1Murat Karayalçın: AKP Belediyecilikte başarısız

Murat Karayalçın, “Türkiye’nin ilk metrosunu Ankara’ya biz yaptık. Bizden sonra Ankara Büyükşehir Belediyesi çeyrek zaman geçmesine rağmen metro yapmaya başladıklarını söylediler. Gökçek döneminde metro yapmayı beceremedi ve havlu attı” dedi.

Batıkent gibi çok önemli bir sosyal konut projesini gerçekleştiren Murat Karayalçın siyaset hayatında da önemli mevkilerde bulundu.

DYP-SHP Koalisyon hükümetinde Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı yapan Karayalçın, CHP Samsun Milletvekilliği, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve CHP İstanbul İl Başkanlığı yaptı. Sonsöz Gazetesi olarak Türk siyasetinin duayen ismi Murat Karayalçın ile gündemdeki konular hakkında söyleşi yaptık.

Karayalçın AKP hükümeti ve Belediyeleri hakkındaki sorularımızı yanıtladı.

AKP’li başkanları görevden alındığında yerine AKP’ li ilçe başkanları geliyor, fakat HDP’li belediye başkanları görevden alındığında kayyum atanıyor. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?

Ben böyle bir ikili yapıyı kabul etmiyorum.

Murat Karayalçın: Bir yasa değişikliği ile sistemde bazı açık kapılar bırakıldı. Bu sebebe dayanarak da HDP’li belediyelere kayyum yoluyla bazı uygulamalara gidildi. AKP’li belediyeler için ise yasanın öngördüğü işleyiş işletildi. AKP yerel yönetimlerde maalesef ikili hukuk ortaya koydu. Bir ülkenin üniter devlet yapısına sahip olması yalnızca söylemle olmaz. Bir ülkenin hukuk yapısını, yargı sistemini, yönetimini tek bir kural çerçevesinde işletilmesi beklenir. Yani bazıları için farklı bir kural, bazıları için ise başka kural olmamalıdır. Eğer böyle yaparsanız böyle bir ikili yapıyı ortaya koyarsanız her şeyden önce siz ülkenin üniter yapısını satmış olursunuz.

Kadir Topbaş’ın istifası sonrası İstanbul’un gelecek seçimdeki durumu için ne düşünüyorsunuz?

Murat Karayalçın: Bu konuyu yorumlamayı çok da gerekli duymuyorum. Fakat AKP il başkanları neden istifa ettiriliyorlar onu bilemiyorum. Bir yurttaş, seçmen ve siyasetçi olarak önemsiyorum. AK Parti neden böyle yapıyor diye de düşünüyorum. Demek ki AKP o isimlerle halkın karsına çıkamayacak ben durumu böyle yorumluyorum. Bunun gerisinde FETÖ’cülük mü var, bunun gerisinde yolsuzluklar mı var onu ben tam bilemem. İsmi geçen belediye başkanlarıyla 2019 yerel seçimlerde seçmenin karşısına çıkmayı uygun bulmuyor ya da o isimlerle seçmenin karşısına çıkmaya cesaret edemiyor diye yorumluyorum. Aslında bu yaşanan gelişmelere dar alanda bakmayıp geniş alanda ve arka planına bakmalıyız.

Arka planına baktığımızda Bülent Arınç’ın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e söylediği “Ankara’yı parsel parsel sattı” lafını görüyoruz.

Daha da arka planına baktığımızda Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’nin bir süre önce imar planı değişiklikleri, rant uygulamaları aslında “hırsızlıktır” dediğini görüyoruz. Bu söylemleri birleştirdiğimiz de Melih Gökçek’in istifa ettirilme çabalarının ardında, belki de Kadir Topbaş’ın istifa ettirilmesinin gerisinde bu tür olayları bir olasılık olarak düşünmemiz gerekiyor. Zaten AKP’nin Sayın Genel Başkan’ı “eğer bu dediklerimizi yapmazlarsa Allah korusun başka şeyler olur” diye bir açıklaması oldu. Bu söylem belki dikkatlerden kaçtı ama bende durdum düşündüm ne olacak diye.

AKP belediyeciliği İstanbul’da ve Ankara’da havlu atmıştır.

Bunun da iki tane göstergesi var. AKP belediyeciliğin İstanbul’da havlu attığı yer Fikirtepe kentsel dönüşüm alanıdır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Fikirtepe projesiyle diğer yerlere örnek olacak model geliştirdiğini söylemişti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi emsal artışı yoluyla kentsel dönüşüm sorununun çözümü bulunmaktaydı fakat yapamadılar ve havlu attılar. Bu sorun çözülemeyince Çevre ve Şehircilik Bakanlığı devreye girdi. Şu anda bu sorunu bakanlık çözmeye çalışıyor.

İkinci örnek ise, Ankara Büyükşehir Belediyesi Gökçek döneminde metro yapmayı beceremedi ve havlu attı. Ankara’nın metrosunu sosyal demokratlar olarak biz yaptık. Bir milyar dolarlık harcamayla yaklaşık yirmi kilometrelik metro şebekesini inşa ettik. Biz görevden ayrılırken yüzde 70 ve 80 arası tamamlanmıştı.

Dolayısıyla bizden sonra geri kalan tarafı tamamlandı. Bu durum bizim yaptığımız gerçeğini ve hem de kısa sürede değiştirmiyor. Bence biz metro yapımında bir destan yazdık. Türkiye’nin ilk metrosunu Ankara’ya biz yaptık. Bizden sonra Ankara Büyükşehir Belediyesi çeyrek zaman geçmesine rağmen metro yapmaya başladıklarını söylediler. Fakat yapamadılar, beceremediler kısacası havlu attılar.

Ankara’ya yapılan en büyük yanlışlık Ankara Doğalgaz şebekesinin satılmasıdır.

Ankaralılar parasını ödedikleri halde doğalgaz şebekesini satıldıklarını bir gün de duydular. Satılma işlemi vahim, daha vahimi satış gerekçesidir. Melih Gökçek yönetimi Ankaralılardan peşin topladığı doğalgaz bedelini BOTAŞ’a ödemesi gerekirken ödemedi. Topladığı bir milyar doları BOTAŞ’a ödemediği için de borcun bu büyüklüğe çıkmasından dolayı da merkezi yönetim bir yasa çıkararak, Ankaralıların bedelini ödediği doğalgaz şebekesini varlık satışı yoluyla özelleştiriyor.

Alternatifi olamayan stratejik bir kamu malı, bu belediyenin beceriksizliğinden dolayı topladığı parayı ödemesi gereken yere ödemediğinden dolayı özelleştirildi. Kısacası AK Parti belediyeciliği İstanbul’da kentsel dönüşümde, Ankara’da ise tüm alanlarda havlu attı.

Başarısız olmuş, beceriksiz olmuş belediyeler oldukları için mi böyle yapıyorlar, yoksa ortada parsel parsel satış bir durum var da mı bunu istiyorlar bunu bilemiyorum. Fakat tek bildiğim bir şey var AKP bu isimlerle yeniden halkın karşısına çıkamayacak ve çıkacak gücü de yok.

Son günlerde AK Parti büyükşehirleri kaybetme korkusu mu sardı? Belediye başkanlarının görevden alınacağı söylemlerine referandumun etkisi nedir?

Murat Karayalçın: Sonuçta İstanbul’da yüzde 51,7, Ankara’da yüzde 51,4 hayır oyu çıktı. Bu yalnızca anayasa karşı verilen bir oy değil, bu Ankara ve İstanbul Büyükşehir belediyesine verilen bir hayır ve verileceğinin göstergesi olarak yorumlanır. Çünkü en fazla desteği alan belediyeler söz konusu. Aslında verilen oylar anayasaya hayır olarak verildi fakat arkasına baktığımızda AK Parti’ye verilen hayır oyu da var, arkasında belediyelere verilen hayır da var diye düşünüyorum.

Meral Akşener’in parti kurmasının Türkiye için etkisi sizce nasıl olur? İktidar ve muhalefetten oy alabilir mi?

Murat Karayalçın: Eğer bir parti kuruluyorsa o siyasi partinin kurucuları Türkiye’nin öyle bir parti yapısına ihtiyacı oldukları için bu kararı alıyorlar. Çünkü partiler şan olsun diye kurulmaz. Meral hanımın, Ümit Özdağ’ın ve kurucu olarak bildiğimiz diğer arkadaşların isimleri, açıklamalarına baktığımız zamanda böyle bir ihtiyaç olduğunu dile getirdiklerinde tanık oluyoruz.

Meral Akşener’in ve arkadaşlarının kuracağı siyasi parti Cumhuriyet Halk Partisine oy vermiş olan seçmenlerden oy alabilir.

Peki, seçmenler tarafından böyle bir ihtiyacın olup olmadığını da daha sonra görülecek. Basından takip ettiğimiz kadarıyla hem iktidardan hem de muhalefetten de belli bir destek göreceğini görebiliyorum. Benimsenecek ve belli bir eşiğin üzerine çıkarılacak bir parti olacaksa Türkiye siyasetine katkısı olacağını düşünüyorum.

CHP’ye sadece sosyal demokratlar oy vermedi. Başka tercihi olan seçmenlerde oy vermişlerdi. Başka tercihi olan seçmenlerden elbette oy alabilir fakat sosyal demokratların kendi partileri varken başka bir partiye oy vermelerini bir gerekçe olacağını düşünmüyorum.