Nal sesleri piyasaları şahlandırdı

0
63

Demişlerdi ama memleketin yarısı inanmamıştı. Bu çift başlı yönetim her şeyin önünde engelmiş. Üsküdar’ı geçen atlı süvariler piyasaları şahlandırdı. Hem de öyle böyle değil. Daha Ankara’ya varmadan doludizgin nalların sesleri bile yetti.

“Borsa İstanbul’da hisse senetleri kapış kapış el değiştiriyor. Ya hain terörist, fitne başı dolar? Yerle bir oldu. İhracat, üretim, kapasite kullanım aldı başını gidiyor. Konut, otomobil satışları tavan yaptı. Bankalar kredi taleplerini karşılayamıyorlar. Hele YSK bir kesin sonuçları açıklasın bu piyasaları, ekonomiyi tutabilene aşkolsun. Üstelik daha şöyle etkin, kalıcı bir iki yapısal reform filan da yapılsın sen asıl o zaman gör. Yeni anayasal sistemle Türkiye istikrar kazandı, basalım paraları Türkiye’ye diyen yabancı yatırımcıların Türkiye güvenidir bu” diyorlar.

Ne zaman oldu bunlar? Bir hafta içinde. Böyle olacağını bilseydik, yıllar öncesinden geçerdik bu tek adam düzenine. Memleket zaman kaybetmiş.
Ne oldu peki? “Efendim, referandumla erken seçim ihtimalinin ortadan kalktı. Başka? “Türkiye’nin geleceği parlak”. Başka? “Daha ne olsun arkadaş, atlı süvarinin nal sesleri bunlar. Bu nalları bereketi uğuru kaçmasın diye bir yerlere çakmalı”.

Peki arkadaş, vergi toplayamadığın için hazırlanan “yapılandırmanın yapılandırması” yasası ne iş? Anlı şanlı reklamlı iki milyon kişiye iş kampanyası da referandumla sanki sona erdi, dört milyon işsiz halen kapı kapı dolaşıyor. Enflasyonun gelecek yıl bu zamanlarda tek haneye düşerse iyi diyenler de ortalıktan kayboldu. Ya pahalı krediler? Kredi kuyruğundaki KOBİ’ler? Merkez’in yan pencere tencere faizleri? Özel sektörün dış borçları? Kuru bakliyat, kırmız biber ithalâtı? İktidar partisi içinde de karışıklık varmış. Avrupa Birliği bize ters göze bakıyor, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türkiye’ye yönelik bir sürü sert kararlar alacakmış, üyeliğin dondurulması gündemdeymiş?

Yine cevap hazır:
“Alınan önlemler sonuç verdi. Hamdolsun, tüm negatif artışlar pozitif yöne döndü. Şu yaz bir geçsin, tarla domatesi çıksın, gerisi kolay. AB ilişkilerine gelince: Seni sevmem sensiz olmam politikaları bunlar. Bazen olur böyle itiş kakış. Oralarda seçimler var, bizi konuşuyorlar. Seçimleri bitsin, düzelir her şey. Dikkate alma. Unut gitsin. Bak İMF bile büyüme tahmin rakamlarını değiştirdi. Buna ılımlı bahar iyimserliği diyorlar. Amerikalı yatırımcılar nereye yatırım yapalım diye soruyorlar. İktidar partisinde yeni düzene geçiş sancıları olacaktır. İç tartışmalar, bakan değişiklikleri doğal karşılanmalı. Bırakın bu eski Türkiye alışkanlıklarını. CHP karıştırıyor ortalığı. Borsa artıyor, dolar düşüyor daha ne istiyorsun?”

Evet, daha ne isteyebiliriz ki? Sanki cebimize bir şey giriyor da laf edelim. Sadece böyle anî borsa artışlarından sonra kar amaçlı satışlarla büyük sermaye kaçışlarını çok gördük deriz.
Şimdi sürekli cilâlanan, maskelenen, şişirilen, abartılan, dopingle beslenen ekonomi daha ne kadar gider diye soralım. Soruyu da milli iradenin seçtiği bakanlara şöyle yapın böyle yapın diye her gün ayar veren atanmış yüksek unvanlı baş danışmanların kucağına bırakalım.