Eski Ankaralılar anımsayacaktır. Kapanan Akün sineması, 70’li yıllarda bu filmi gösterirken bilet alıp filmi seyreden herkese hayat sigortası yapmıştı. Dünya genelinde ise seyredenlerden 32 kişinin kalp krizinden öldüğü rivayet edilir. Dairo Argento’nun 1977 yapımı çekildiği zaman, o güne değin görülmüş en kanlı thriller olarak tarihe geçmiş Suspiria filmi, 40. yılı şerefine 35 mm negatifinden restore edilmiş haliyle gösterime girdi. 1940 doğumlu İtalyan yönetmen Dario Argento korku filmi türünün önde gelen temsilcilerinden biri ve İtalyan gore (vahşet, kanlı irinli..) tarzının giallo’nun (öncülüğünü yaptığı türün adı olmasının yanı sıra 2009’da çektiği son filmine isim de olmuştur) yaratıcılarındandır.

Dairo Argento modern cadılık üzerine çekilen bu ilk korku-gerilim filminde ışığı çok iyi kullanmış. Renk, ışık ve dekorlar bir bütünlük teşkil ederek süper bir atmosfer oluşturmuş. Filmde hakim olan kırmızı rengin kullanımı çok güzel ve estetik olsa da diğer renklerin ve ışığın kullanımı gayet alelade. Esas üzerinde durulması gereken müzik ve sahne uyumudur. Konusu çok sade; Amerikalı genç bale öğrencisi Suzy, dünyaca ünlü özel bir bale okulunda öğrenim görmek için Almanya’daki Kara Ormanlar bölgesine gelir.Garip bir yer olan okula başladıktan bir süre sonra Susy’nin arkadaşı olan öğrencilerden biri, korkunç bir şekilde öldürülür…. Şairane cinayet sahneleri ve filmlerini iki kat değerli kılan müzikleriyle dikkati çeken Suspiria deyim yerindeyse estetik bir korku filmi. Lafı gevelemede söyleyeyim; O zamanda korkmamıştım kırk sene sonra ürpermedim dahi. Peki neden bu duygusuzlaşma peki? Yaşadıklarımız, savaşlar, sokak vahşeti, aksiyon filmlerinin kanlı sahneleri bizi aldı götürdü bizden .Kırk yıl önce sokağın köşesine asılmış pankartın altına bağlı kağıt torbanın bombalı olup olmadığı günlük korkumuz olurken Akün sinemasında ki kurgulanmış sözümona korku filmiyle telaşlanmak devrimci kimliğimizle bağdaşmazdı sanırım. Bugünün kurgulanmış fantastik korku sinema ve tv filmleri gerçeklerin yanında devede kulak kalıyor. Derinden derine “yoksa ülkeyi maceraya mı atacaklar?” korkusunu yaşarken pastel Suspiria kılını kıpırdatmaz insanın. ”Korku filmi gibi!!”artık saat başı gördüğümüz “hapening”ler için kullanılan bir deyim dilimizde.
Bu sefer bol yıldızlı


Şimdi yenisini zengin bir oyuncu kadrosuyla çekiyorlar. Türe bir şans daha verelim. Yakında seyrederiz ve korku eşiğimizin hangi noktaya geldiğini görürüz. İlginç olan ise ‘Suspiria 2018’nin yeniden çevrimi hakkında hiçbir şekilde Dario Argento’ya danışılmaması. Argento, stüdyo kendisini ararsa onlara ne söyleyeceği sorusuna ise şu cevabı verdi: “Senaryo ve mekanlar ile ilgili tavsiyelerde bulunabilirim. Ben filmi yaparken mekanlarla ilgili bayağı araştırma yapmıştım. Yeniden çevrimin Avrupa’da yapılacağını duyduğumda faydalı önerilerde bulunabileceğimi düşünmüştüm. Ancak dürüst olmak gerekirse yeniden çevrimin daha iyi olmayacağını düşünüyorum.” Argento’nun pek de umutlu görünmediği ‘Suspiria’nın nasıl olacağı merak konusu. Filmin çekimleri İtalya ve Macaristan’da başladı. Testere’lere filan benzemeyen sürrealist pastel bir film daha iyi olur.

PAYLAŞ
Önceki İçerikCinsel içerikli kartvizitler yeniden hortladı
Sonraki İçerikMücadele
Ünal Özüak
Tasarım,uygulama ve ita aşamasında Mimarlık yapmis teknokrat. Emlak Konut kurucu genel müdürü. Spor dünyasında milli takım antrenörlüğü dahil üst FIBA lisanslı koç. Yarım asırlık basketbol adamı ve otuzbeş yıllık köşe yazarı.