“Nasıl geldik buraya” diye merak edenlere!

0
70

Her şey, Büyük Ortadoğu Projesi’yle başladı…

Ama bizim kısaca BOP denilen bu bombadan haberimiz olmadı hemen…

Projenin yaratıcıları bizi uyarmayı unuttukları için değil, Türkiye’de “bu projenin önemli bir taşı olduğu için, özellikle gizli tutulması gerektiği için” bilmiyorduk…

O günlerde Ecevit’in başbakanlığında bir koalisyon hükümeti vardı çünkü… BOP’un yaratıcısı ABD ise projenin hayata geçirilmesi için, “ondan mutlaka kurtulmak gerektiğini bilecek kadar” iyi tarıyordu Ecevit’i…

Zaten projenin gereği olarak; İslamî özellikleri olan bir Hükümet gerekliydi…

Ecevit’in “koalisyon ortağı bir partinin lideri tarafından” nasıl sıkıştırıldığını, nasıl bir erken seçime zorlandığını hepiniz biliyoruz…

…Ve bunun mimarı olan lideri olduğu partinin, sonunda baraj alında kalıp, bir dönem devre dışı kaldığını da…

BOP’un yaratıcılarının amacı, Türkiye’nin dış müdahalelere açık bir hükümet tarafından yönetilmesini sağlamaktı… Bunun için, önemli yerlerdekilerin siyasi ve diplomatik tecrübelerinin olmaması gerekiyordu… Buna ilave olarak, ülkenin kuruluşundan beri ilke haline gelmiş “Ortadoğu’dan uzak durmak” prensibinin de, terk edilmesi şarttı… Türkiye’nin gözü “eski Osmanlı topraklanın yeniden sahibi olmak” hevesi ile boyanacaktı…

İlk başlarda her şey yolunda gitti BOP’un planlayıcıları açısından…

Sonra adı Arap Baharı olan bir proje daha girdi devreye ve durum birden karışıverdi… Tunus ve Libya’da olanlar, Türkiye’nin “ortam Bakanlar Kurulu Toplantısı yapacak kadar yakınlaştığı” Suriye Lideri Esad’ın uyanmasına neden oldu…

…Ve “Kardeşim Esad” bir anda “Eset” oluverdi…

Mısır’daki darbe ise Türkiye’nin ABD’ye tepkilerine neden oldu…

Bu BOP planlayıcısının hiç işine gelmemişti tabii… O Türkiye’de “ılımlı İslamî bir hükümet istemişti… Ama bir anda kendini “mezhepçi ve giderek radikalleşen bir hükümetle karşı karşıya bulmuştu…

Kısacası bu beklenmedik durum “eski Osmanlı topraklarını tekrar ele geçirmek” hevesi gözleri körleştirmiş, ya da “arkaya gizlenmiş asıl güç olan radikal dinciler” baskın çıkmıştı…

Derhal acil durum ilan edildi ve buna uygun çalışmalar devreye sokuldu… Önce Osmanlı hayallerinin sıkı destekçisi Başbakan devre dışına çıkarıldı, ama pek işe yaramadı bu… Sonra darbe teşebbüsü geldi ama hiç beklenmedik bir şekilde, bir da Türkiye’deki iktidarın işine yaradı ve tek adam iktidarı oluştu…

Şimdi sıra son saldırıya gelmiş durumda… Kafaları meşgul eden Zarrab davasının temelinde bunun olduğunu görmeliyiz… Her türlü saldırıya hazır olalım…

Ve geleceğimizin, onlara emanet edeceğimiz bugünün geçlerini yetiştiren elleri öpülesi öğretmenler olduğunu hiç unutmayalım…

24 Kasım Öğretmenler Günü’nüz kutlu olsun..!