dışında girdiği her seçimden zafer ile çıktığı için yüzde 50’nin üzerindeki seçmenine de güvenerek, ”Bu ülkenin siyasetçileri, yöneticileri olarak bizler üzerimize düşeni yapalım. Nihai kararı milletimize bırakalım” vurgusuyla da Başkanlığın cepte keklik olduğu izlenimini verdi.
“Rejim değişmeyecek, ancak Başkanlık sistemine geçeceğiz” algısı oluşturan Cumhurbaşkanı, Anayasa da bir şekilde operasyon yaptırarak, Türkiye’de Başkanlık sisteminin yolunu açmak için elinde geleni yapacağının mesajını verdi. Hem de 10 Kasım gibi anlamlı bir günde.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında diğer bir önemli vurgusu da, ”Türkiye Cumhuriyeti, 92 yıllık tarihinin en büyük başarılarını son 13 yılda hayata geçirmiştir. Peki, bu dönemde cumhuriyetimiz en küçük bir kayıp yaşadı mı? Bunu birileri bize ispatlasın, görelim. Öyleyse artık rejim endişelerini gündemimizden çıkarmalıyız” sözleri idi.
İnsanın “şimdiye kadar aklın neredeydi?” diye soracağı geliyor.
Şimdiye kadar 10 Kasım’da Anıtkabirde yapılacak törenlere katılmamak için kaçan kimdi?
Yurtdışı gezilerini bugüne denk getiren ben miydim?
Düne kadar Gazi Mustafa Kemal derken, Atatürk’ü anmak istemeyen ben miydim?
Diye sormadan geçemeyeceğim.
AK Parti ve Erdoğan, algısı 13 yılda laik ve Cumhuriyet aşığı insanlarda korku ve endişe yaydığı için 7’den 70’e insanlar adeta koşarcasına Anıtkabir’e gider oldu.
SEÇİM BAŞKA BAŞKANLIK BAŞTA
1 Kasım seçimlerinde yüzde 49,5’u gören Cumhurbaşkanı, yine Başkanlık seçimleri için bir halk referandumuna giderek, bir şans daha deneyecek gibi gözüküyor.
7 Haziran seçiminde Başkanlık özlemini öne çıkararak giden Recep Tayyip Erdoğan, dersini tam almamışa benziyor. Yine Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük eserim dediği ’in omurgası olan parlamenter rejimini askıya alıp, tek adamlı bir rejimi devreye sokmanın bedelinin çok ağır olacağı tahmin edemiyor.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kırmızı çizgilerinden biri olan parlamenter çoğulcu rejimin, tekrar tek kişiye teslim edilmesinin ne anlamına geleceğini Türkiye’de herkes çok iyi biliyor. Türkiye’de büyük acılar yaşanarak 1923’de kapanan, sayfanın tekrar açılmasını kimse istemiyor.
TEK ADAM OLMASINA RAĞMEN İSTEMEDİ
Düşünün bir ülke tekrar küllerden oluşuyor. Bu oluşmada Başkomutan olarak anılan Mustafa Kemal, Atatürk unvanına layık görülerek, ülkesinin başına geliyor. O dönemde ülkenin tek adamı, bütün koşullar uygun da olmasına rağmen, tek adamlı bir rejimi dayatmıyor. Yıllar geçiyor, Cumhuriyet 92 yaşına giriyor. Demokrasi tam yerleşmemesine rağmen parlamenter rejimi rafa kaldıralım, diyen bir parti ve lideri Osmanlı özlemini açıkça ortaya koyuyor.
Oluşturulan algı operasyonları sonucunda bütün dünyanın tepkisi ile karşı karşıya kalan Erdoğan’ın, Türk kamuoyuna “rejimden kaygınız olmasın” mesajı bence bir takiye.
Başkanlık özlemi, “dün başka, bugün başka” konuşturuyor insanı.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam