Ana Sayfa Yaşam Müştereklerimizi yeniden keşfedelim

Müştereklerimizi yeniden keşfedelim

25
PAYLAŞ
REKLAMCILAR DERNEGI’NIN KREATIF ESDUSTRININ TURKIYE’DEKI GELISIMINI DESTEKLEMEK MISYONUYLA DUZENLEDIGI KRISTAL ELMA FESTIVALI BUGUN BASLADI. FESTIVAL KAPSAMINDA DUZENLENEN OTURUMDA DOGAN HOLDING YONETIM KURULU BASKANI BEGUMHAN DOGAN FARALYALI ‘ORTAK DEGERLERIMIZ’ BASLIKLI BIR KONUSMA YAPTI. FOTOGRAF: TANER YENER/ISTANBUL,(DHA)

Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Begümhan Doğan Faralyalı Unig İstanbul’da bugün başlayan Kristal Elma Festivali’nde “Ortak Değerlerimiz” başlıklı oturumda konuştu.

Türkiye’deki kutuplaşmanın nedenlerini anlamak için “Ortak Değerler Hareketi” adıyla bir projeyi hayata geçirdiklerini söyleyen Faralyalı, “Bizi biz yapan; bizi güzel insanlar yapan, ortak değerlerimizin kaybolmaması; ama daha da önemlisi, ortak bir Türkiye hayalimizin yeşermesi için katkınızı bekliyoruz. İyi niyet ve güven ile yola çıkarsak, hepimizin yaşamak isteyeceği ortak bir Türkiye hayali kurabiliriz. Gelin, iletişim sektörünün her kesiminden gelen bizler, hayal kurmaktan vazgeçmeyelim. Müştereklerimizi yeniden keşfedelim ve birlikte geleceğe yürüyelim “dedi.

“MİLLET OLARAK KAMPLARA BÖLÜNDÜK”
“Ortak değerler” konusunun uzun zamandır aklında yer ettiğini söyleyen Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Begümhan Doğan Faralyalı, “Bu konuyu Türkiye’nin yaratıcı ekibiyle beraber konuşuyoruz. Onun için çok mutluyum” dedi.

 

Dünyanın herhangi bir yerinde bir şey ‘kaybolmaya’ başladığı zaman hemen iletişimcilerin ve medyacıların kapısının çalındığını hatırlatan Faralyalı, ” Buzullar erimeye başladığı zaman, denizler kirlendiği zaman hemen medyacılara, iletişimcilere ‘Biz ne yapacağız’ diye koşuyorlar. Çünkü, bazen yaratıcı bir başlık, bir afiş, bir video, insanların üzerinde derin etkiler bırakıyor. ‘Sosyal sorumluluk’ kampanyalarına baktığınız zaman dünyada, gerçekten en yaratıcı projeler, oradan çıkıyor. Ama kaybolmaya başlayan sadece doğal güzellikler veya antik eserler değil… Türkiye’ye baktığımız zaman uzun zamandır yüksek bir çatışma ortamıyla karşı karşıyayız. Gündelik hayatımıza yansıyan bir hal aldı bu. O kadar çok farklılıklarımız üzerine odaklandık ki, sanki bizi biz yapan, birbirimize bağlayan müştereklerimiz yokmuş haline geldik. Millet olarak kamplara bölündük ve bu kamplar da gitgide fanatikleşmeye başladı” diye konuştu.

HİÇBİR KONUNUN ÖZÜNÜ KONUŞAMAZ HALE GELDİK

“Toplum olarak hiçbir konunun özünü konuşamaz hale geldik” diyen Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Begümhan Doğan Faralyalı, sözlerini şöyle sürdürdü: Kim ne söylüyor üzerinden ilerlemeye başladık, bütün konuşmalara. Ve toplum olarak, bizi birbirimize bağlayan mayamız yokmuş hissine geldik. Belki görmüşsünüzdür, geçen sene bir araştırma yapıldı. Kutuplaşma araştırması. Türkiye’de sordukları zaman toplumun yüzde %76’sı, başka bir partiden komşu istemiyor. %78’i başka bir partiden bireyle iş yapmak istemiyor. Ve yüzde %73’ü çocuğunun başka bir partiden biriyle arkadaşlık yapmasını istemiyor. Bence bu çok üzücü ve düşündürücü bir durum.

SANKİ HİÇBİR MÜŞTEREĞİMİZ YOKMUŞ GİBİ…

Başka bir araştırmayla Türkiye’nin, insanların birbirine güvenme oranının en düşük olduğu ülkelerden biri olduğunun ortaya çıktığı bilgisini paylaşan Faralyalı, ” ‘Karşınızdakine güvenir misiniz’ diye sorulduğunda, Türkiye’de her 10 kişiden, 9’u ‘ben güvenmem’ diyor. Kuzey Avrupa ülkelerine baktığınız zaman bu rakam 1. Bu gerçekten üzücü. Sanki hiçbir müştereğimiz, bizi birbirimize bağlayan hiçbir şey yokmuş gibi. Siyasi partiler gibi, toplum olarak kutuplaşmış durumdayız” dedi.
“DEMOKRASİ MÜŞTEREĞİNDE BULUŞTUĞUMUZU GÖRDÜK”
15 Temmuz’da yaşananların toplumsal kutuplaşma için bir istisna oluşturduğunu söyleyen Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Begümhan Doğan Faralyalı, “Darbe girişimi sonrasında, millet olarak aslında Demokrasi müştereğinde buluştuğumuzu gördük. Ve hep beraber başı örtülüsü, askılı bluzlusu kadın arkadaşımız, tankların karşısında durabildi.

Bu çok güzel bir şey. Millet duygumuzu yaşamamız için bu kadar kötü ve büyük olaylarla mı karşılaşmamız gerekiyor “şeklinde konuştu.

ORTAK DEĞERLER HAREKETİ PROJESİ

Yaklaşık 1 yıldır toplumdaki bu kutuplaşmayı anlamaya çalıştıklarını söyleyen Faralyalı, “Ben kişisel olarak birçok insanla konuşuyorum. Neden biz böyleyiz ? Bizi bir araya getiren ortak değerlerimiz, müştereklerimiz nedir ? Yok mudur diye düşünüyoruz. Sonunda bir proje tasarladık. Geçen kurban Bayramında bu projeyi, Hürriyet’teki yayınlarla duyurduk. Projenin adı; ortak değerler hareketi. Müştereklerimiz keşfedelim ve geleceğe birlikte yürüyelim. Bu projedeki hedefimiz, aslında müştereklerimizi fark ettirmek, yeniden önemli olduğunu ortaya koymak. Nihai amacımız ise müştereklerimizden kuvvet alarak, farklılıklarımızı da zenginlik görerek, ortak bir Türkiye hayali etrafında buluşmak” diye konuştu.

GÜVEN VE İYİ NİYET

Google tarafından yapılan bir araştırmanın sonuçlarından da söz eden Begümhan Doğan Faralyalı, “Google kendi içinde başarılı takımların hangi özelliklerden dolayı başarılı olduğunu araştırdı.
Ve sonunda iki şey ortaya çıktı: Bunlardan bir tanesi güven. Bir tanesi, iyi niyet. ‘İkisi eşanlamlı bir takımda olduğu zaman, bu takımlar başarıyı yakalıyor’ diyorlar. Aynı çalışma MIT ve Yale’de de yapıldı. Benzer sonuçlar çıktı. Biz de diyoruz ki, Türkiye’deki kutuplaşmanın, güven ve iyi niyet ortamının arttırılmasıyla azalacağına inanıyoruz. Güven ve iyi niyet tohumlarını da müştereklerimizi konuşarak, hatırlatabiliriz, ekebiliriz diye düşünüyoruz “dedi.

DEĞERLER ÖZDENETİM MEKANIZMASI

Bizi biz yapan, Türkiye yapan bir sürü ortak değer olduğunu söyleyen Faralyalı,”Değerler çok önemli. Yeterince üzerinde düşünmediğimizi düşünüyorum. Bence değerler bireylerin hayatındaki en önemli özdenetim mekanizması. Çok kuvvetli bir yaptırım gücü var, bireylerin hayatında. Aynı şekilde, toplumların, şirketlerin hayatında da öyle” dedi.

ORTAK HAYALLERİMİZ VAR

Değerlerin toplumu yönlendirme ve hareketlerine liderlik etme özelliği bulunduğu söyleyen Faralyalı,” Müştereklerimizin bir diğer önemli bacağı da ortak hayallerimiz. Adanalı Polis, Antepli Savcı ve İstanbullu ev kadını çocukları için farklı şeyler istemezler. Çocuklarımızın nasıl bir Türkiye’de yaşayacağını konuşsak çok da farklı sonuçlara varmayız. Yani toplum olarak, iyi niyet ve güven ile yola çıkarsak, hepimizin yasamak isteyeceği ortak bir Türkiye hayali kurabiliriz. Ve her güzel şey bir hayalle başlar…İşte bütün bu duygu ve düşünceler sonucu böyle bir projeye karar verdik ” dedi.

HERKESİN İHTİYACI VAR

Kurban Bayramında projenin tanıtımını yaptıklarını hatırlatan Begümhan Doğan Faralyalı, “15 toplum önderine ‘Sahi nedir bizim müştereklerimizi’ sorduk, ortakdegerlerimiz@doganholding.com

MESAJLARDAN ÖRNEKLER OKUDU

Faralyalı projeye gelen mesajlardan örnekleri, ” Ben her okuduğumda ağladığım için ağlamayacaklarımı seçtim özellikle diyerek” okudu. Faralyalı’nın okuduğu mesajlardan biri şöyle: Görev yaptığı ilçede üst düzey memur olan babam “Eli kanlı çatlaklarla dolu çiftçi bir dede” ile sohbet ederken sekiz yaşındaki ben, dedenin elini öpmemiş sadece tokalaşmıştım. Babam ise “Asıl öpülecek eli öpmedin” dediğinde, bir değer kafama çakıldı.

SAHA ARAŞTIRMASI YAPIYORUZ

Proje kapsamında ikinci adım olarak geniş bir saha araştırması yaptırdıklarını açıklayan Faralyalı çalışma kapsamında, “Birey olarak değerlerin ne, toplumda gördüğün değerler ne, toplumda görmek istediğiniz değerler ne” sorularına yanıtlar aradıklarını söyledi. Faralyalı sonuçların 29 ’de kamuoyuyla paylaşacağı bilgisini de verdi. Bir sonraki aşamada üniversite öğrencilerine gideceklerini, toplumun kılcal damarlarına kadar inmek istediklerini ve bu konunun kahvelerde dahi konuşulmasını hedeflediklerini belirten Faralyalı, “Bunu tek başımıza yapmamızın mümkün olmadığını biliyoruz. Umudumuz, biz bir kıvılcım yakalım ve bu kıvılcım herkesin sahiplenmesi ile toplumsal harekete dönüşsün… İşte tam da bu nedenle, sizlerle bu projeyi paylaşmaktan büyük heyecan duyuyorum. Çünkü içinde bulunduğumuz etkinlik, bu ülkenin en özgür ve özgün düşünen, yaratıcı insanlarını buluşturuyor. Bizi biz yapan; bizi güzel insanlar yapan ortak değerlerimizin kaybolmaması; ama daha da önemlisi ortak bir Türkiye hayalimizin yeşermesi için katkınızı bekliyoruz. Gelin, iletişim sektörünün her kesiminden gelen bizler hayal kurmaktan vazgeçmeyelim ” diye konuştu.

ANNEANNE’MİN HİKAYESİ…

“Türkiye’nin birçok ortak değerini yansıttığını düşünüyorum” diyerek Anneannesiyle bir anısını anlatan Faralyalı konuşmasını şu sözlerle tamamladı: Anne annemin hikayesini paylaşmak istiyorum. Anneannem bir Anadolu kadınıydı. Atatürk’ü çok severdi. Adnan Menderes’in asılmasını gözleri yaşlı anlatırdı. Maneviyatı çok kuvvetliydi; aile, komşuluk, merhamet gibi aile değerlerine yürekten bağlıydı. Bir gün Anneanneme kanser teşhisi kondu. Ben de o sırada Londra’da öğrenciyim. Ameliyat olmak için yanıma geldi. Ameliyattan çıktı, yoğun bakımda yatıyor. Yoğun bakım odasında perdelerle ayırmışlar hastaları birbirinden. Bana dedi ki, ‘yan yatakta kim yatıyor’. ‘Bilmiyorum anneanne kim yatıyor’. Sor. Hemşire, ‘Yunanlı bir kadın yatıyor’ dedi. Anneannem ilk başta, milliyetçi duygularıyla bildiği bütün marşları söylemeye başladı. Herkes şaşırdı ‘ne oluyor’ diye. ‘Şarkı söylüyor diyorum’ ben. Ondan sonra, ‘sor bakalım nesi varmış’ dedi. Sordum.”35 yaşında Yunanlı genç bir kadınmış ve hastalığı da kötüymüş” dedim. Anneannem bu sefer biranda, ‘Ey güzel Allah’ım benden alsın ona versin. Onun çocukları da daha küçüktür’ diye ağlamaya başladı. Yoğun bakımdan çıktıktan sonra, ‘Gel Yunanlı komşuya ziyarete gidiyoruz’ dedi bana. Bu hikayenin özel bir hikaye olduğunu düşünmüyorum. Biliyorum hepinizin hayatında nice ortak değerlerimizi anlatan hikayeler vardır. Ve benim umudum, bu hikayelerin gitgide daha fazla paylaşılması ve ortak bir Türkiye hayalinde buluşmak.

“HEPSİNİN GÖZÜNDE AYNI HEYECANI GÖRDÜM”

Konuşmasının sonunda sözünü ettiği projenin kutuplaşmaya dönük faydasının ne olacağının sorulması üzerine Begümhan Doğan Faralyalı, “Ben 20 senedir iş hayatında bir sürü farklı proje yapıyorum. Hayatımda ilk defa bir projeyi bu kadar çok insana bahsedip, hepsinin gözünde aynı heyecanı gördüm. Toplum olarak bunun ihtiyacını herkes hissediyor” yanıtını verdi.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam