Ana Sayfa Güncel Nezaket, siyasetin ayrılmaz parçasıdır!

Nezaket, siyasetin ayrılmaz parçasıdır!

77
PAYLAŞ

Rakiplerine küfür ve hakaret etmek siyasette başarının ölçüsü olsaydı Tophaneli Osman, Eyüplü Cemal, Hacettepeli Yakup, Yenidoğanlı Mustafa, Kadırgalı Rıza, Arnavut Şaban, Sarı İrfan, Boz Bekir, Altındiş Kamil, Tatar Yusuf gibi isimler bugün siyaset dünyamızın yıldızları olurdu.

Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, partisinin kurultayında Cumhurbaşkanı Erdoğan için “Diktatör bozuntusu” dedi, hatta daha da ileri gitti, namus ve şerefle ilgili suçlamalar yaptı.
Tam artık “Herhalde burada kalır, daha ileri gitmez” derken bu defa CHP’nin Meclis Grubu toplantısında, ağır sözlerini sürdürdü, “Cumhurbaşkanlığı makamı delidir ne yapsa yeridir makamı değildir… Diktatörlerin birinci özelliği dünyanın her tarafında hırsız olmalarıdır. İkinci özellikleri kamu kaynaklarını kendi cüzdanı gibi görürler” diye konuştu.
++
Bu ifadeleri eleştiri olarak kabul etmek mümkün değildir, Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı’na alenen hakarette bulunmuş, dahası küfretmiştir.
Siyaset her halükarda nezaketle yapılmalıdır oysa.
Kılıçdaroğlu, İsmet İnönü’den Bülent Ecevit’e, Altan Öymen’den Deniz Baykal’a partisinin eski genel başkanlarının üsluplarını incelemeli, onları örnek almaya çalışmalıdır.
Öyle anlaşılıyor ki Kurultay’da Parti Meclisi’ne istediği kişileri seçtiremeyen ve partide ağırlığını yitiren Kılıçdaroğlu, Siyasi rakiplerine ağır sözlerle yüklenerek ayakta kalmanın yolunu aramaktadır.
Bunun doğru bir tavır olduğunu söylemek mümkün değildir.
++
Ak Parti sözcülerinin yukarıdaki sözleri yanıtlarken, “Edepsizlik, ahlaksızlık, terbiyesizlik” gibi ifadeler kullanmaları da Kılıçdaroğlu’nun üslubu kadar yanlıştır.
Türkiye’de insanların birbirine saygı göstermeleri isteniyorsa yapılması gereken ilk şey siyasetçilerin eleştirilerini nezaket sınırları içinde yapmaları küfür ve hakaretten medet ummamalarıdır.
Sade vatandaşların rol modelleri siyasetçilerdir çünkü.
Meydanlarda ve Meclis kürsüsünde birbirlerine hakaret yağdıran, küfreden siyasetçiler olduğu müddetçe Türkiye’ye kalıcı bir barışın ve doğru düzgün bir demokrasinin gelmesi hayaldir.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam