Enver Yıldırım…
22 yaşında bir genç.
Milli gururumuz. Ondan gelen güzel haberlerle göğsümüz kabarıyor.
Türkiye’nin al yıldızlı bayrağı Enver ve arkadaşları sayesinde dünyanın dört bir yanında çok büyük spor salonlarında dalgalanıyor.
Milli Eskrimcimiz Enver Yıldırım sporcu bir ailenin ferdi. Tüm kardeşleri de eskrim ile ilgilenmiş.
-Enver, kendini anlatır mısın?
18 Ekim 1995 yılında Altındağ’da doğdum. Ankara Üniversitesi Beden eğitimi öğretmenliği mezunuyum. Hacettepe Üniversitesi’nde Yüksek Lisans yapıyorum. İki Ağabeyim bir de kardeşim var.


-Sizin ailede herkes sporcu
sanırım…
Evet… Büyük ağabeyim Murat, yakın zamana kadar eskrim yaptı. Ticarete atıldıktan sonra zaman bulamadığı için eskrimi bıraktı.
Küçük ağabeyim Hakan Yıldırım… Antrenör. ICT Eskrim Kulübü’nde… Süper minik, minik, yıldız ve genç kategorilerinde sporcu yetiştiriyor. Zaman zaman müsabakalara da katılarak ter atıyor. Ama o da eskrim için çok emek harcamış ve başarıları ile bana örnek olmuş biri…
Ve en küçüğümüz Mustafa, henüz 11 yaşında 5. Sınıf öğrencisi. Eminim çok çalışırsa o da çok başarılı olacak.
-Nasıl başladın bu spora…
Mustafa Kalender…


Eskrim Milli Takım eski antrenörlerinden, önceki Eskrim Federasyonu As Başkanı… Hocamız Mustafa Kalender sayesinde başladık. Komşumuzdu. Mustafa Kalender hocamız abimi eskrime yönlendirdi. Daha sonra 10 yaşımda abime özenerek ben de eskrime başladım. 2009 yılından bu yana yıldızlarda Milli Takıma dahil oldum ve aralıksız bu yıla kadar her sene Milli Takımda yarıştım.


-Eskrim nasıl bir spor…
Eskrim Çok fazla fonksiyonu olan bir spor. Zeka, konsantrasyon, dayanıklılık, çabuk kuvvet, reaksiyon gibi özelliklerin hepsini içeren bir spor dalı. Ayrıca, sosyallik olarak da bireye çok şey katabilen bir spor dalı. Odaklanma konusunda sorun yaşayan çocuklara doktorlar tarafından tavsiye edilen bir branş.
-Peki, ilk başarın…
İlk madalyamı ikinci turnuvam olan süper minikler Türkiye Şampiyonası’nda üçüncü olarak kazanmıştım.
-Kaç yaşında…
10-11 yaşındaydım. Çok heyecanlandım. Çok mutlu oldum. Daha çok çalışmam gerektiğini düşündüm…
-Sonra… 2016 yılı seni çok üzmüş.
2016 Rio Olimpiyatları’na katılma hakkını final maçında kaybederek kaçırdım.
Kendimi çok kötü hissettim. Haftalarca toparlanamadım. Üzerinde çok düşündüm ve kendimce ders çıkarmaya çalıştım. Gayretimde, hırsımda arttı. Sonraki sezon benim en başarılı sezonum oldu. 2017 yılının Nisan ayında 23 yaş altı Avrupa Şampiyonası’nda bronz madalya kazanarak ilk kayda değer madalyamı almış oldum. Daha sonrasında ağustos ayında Dünya Üniversiteler Yaz Oyunları’nda gümüş madalya kazanarak sezonu iki önemli madalya ile kapattım.
-Ne kadar antrenman
yapıyorsun…
Haftada 6 gün eksiksiz çalışıyorum. Pazar günü hariç … Hafta içi elimden geldiğince çift antrenman yapmaya çalışıyorum. Günde 4-5 saat çalışmaya özen gösteriyorum.
-Nasıl besleniyorsun…
Her gün üç öğün yemeğimi ve ara öğünümü mutlaka yiyorum. Eryaman Olimpiyat Hazırlık Merkezi’nde konakladığım için burada beslenmemize de özen gösteriliyor.
-Bana en büyük hayalinin
ne olduğunu söyler misin?
Olimpiyat Şampiyonu olmak istiyorum.
-Kararlı görünüyorsun…


Çalışıyorum… Çok çalışıyorum ve sadece bunu düşünüyorum. Biliyorum bu yol uzun bir yol. Bu yolda giderken Avrupa ve dünya şampiyonluğunu da tatmak istiyorum. Ve kalabildiğim en uzun zamana kadar sporcu kalmak istiyorum.
-Çocuklara ne tavsiye edersin…
Küçük kardeşlerime en büyük önerim, mutlaka bir spor yapmaları ve kendilerini sosyal alanda geliştirmeleri. Eskrim bunları karşılayan bir spor. Sevsinler ve çalışsınlar. Hem spor ahlakını hem de sporcu karakterini öğrenmelerini de çok isterim.
-Ailenin ve sevdiklerinin tüm bu başarılarda emeği çok biliyorum. Ama bir de senin her yerde yanında olan isimler var.
Kimler onlar ve neler söyleyeceksin son olarak.
Son olarak tabii ki bu başarıları tek başıma elde etmedim. Bu yolda büyük destekler aldım. Bakanlığımızın TOHM projesine dahil oldum. Federasyonumuz da beni maddi ve manevi açıdan destekledi ve büyük yardımları dokundu. Milli takımda çalıştığım antrenörüm Valeriy Shtubabin ve temelimi oluşturan kulüp antrenörüm Mustafa Kalender hocalarımın da emeği çok fazla. Aynı zamanda eskrimci olan abim Hakan Yıldırım ve ailemde sürekli olarak beni desteklediler. Hepsine teşekkürü bir borç bilirim.
Şu an çok şükür güzel şartlarda profesyonel sporculuk hayatıma devam ediyorum. Fakat desteğe ihtiyacı olan pek çok eskrimci kardeşim var, onların da hak ettikleri desteği görmelerini arzu ediyorum.