İnsanoğlu ağlayarak doğmuş,gülerek yaşamış,yaşamı boyunca duyguları ,sözleri eylemleri ve düiünceleri ile dikkatleri üzerinde toplamıştır.Öykülere sığmaz.Her insan farklı bir romandır. Irkına,rengine, inancına ve nereli olduğuna bakılmakksızın herkes insandır.

Hayatın ağır koşulları ile mücadele eden insan,dinlenmek, eğlenmek ve gülmek gereksiniimi duymuştur.İnsanları eğlendirmek ve güldürmek en güç bir sanattır.Özel yetenekler ister.
Ülkemizin yetiştirdiği en büyük halk bilgesi , bütün dünyada ferklı adlarla anılsa da ,asırlardır dünya halkının bilgesi olarak insanları güldürmeye ve düşünndürmeye devam etmektedir. Her zaman dillerde ve gönüllerde yaşatılmaktadır.
Halk bilgeleri, düşlerini , düşüncelerini,söylemlerini ve fikirlerini halktan almaktalar. Akademik bilginler, filozoflar ve âlimler ise deneyleri ve gözlemleri ile sonuçlara varmaktalar.

1992 yılında “Tarihi İpek Yolu Araştırmaları” kapsamında gittiğim Halk Cumhuriyeti’nde çok sayıda yazılı kaynağa ulaşma olanağı buldum. Bu yazılı eserleri ve belgeleri tarih ve kültür araştırmacısı olarak Türkiye’ye kazandırmanın gururunu ve mutluluğunu hep duymaktayım.
ÇHC Sinxiang-Sincan Uygur Özerk(otonom) Bölgesinde merkez Urumçi başta olamak üzere tarihi Turfan kenti ve çevresinde ve Bin Buda mağaraları, tapınakları ve antik kalıntıları olan diğer bölgelerde yirmi gün süreyle , KB kameramanı ve araştırmacısı İrfan Saatçi ile birlikte kültür değerlerini taradık,araştırdık ve kaydettik.
Bu değerli kültür kaynakları arasında ÇHC tarafından ingilizce olarak çıkarılmış “EFENDİ” isimli eseri alarak ülkemize getirdim. Bu eser, Çin’de Nasrettin Hoca ile ilgili bilgileri ve fıkraları içermekte. Fıkralardan birkaç örnek vererek Çin’de ” NASRETTİN EFENDİ” olarak anılan ve tanınan , güldüren ve düşündüren halk bilgesi Nasrettin Hoca , Doğu ve Orta Asya’da, Kafkaslarda, Balkanlarda, Orta Doğuda ve Anadolu’da asırlardır yaygın bir şekilde dillerde, gönüllerde ve eserlerde yer edinen ” EFENDİ “yi birkez daha selamlamak istiyorum.

Sürekli halk içinde yaşayan ve halkın kaygılarına, kuşkularına ve sorularına karşılık vererek onları öykülerle,atasözleri , deyimler ve öğütlerle eğitmeye çalışan EFENDİ fıkralarında şöyle diyor:
– Vatandaş : Efendi, sen her şeyi bilen bir bilgesin . Şeytanı da tanıdığın ve onunla aranın çok iyi olduğu söyleniyor. Şeytan kimdir, ne işler yapar, nasıldır, eli yüzü şekli nasıldır ?
-Efendi : Aynada kendine bak, şeytanın nasıl olduğunu görürsün!…
Birgün Efendi’nin kilimden yapılmış işlemeli heybesi kaybolur.Efendi komşularına haber veririr:
-Efendi : Ey komşular ! Benim kilimden yaptığım süslü heybem çalındı.Gören, duyan varsa söylesin.Heybem bulunmaz ise bende komşunun kilimini alacağım ve keserek heybe yapacağım…
Akşam üzeri eve dönen Hoca Efendi, üzerinde özel süslemesi, nadide inci- bocuk işlemesi olan kilimden yapılmış heybesini kapı giirişinde bulur… Kendi kendine şöyle seslenir:
– Bir şeyin kayıp olduğu zaman en yakınına bak!
Birgün sabah kalkan Efendi sokkağa çıkakr ve çevredeki insanlarla sohbete dalar:
-Vatandaş : Efendi ,şu insanlar bak sabah sabah kalkıyorlar ve dört bir yana dağılıp gidiyorlar;hepsi bir tarafa gitse , belki birbirlerine lazım olur ve yardımlaşırlar,hepsi bir yöne gitse daha iyi olmaz mı ?
– Efendi : Bütün insanların hepsi bir yöne, tek tarafa giderse dünyanın dengesi bozulur!…
Dünya bilgesi Nasrettin Hoca Çin’de Maçin’de de olsa, anlayanlara ders vermeye devam etmekte.Hayat ve dünya bilgisi halk bilgelerinin sözlerinde gizlidir.”Anlayana sivri sinek saz.”