Peş peşe gelen olaylar insanı “n’oluyoruz” diye düşünmeye itiyor…

Şortlu kıza otobüste tekme atan adamın yarattığı olay, kısa zamanda benzeriyle süslenmişti…

Bu olayların erkek kahramanlarının sorunlu kişiler olduğunu düşünüp, kendimizi avutmaya çalışıyorduk…

İstanbul Maçka Parka’da meydana gelen son rezalet, bu çabaları boşa çıkardı… Çünkü kıyafetlerini uygun görmeyip, iki genç kızı parktan atanlar; güvenlik görevlileri… Maaşlarını Belediye veriyor…

Bu güvenlik görevlileri, gerekçe olarak “bu kıyafette parkta dolaşamazsın, göğüslerini açamazsın” gibi söylemlerle gerçekleştiriyorlar eylemlerini…

Daha kendimizi toplayamadan, Siverek de bir meczup çıktı ortaya ve “Dinimizde putperestliğe yer yoktur’ diye bağırarak Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Atatürk heykeline elindeki tahra ile saldırdı…

Saldırgan polisteki ifadesinde “pişman olmağını, saldırı emrini gördüğü bir rüyada aldığını ve Cumhurbaşkanı’nda rüyasında Peygamberi görüp, aynı emri aldığını” söyledi…

Zaten kafalarımız “çocuklara cihat mı, matematik mi öğretelim” sorunu ile meşguldü… Bu saldırı girişimi, büsbütün karıştırdı ortalığı…

Tabii bir de Milli Eğitim Bakanlığı ile Ensar Vakfı arasındaki anlaşma vardı bu arada… Ayrıntıları tam bilemediğimiz için, endişe kurdunun içimizi kemirdiği hissediyorduk…

Müftülere nikâh yetkisi verilmesi ne rahatsız etmişti bizi… Bereket Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ “Bu laikliğe aykırı değil, tam tersi laikliğin ruhuna uygun bir şeydir(!)” diyerek, yüreğimize su serpti…

En çok içimizi rahatlatan şey ise muhalefet partisi(!) MHP’nin Hükümet’in her yaptığına destek vermesi oluyordu…

Şimdi gözümüz, ilk seçimlere dikilmeli…

Son İç Tüzük değişikliğiyle süper işlevsel(!) hele getirilen Parlamento’muzu belirleyecek o seçimler… Yine bizi kıskanan, yaptıklarını sabote etmek isteyen Batılılar olacak tabii… Ama biz Dünya Lideri(!) olduğumuzu kanıtlayıp, tüm çabalara yanıt vermiş olacağız…

Geriye tek bir sorun kalıyor… O da, hangi konuda Lider Ülke olacağımıza karar vermek…!