Ana Sayfa Güncel Muhalefet, Cumhurbaşkanı kompleksinden kurtulmalı!

Muhalefet, Cumhurbaşkanı kompleksinden kurtulmalı!

66
PAYLAŞ

Türkiye önümüzdeki yıllarda huzur bulmak istiyorsa, muhalefetin, kötü giden her şeyin sorumlusu olarak Recep ’ı görmekten vazgeçmesi gerekir.
Terörün artması ile her gün yurdun dört bir yanından şehit haberlerinin gelmesinin sorumlusu Erdoğan olarak gösteriliyor, Dolar ve Euro’nun değer artışı Erdoğan’a bağlanıyor, iki aydır hükümetin kurulamayışının suçlusu Erdoğan ilan ediliyor.
Neredeyse, havaların sıcak gitmesi, fındık rekoltesindeki düşüş, sahillerde boğulma vakalarının artması, bazı kentlerde elektriklerin sık sık kesilmesi de Erdoğan’a yüklenecek.
Bir akıl tutulması yaşıyor muhalefet.
**
Halkın yüzde 52’sinin oyuyla Cumhurbaşkanı seçilen bir kişinin Saray’da “süper emekli” gibi oturmasını beklemek hayaldir.
“Erdoğan hiçbir şeye karışmasın” demek, yürürlükteki Anayasa’yı bilmemektir.
Başbakanı atayan, kurulan hükümeti onaylayan ya da reddeden, başbakanın istifasını kabul eden bir kişinin hükümetin kurulması konusunda söz sahibi olmaması mümkün müdür?
Anayasa’ya göre “devletin başı” ve “başkomutan” sıfatlarını taşıyan bir kişinin Suriye krizi ve artan terör olayları karşısında görüşünü açıklaması görevi değil midir?
üyelerini, Danıştay üyelerinin dörtte birini, Yargıtay Başsavcısı ve Yargıtay Başsavcı Vekilini, Askeri Yargıtay üyelerini, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini seçme yetkisi olan bir kişinin, Devletin işleyişiyle ilgili hiçbir şeye karışmaması doğru mudur?
Kanunları veto etme, Anayasa Mahkemesi’ne iptal davası açma, referanduma götürme yetkisi olan bir kişinin, Meclis çalışmalarını izlememesi, çıkacak kanunlarla ilgili fikir üretmemesi yanlış olmaz mı?
Genelkurmay Başkanını atamak, Milli Güvenlik Kurulunu toplantıya çağırmak, Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla sıkıyönetim veya olağanüstü hal ilan etmek ve kanun hükmünde kararname çıkarmak yetkilerine sahip bir kişinin günlerini dış gezilerle geçirmesi görevine ihanet sayılmaz mı?
Devlet Denetleme Kurulunun üyelerini ve başkanını atamak,   Devlet Denetleme Kuruluna inceleme, araştırma ve denetleme yaptırtmak,  Yükseköğretim Kurulu üyeleri ile üniversite rektörlerini seçme yetkisi olan bir kişinin suya sabuna dokunmadan olan biteni izlemesi kabul edilebilir mi?
**
Benim muhalefete tavsiyem, Anayasa’nın Cumhurbaşkanı’nın yetkilerini düzenleyen 104’üncü maddesini iyi okumaları, hatta ezberlemeleridir.
Ancak bunu yaptıkları takdirde “Cumhurbaşkanı kompleksi”nden kurtulup kendi işlerine bakarlar.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam