Ana Sayfa Güncel Muhalif medyaya baskı demokrasiye darbedi

Muhalif medyaya baskı demokrasiye darbedi

73
PAYLAŞ

Muhalif yayın yapan bazı medya kuruluşlarına dün yapılan baskınlar aslında ülkeyi yönetenlerin demokrasiyi içselleştiremeyişlerinin, eleştiriyi, muhalefeti kendilerine karşı düşmanlık olarak algılamalarının bir sonucudur.
Türkiye’de muhalif medya bazen kurşunla, bazen hapis cezasıyla, bazen de ekonomik baskılarla susturulmaya çalışıldı.
Sebahattin Ali, Abdi İpekçi, Uğur Mumcu, Kamil Başaran, Çetin Emeç, Turan Dursun, Musa Anter, Ahmet Taner Kışlalı ve Hrant Dink kurşunla susturulan muhalif gazeteci yazarlardı.
**
Demokrat Parti iktidarının son döneminde birçok yazarı cezaevine atıldı. Ayrıca iktidar muhalif gazetelere kağıt tahsisini durdurarak onları iflasla karşı karşıya getirdi.
12 Mart ve 12 Eylül darbeleri ile 28 Şubat postmodern darbesinden sonra da muhalif gazeteler ve yazarlar yine ağır baskılara uğradı.
**
1970’li yılların sonunda medyanın sermaye yapısı değişti, gazeteci kökenli patronların yerine başka alanlarda da iş yapan patronlar gelmeye başladı. Ülkeyi yönetenler bu yeni medya patronlarını da ihalelerle, teşviklerle besleyerek susturdu.
2002’de iktidara gelen , Devlet-medya ilişkileri açısından bir umuttu. Ne var ki bu umut da kısa sürede hayal kırıklığı ile sonuçlandı. Ak Parti iktidarı çeşitli desteklerle kendisine yakın ve kısaca “yandaş” diye adlandırılan bir medya oluşturdu. Buna karşın “Yandaş” olmayan medyayı da açtığı tazminat davalarıyla, vergi denetimleriyle, hain suçlamalarıyla susturmaya çalıştı.
**
Medya kuruluşlarının ve mensuplarının elbette suç işleme özgürlükleri yoktur, olamaz. Suç işleyen kim olursa olsun yargı karşısına çıkarılmalı, hak ettiği cezayı almalıdır.
Ama ülkeyi yönetenlere “aşk” ilan etmediği için bazı medya kuruluşları ve yazarlar suçlanıyor, onların üzerine Devlet imkanları kullanılarak gidiliyorsa orada demokrasi adına ciddi bir sorun var demektir.
**
Bazı medya kuruluşlarına dün yapılan baskınlar, diğer medya kuruluşlarına, “Siz de ayağınızı denkalın!” anlamı taşıyor.
**
Bir ülkeye gerçek demokrasi de, insan hakları da, medya özgürlüğü de kolay kolay gelmiyor.
Demek bu uğurda daha yıllarca mücadele etmek, ağır bedeller ödemek gerekecek.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikOnlar gitti, medya bitti
Sonraki İçerikHüsrana uğrayacaklar
Nuri Kayış
Gazeteciliğe 1977 Son Havadis gazetesinde başladı, Hür Anadolu, Başkent, Ulus, Günaydın ve Sabah gazetelerinde çalıştı. RTUK Başkanlığı yapan yazarımızın 14 adet yayınlanmış kitabı bulunmaktadır.