Ana Sayfa Yazarlar Muhalif medyanın ışığı sönerken!

Muhalif medyanın ışığı sönerken!

67
PAYLAŞ

Bir süre önce devletçe kayyum ataması yapılmış olan ve ‘Bugün’ ile ‘Kanaltürk’ kanallarının sahibi İpek Medya Gurubu’nun kapatıldığına yönelik haberleri izlemişsinizdir herhalde. Görünen o ki, bu medya grubuna bağlı ‘Millet’ ve ‘Bugün’ gazetelerinin de yayınına son verilmiştir.

TÜRKSAT da bu kanallara ek olarak şimdi, MHP’nin görüşlerine yakınlığı ile tanınan ‘Bengü Türk TV’yi de taşıdığı yayınlar arasından kaldırmıştır.
“Terör örgütü Fethullah Gülen’e maddi kaynak sağladığı” gerekçesi ile mahkemece atanan kayyumların şirket batırma ve medyayı susturma maharetlerini (!) veya TÜRKSAT’ın hâkim konumunu kullanıp ekran karartmasındaki basireti ibretle izlediğimizi belirtelim.
Dünkü yazımızda belirtmiştik; insanın en önemli haklarından biri haber alma hakkıdır ve bu hakkını 4. kuvvet olan medya üzerinden kullanabilmektedir. Medyanın kolunun kanadının kırılması, bu hakkın gasp edilmesi anlamanı taşımaktadır.
Her ne kadar mevcut anayasamızın 28. maddesinde basın hürriyetinin önemine ve bunun sağlanmasında devletin sorumluluklarına değinilmekte ise de, aynı anayasanın 26. ve 27. maddeleri ile getirilen sınırlamaların hoyratça kullanıldığı bir dönemden geçilmektedir.
Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana zaten iktidarlarca çeşitli sebeplerden dolayı muhalif gazete ve dergilerin, hatta mizah dergilerinin üzerinde baskı uygulanmaya çalışılmıştır. Ancak son yıllarda bu baskıların giderek arttığı ve birkaç TV kanalı ile gazete haricinde iktidarın, kendisine tehdit olarak gördüğü tüm medyayı bir şekilde tasfiye etmeyi veya kendi görüşleri doğrultusunda evirmeyi başardığı izlenmektedir.
Görüşlerini beğenelim veya beğenmeyelim, ülkemizdeki muhalif medya unsurlarının varlığı, çoğulcu demokrasimiz açısından bir gerekliliktir; zira demokraside şiddeti teşvik etmediği sürece her görüşün serbestçe ifade edilmesine, iktidarın yanlış uygulamalarının duyurulmasına zemin oluşturmaktadır.
Amaçlanan, aslında illa ki muhalif medyayı susturmak değildir; gerçekte muhalif siyasi partilerin bu medya üzerinden seslerini duyurmalarına engel olmak, hesap verilebilirliğin önüne geçmektir. Ne yazık ki evlerimizdeki bilgisayarlar ile akıllı cep telefonlarımız, internet üzerinden gerçek ve doğru haber edinmek konusunda henüz yeterli düzeyde yaygın değildir.
Hatalarının, eksikliklerinin yüzüne vurulmasından kimse hoşlanmaz; buna hükümetler de dâhildir. Ancak şahıslardan farklı olarak hükümetlerin bunların farkına varmaması tüm toplumu etkileme özelliği taşır.
Kulakları, gözleri kapatmakla kendi ayağına ateş etmek arasında iktidarlar açısından bir fark bulunmamaktadır!

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam