DENİZLİ’ye konferansa katılmak için gelen İstanbul Barosu önceki dönem başkanı Avukat Ümit Kocasakal, Avrupa’nın Türkiye’deki yetkilerin tek adamda toplanmasını sağlayıp, ülkeyi ele geçirmek istediğini öne sürerek “Genel seçimlerde verilen oyun telafisi olur ancak referandumda verilecek oyun telafisi olmaz. Milletimiz egemenliğini kimseye vermesin” dedi.

Denizli Barosu ve Elektrik Mühendisleri Odası’nın düzenlediği, ‘Yol Ayrımındaki Türkiye Halk Oylamasında Neye Evet Neye Hayır?’ konulu konferansa konuşmacı olarak İstanbul Barosu eski Başkanı Avukat Ümit Kocasakal katıldı. Baro binasındaki konferans öncesi basın toplantısı düzenleyen Ümit Kocasakal, referanduma ilişkin açıklamalarda bulundu. Kocasakal, insanların demokratik hakkını özgürce kullanmasından yana olduğunu belirterek kendisi gibi düşünmeyenlere salon vermeyenleri, elektrikleri kesinleri ve şiddet olaylarını körükleyenleri kınadığını söyledi. Avrupa’nın ‘evet’ oylarının geride kaldığını görünce harekete geçip, Almanya ve Hollanda ile kriz çıkardığını öne süren Kocasakal, “Avrupa Türkiye’de evet cephesinin kazanıp, yetkilerin tek adamda toplanmasını sağlayıp, ülkeyi ele geçirmek istiyor. Genel seçimlerde verilen oyun telafisi olur ancak referandumda verilecek oyun telafisi olmaz. Milletimiz egemenliğini kimseye vermesin, Çanakkale’de dedelerimiz Kurtuluş Savaşı’nda egemenlikleri için şehit oldu. Vatandaşlarımız, 16 Nisan’da hayır diyerek 23 Nisan Bayramı kutlamalarını 1 hafta önceye çekebilir” dedi. Referandumla Türkiye’ye getirilmek istenen sistemin dünyada var olmadığını savunan Kocasakal,

“Yeni sistemle tek kişi üzerinden ülkeyi teslim alıp, Sevr anlaşmasını güncellemek istiyorlar. Türk halkı var olmak ya da olmamak, demokratik hayat içinde yaşamak ya da yaşamamak arasında tercih yapacak. Türkiye ya kazanacak ya da kaybedecek, hiçbir yurttaşımız takım tutar gibi hareket etmesin”

dedi.

Türkiye’de geçilmek istenen sistemin 1990’lı yıllarda ABD, Avrupa ve İsrail tarafından kurgulandığını ifade eden Kocasakal, “Çetebaşı Fetullah Gülen, cemaat lideri kılığında 1997’de, ‘Başkanlık sisteminin alt yapısı hazırlanacak, halk da buna hazırlanmalıdır. Selahiyetleri genişletilmiş Cumhurbaşkanı sistemine sıcak bakıyorum’ demiştir. Bu sözler burnunu silmekten aciz olan adamın sözleri olamaz. CIA’nın sözcülüğünü yapmıştır. Graham Fuller, 1990’lı yıllarda Yeni Türkiye isimli kitabında Osmanlıcılık ve ılımlı İslam’a nasıl geçileceğini, yani bugünleri anlatmıştır. ABD, AB ve İsrail, Türkiye’yi tek kişi üzerinden teslim almak istiyor. Bunun için tüm yetkileri elinde bulundurmak isteyen partili Cumhurbaşkanlığı sistemini destekliyorlar” dedi.