Ana Sayfa Yazarlar Ne kayyum, ne hakaret AK Parti’den ayrıştırmıyor

Ne kayyum, ne hakaret AK Parti’den ayrıştırmıyor

120
PAYLAŞ

İnanın, Türk seçmeni insanı şoka sokuyor. Bir ülke tek adam ile yönetiliyor. Başbakanı için, “Erdoğan’ın sözcüsü” benzetmesi yapılıyor. Seçime bir hafta kala iktidar karşıtı bir şirkete ve medya kuruluşuna el konuluyor. Bu el konulma sırasında Kayyum diye atadıkları kişinin ağzından çıkan sözler, bir diktatör ülkede mi? yaşıyoruz diye korkutuyor.
Aynı zamanda sıcağı, sıcağına seçime gidiliyor. Seçmenin yüzde 49’u o partiyi tekrar iktidara taşıyor. O zaman insan düşünüyor, nedir bunun hikmeti diye. Neden bu insanlar, demokratik ülkelerde olmayan bu davranışlar karşısında, 4’ncü kez Parti diyor. Bunu kendime göre incelediğimde insanlara muhalefet partileri alternatif olarak güven vermiyor. Türk insanı değer olarak ekonomik koşulları öncelikle öne alıyor. Onlar için tek önemli olan şey ekmek parası, aile ekonomisinin bozulmaması. O nedenle de at değiştirmek gibi bir riske kendisini sokmak istemiyor. Haziran seçimlerinde öyle bir oyun oynadı. Ekonomideki bir dalgalanma onları hemen savurdu. Kasım seçimlerine de bu bilinçle giderek, ’’Boş ver, düzenimi bozmayayım, çoluğum, çocuğumun kaderinle oynamayayım’’ dedi.
TÜRKİYE GİTTİKÇE AVRUPA’DAN VE DEĞERLERİNDEN UZAKLAŞIYOR
Bir de olayın bana göre perde arkası var. Düşünün 13 yıldır iktidarı elinde bulunduran bir parti. Cebi dolu, yandaşlarına kol, kanat giriyor. Herkes bir şekilde büyük bir holdinge aitmiş gibi seçimlerde çalışıyor. Sonuçta bu taşın altına elini koyan her AK Partili bir seçim kaybederse, bu nemalanmaya son verecek. O nedenle canla, başla seçimlerde çalışıyorlar.
Öteki partiler seçim binalarındaki çalışmalarını mesai bitimiyle tamamlarken, AK Partililer sabaha kadar sahada çalışıyor. Tam bir arı benzetmesi yapabilirim. Böyle bir iktidar hikâyesi zaten bir partiyi dorukta tutmaya yeter. , , HDP’de böyle ne kaynak, ne de böyle bir motivasyon var. Onlar bu gidişatla kaybolmazlar. Ancak AK Partinin varlığı büyük bir holding dinamizminde devam eder. Ta ki, tek adam Recep ’ın siyasetten çıkana kadar.
Peki, AK Parti içeride böyle bir strateji ve ruh hali ile yoluna devam ederken, bir batılı ve Avrupalı bir Türkiye yolunda ne yapar. Hiçbir şey. Avrupalı çıkarcıdır. Türkiye 75 milyon nüfusu elinde bulundurduğu için o pazarı kaybetmek istemez. Arkasını sıvazlar, ancak sana diğer Avrupalı ülkeler gibi aynı değeri vermez. Hep kümede oynarsın. AK Parti de tabanının sesine kulak verir. İslamcı bir ülke olma yolun doludizgin yoluna devam eder. Türkiye 1923 Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti ilkeleri ve ideallerinde her geçen gün uzaklaşıyor. Türk milleti de daha çok ekonomilerinin bozulmaması için bu gidişata maalesef çanak tutuyor.
DEMOKRASİ SANDIKTA VAR
Türkiye’deki demokrasi anlayışı, her 4 yılda bir sandıkta hatırlanıyor ve yaşama geçiriliyor. Seçimden sonra bu demokratik değerler askıya alınıyor. Genelde CHP seçmeni en fazla 2 çocukludur. Cumhurbaşkanı ve AK Partinin doğal lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın bir söylemi vardır. Çok çocuklu bir aile. Çünkü işin içinde seçim vardır. Zaten Kürt nüfus çocuk yapmada liderler. AK ve MHP’liler de çok çocuklu aile yapısına sıcak bakarlar. CHP burada yalnız kalıyor. Yıllar geçtikçe CHP’nin Türkiye haritasında kıyılara sıkıştığını görüyoruz. Zaten oraları kemik oyların olduğu ve daha çok batılı düşünceli insanların yaşadığı yerlerdir. O nedenle demokrasi sandık denkleminde bu formül gerçekçi bir formüldür. CHP seçmeninin karakteri değişmeyeceği için de şansı her 4 yılda bir yapılacak seçimlerde azalıyor ve iktidar olmaktan kopuyor.
BİR CEM UZAN ÇIKARAMADILAR
Tabii ki bir de en büyük sorun. Lider sorunu. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Lideri Devlet Bahçeli yapacaklarını yaptılar. Onlar seçmeni ancak bu kadar ateşliyorlar. Bir Genç Parti’yi ve lideri Cem Uzan vardı. İlk girdiği seçimde yüzde 7 alabildiyse bir partinin neler yapabileceğini bize gösterdi. O zaman az ya da çok çocuk yaptın gibi riskleri de yok ediyor. İsveç’ten Türkiye’ye geldiğimde bindiğim taksi şoförü Ökkeş abinin sözlerini yine hatırladım, ’’Tayyip Erdoğan’ın hakkında ancak Cem Uzan gibi bir lider gelir. Bunların hepsi fasa fiso’’ demişti haklıda olabilir. Ne dersiniz?

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam