İslâm'ın doğuşu
İslâm'ın doğuşu

Düşünce penceresi geniş ve ufku sonsuz, gönlü sessiz ama derin,gözleri dört yanı gören,kafası ve kalemi adı gibi seçkin ve naif yazar dostumuz Mümtaz İdil sonsuzluğa yürüdü.

Yirmiyedi yıl önce Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda bürokrat olarak, daha sonra Başkent Üniversitesi Kültür Yayını BÜTÜN DÜNYA Dergisi yazarı olarak yollarımız kesişti.
Türkiye’de çıkan en uzun soluklu, etkili ve saygın bir kültür dergisi olan BÜTÜN DÜNYA’nın Yayın Genel Yönetmeni rahmetli Mete Akyol, kültürle bütünleşmiş olan Mümtaz idil’in kalemine ve kişiliğine özel bir değer verir ve her ay iki ayrı yazısını dergiye alırdı.
Mümtaz İdil, Bütün Dünya dergisi Nisan 2017 sayısında, 19.yüzyılda Fransa’da kültür evi olarak hizmet veren KAFELER’i anlatmıştı. “Kültürün Bir Başka Merkezi KAFELER” başlığını taşıyan yazısında , çok anlamlı örnekler ve kurgularla birçok yazar ve sanatçının kafelerde yetişerek hayatı ve sanatı okuduklarına vurgular yapmakta. Yazının son prağrafındaki son cümlesinde sanki kendisini anlatmakta:
“Umut edilen odur ki, bir gün yine dünyanın her köşesinde ve tabii ki ülkemizde de eski tip sanat kafeleri kurulur; okey, tavla,batak, pişti gibi zamanı boşa harcatan oyunlar yerine daha verimli işlere girişilir… Satranca bulaşan bir kişinin,kendini diğer kültür faaliyetlerinden soyutlaması düşünülemez. Düşünce penceresi bir kez açılmaya görsün,tam bir dipsiz kuyudur ve Steinbeck’in Patric Convici için yazdığı ve “CENNET YOLU” romanının başına koyduğu mektupta söylediği gibi,”kolay kolay da dolmaz.”
Mümtaz İdil’i her gördüğümde , yüreğimden gelen bir sevgi ve sempatiyle karşılar soyadı ile hitap etmekten ayrı bir haz duyardım. Kültür Bakanlığı’nda böyle insanların çalışması gerektiği aklımdan geçer ama yüzüne söylemezdim.Bu kanatimi söylemiş olsam, hemen o güzel yüzünde asaletin rengi olan o pembeleşme olur diye düşünürdüm. Mümtaz İdil’in derin kültür ve asalet zenginliği bu tür söylemleri kabul etmezdi. Öz güveni sonsuzdu. Kimseyi İncitmezdi.
Yerli ve yabancı tüm seçkin filmleri konuları ve kahramanlarıyla tahlil eden, telif hakları konusunda uzmanlaşmış ve Dünya Klasikleri’ni tümüyle özümseyerek okuyan,yorumlayan,tanımlayan,anlayan ve anlatan bir insan olarak birlikte çalışmanın mutluluğunu yaşadım.
Bütün benliğine sindirdiği kültür zenginliği ve deriliği tümüyle davranışlarına ve hizmetlerine yansımaktaydı. Sade, sakin, özlü ve içten sakinliğinde, kendine duyduğu öz güvenin huzuru ve gururu vardı. Tüm çevresindekilerde yürekten bir sevgi, sempati ve güven dalgası yaratmaktaydı.
Çok değerli araştırmacı saygın yazar Soner Yalçın, 17 Mayıs tarihli SÖZCÜ Gazetesi’ndeki köşesinde otuz yıllık kader arkadaşı ve can dostu Mümtaz İdil’in bütün özelliklerinini ve güzelliklerini anlamlı bir şekilde dile getirmiş.
Mümtaz İdil, okuyan, yazan, araştıran,inceleyen, özümseyen, yorumlayan ,aydınlatan ve edebî kalemi ile anlatan seçkin ve saygın bir araştırmacı yazar olarak Türk Edebiyatı Tarihi’nde özel ve özgün yerini hep koruyacak ve unutulmayacaktır.
Bütün dostları, arkadaşları, okuyucuları, ailesi ve tanıyanlarıyla hepimizin başı sağolsun.Yeri kolay kolay doldurulamayacak, eserleri, yazıları ve asalatiyle gönüllerde sonsuza dek yaşayacak sevgili Mümtaz İdil’in cennet mekânı olsun.Huzur içinde uyusun.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...