saldırgan futbolcu , hakkında yazı yazanlar için “O yapanların hangisini görürsem aynı sinirimi (uçakta yaşananlar gibi) göstereceğim” demiş.

26 Ocak 2017 günlü Sonsöz Gazetesi’nde ve www. sonsoz.com” sitesinde “Sen önce Euro’larını bozdur Arda” başlıklı yazı yazmıştık. O günlerde, bir yanda Cumhurbaşkanı, “döviz bozdurma seferberliği” çağrısı yapıyor, diğer yanda referandum süreci başlıyordu. Arda Turan ve samimi arkadaşları da evete destek için “sen de var mısın? evet, ben de varım” sloganlı klip çekmişlerdi. Bunun üzerine şu görüşleri aktarmıştık:

“… Madem anayasa referandumu için evet diyorsunuz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “dolarları, euroları bozdurun” çağrısına niye evet demiyorsunuz? “Bozdurdum euroları liraya, evet demek için koşuyorum referanduma” deseydiniz birileri sizi daha fazla öperdi. Sorsak ne değişiyor diye klipteki gibi dördüncü cümleyi kuramazsınız. (…) Yoksa eurolar bir yerlerde bağlı mı? Örneğin takım arkadaşlarınız gibi, Drogba, Messi gibi vergi cenneti Cayman Adaları’nda mı tutuluyor? Hani futbolcuların, siyasetçilerin, iş adamlarının paralarını kaçırdıkları, ülke bile sayılmayan, haritada bile zor bulunan yerlerde mi saklanıyor? Bildiğimizden değil merakımızdan soruyoruz”.
Bunda bir şey yok diyorsanız, belli olmaz. Baksanıza 11 ay önce hakkında yazılan yazı unutmayıp içinde öfke biriktiriyorsa, “yapılanlara aynı siniri göstereceğim” diyorsa bize de saldırır mı? Bir yerde karşılaşsak, “ulan sana ne benim paramdan” diye boğazımızı sıkar mı? Eminim tüm yazarlar, gazeteciler, bizim gibi yazılarını kontrol edip “sıra bize de gelir mi?” diye kaygılanıyordur!

Arkadaş, demek o “sevimli görüntünün” altında dağ gibi öfke yatıyormuş. Önce davranışını tanımla deriz. İnsan psikolojisinde bilimsel tanımlı “sinirli davranış” diye bir şey yoktur. Senin yaşadığına “öfke” denir. Öfke duygusal davranıştır. Bunu önce bileceksin, lafını öyle kuracaksın. İnsan sinirine değil, öfkesine yenilir. “Öfkeli ve onurlu adam” kavramları aynı cümle kullanılmaz, kullanılırsa bunun kavram tanımı çok farklıdır ki söylesek sana yakışmaz.
Ayrıca senin gibi öfke sorunu olan herkese Adam Sandler ve Jack Nicholson’un, orijinal ismi “Anger Management” olan, bizde “Asabiyim “ adıyla oynatılan filmini izlemeyi öneririz. Kendini sakin bilen bir adamın bir hiç yüzünden “uçakta” olay çıkarmasıyla başlayan ve meğerse içinde ne kadar büyük öfke olduğunu fark eden kişinin terapisini anlatır bu film.

Terapi derken alınmayacaksın. Psikolog Doğan Cüceloğlu, internet sitesindeki “sekiz adımda öfke kontrolü” yazısında, “öfke, ego kaynaklı ise onu nefsini terbiye etme fırsatı olarak değerlendirmelidir. Bunu yapan kişi yaşamı boyunca sürekli bir gelişim süreci içinde olur. Nefsini terbiye etmeyen ise bir çatışmadan öbürüne savrulmaya mahkûmdur” diyor. Yaptığın affedilir değil ama hiç kimse senin “egoya bağlı öfke patlamasından çözülmeni” istemez. Öfke tükenmişlik sendromunu tetiklerse işin daha da zorlaşır.

Bu olay ABD’de olsaydı sana üç ay ana okul çıkışında trafik polisi olma, altı ay huzur evlerinde zorunlu kamu hizmeti yapma gibi cezası verirlerdi. Bir de psikolojik tedavi almanı şart koşarlardı. İyi bir savcıya düşersen, “birinci dereceden saldırıyla taammüden adam öldürmeye teşebbüse” kadar büyür bu iş.
“Para pul önemli değil” diyorsun ama sonuçta milli formayı kaybettin, takımın seni gözden çıkardı, reklam, prim, sponsor, forma, play station oyun satış gelirlerinden mahrum kaldın. “Sana ne” diyorsan öfke devam ediyor demek.
Şimdi, seni örnek alan futbola meraklı bu kadar çocuğun, gencin üzerinden “Arda Turan” formasını çıkarmalarını nasıl önleyeceksin? Bunun için Çin’e git, gözden kaybol, magazin basınından düş, yeni görüntü için sakalını kes, futbolla ilgili olmayan bir konuda “algı operasyonu” yap. Mesela bol bol “meşe” fidanı dik!