Ana Sayfa Yazarlar Milli anayasa bahane, biz günümüze bakalım…

Milli anayasa bahane, biz günümüze bakalım…

72
PAYLAŞ

Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin 106’ıncı Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada yeni anayasa çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bugünkü parlamenter sistemin çok iyi işleyen bir sistem olarak sanılmaması gerektiğinin altını çizen Davutoğlu, yeni anayasa konusunda gecikilmişte olsa tarihi adımın atılacağını söyledi. Biz aydınlar da, bir Başbakanın, tüm yetkilerini devretmeye hazır olduğu bir döneme şahit olacağız anlaşılan.
Öncelikle ifade edeyim ki, atılacak tarihi adımın ne olacağı konusunda kuşkularım var. Zira Cumhurbaşkanı, tarihten beri gelen anayasaların tümünün bize ait olmadığını söylemiştir. Hâlbuki tamamıyla ülkemiz düşünürlerinin ortak eseri, ancak belki de çağının ilerisindeki görüşlerle kaleme alınmış ve zamanında uygulanma ortamı bulunamamış bir 1961 anayasası dururken.
Bu memlekette hiçbir zaman %100 milli bir anayasanın olmadığını söyleyebilmek belki bir unutkanlık eseri olabilir.
Başbakanın, mevcut tüm siyasi partilerle birlikte oluşturulacak bir komisyonda, 1982tarihli anayasa sonrası yeni bir anayasanın hayata geçirilmesi için gerekli talimatları verdiğine inanıyorum. Bunu da ancak Erdoğan’a yönelik bir ahde vefa ilkesiyle izah edebiliyorum.
İnanmadığım konu ise, Davutoğlu’nun tıpkı 7 Haziran seçimleri öncesindeki ve ağırlıklı olarak Başkanlık seçimleriyle ilgili ifadeleridir. Zaten o dönemde, CHP’lileri de yaklaşık bir ay boyunca sözde demokrasi iddialarıyla meşgul etmedi mi?
Davutoğlu’nun, kendi başbakanlığını sona erdirmesi mukadder bir ‘Başkanlık’ sistemi istediği kanaatinde değiliz. Nitekim AKP’li milletvekillerinden basına yansıyan görüşler, bu görüşümüzü doğrulamaktadır. Koridorlarda, Davutoğlu’nun durumdan memnun olmadığı, ancak, kendisine verilen ‘kayyum’ görevini de bir şekilde tamamlamak için gayret gösterdiği söylentileri dolaşmaktadır.
Başkanlık sisteminin tarihsel ve kültürel ihtiyaçlarını hiçbir zaman hissetmemiş bulunan bu memlekette, iktidar partisinin, öngördüğü herhangi bir tedbiri almasına engel olan bir siyasi veya yasal düzenlemeyi yıkmasının önünde bir sorun olmadığı, bunun da toplum tarafından zaten yüksek sesle dile getirilmeyeceği ortada iken, mevcut sistemde ısrar etmenin tek anlamı olabilir.
Bu anlamı da, izniniz olursa, bu köşeden ifade etmesek daha iyi olmaz mı? Bülent Arınç gerekli açıklamaları zaten çok yakında yapar?

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam