MHP şuuru ve ruhu ile AKP’li

0
177

Biz, MHP iktidar partisinin yandaşı, destekçisi, kankası, desteği, koalisyon ortağı” diye yazdık, yazdıkça Devlet Bahçeli kızdı, kızdıkça küfürler, hakaretler yağdırdı, siyasi üslubu yerine sokak üslubunu benimsedi.

Ve gün geldi çattı, “Allah’ın sopası” vardı ve Milliyetçi Demokrasi Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Partimiz, 7 Ağustos Yenikapı ruhu ve 16 Nisan Halk oylaması şuurunun gereği olarak AK Parti ile Cumhurbaşkanı Hükümet etme sistemini 2019’da tam manasıyla tesis etmek maksadıyla, sonuna kadar birlikte ve yan yana mücadelesini sürdürecektir” dedi.

Artık bizlere ne kızabilir, ne sövebilir, ne tek bir kelime eleştiri yapabilir.
Çünkü MHP, “ruhu ve şuuru” gereği AKP’ye teslim oldu.
Artık AKMHP döneminin tescil zamanıdır ki bu “ruh ve şuur” gereği sıra MHP’yi Kasım 2019’da yapılacak seçimlerde hangi adımlarla AKP’ye destek vereceğini ortaya koymaya geldi.

Bahçeli’nin bu tarihi itiraf konuşmasının siyasi şifrelerini çözelim.
Devlet Bahçeli Cumhurbaşkanı adayı olmayacaktır.
MHP Bahçeli’den başka Cumhurbaşkanı adayı göstermeyecektir.
MHP Cumhurbaşkanı adayı olarak Recep Tayyip Erdoğan’ı desteklemek için AKP ile ittifak yapacaktır.

MHP baraja takılmamak için Bahçeli’nin, “yüzde 5 mi olur, 6 mı olur, yüzde 7 mi olur” ifadesine dayalı olarak % 10 barajının düşürülmesi için AKP’den destek istemektedir.

Bugüne kadar “yönetimde istikrar” sloganı ile % 10 barajını savunan MHP Meclis dışında kalmamak için AKP’den barajı düşürme dilekçesini resmen verdi.
Ancaaak, gel gelelim ki siyaset sahnesinin “usta” lakaplı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP, Devlet Bahçeli’nin ve MHP’nin bu teslimiyetine, ”Oooo hoş gelişler ola” diye alkışlı karşılama yapmadı.

AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal, Bahçeli’nin sözlerini “seçim ittifakı” şeklinde yorumlamanın erken olacağını belirtti. Ünal, “Yerli ve milli olan bütün unsurlarla ittifakız. Bu konu zaman içinde görülecek. Buna parti organları karar verecek” değerlendirmesinde bulundu.

Bugünden yani 2 yıl önceden, “Atatürkçülük açılımının” meyvelerini görmeden Reis Erdoğan MHP’ye yeşil ışık yakar mı?

Anketler yaparak AKMHP formülünün “tavanda” oluşmasına “tabanın” tepkisinin ne olacağının siyasi hesaplarını yapmadan Devlet Bahçeli’nin “ittifak” çağrısına “evet” demez Erdoğan.

“MHP ile ittifak ne getirir, ne götürür?” bu sorunun araştırılması yapılmadan MHP’yi bugünden buyur etmemek Erdoğan’ın ve AKP’nin siyasi tecrübesinin sonucudur.
%50+1 oyu gördüğü anda AKP ne MHP’yi tanır, ne barajı %10’nun altına düşürür.
Çünkü siyasetin ana kuralı ideoloji değil menfaattir.

Bahçeli’nin, “biz barajdan korktuğumuz için değil, Türkiye’nin 16 Nisan Halk oylamasından sonra değişen hükümet etme sistemiyle beraber ortaya çıkan siyasal zaruretten, üstelik bağımsız adaylarla veya ittifaklarla barajın delinmesinden dolayı düşüncelerimizi paylaştık” sözleri de MHP’nin AKP ile ittifak yapmasının “zaruri” olduğu itirafıdır.

“Yüzde 10 barajına kafayı takanlar, haberiniz olsun, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle artık baraj yüzde 50+1’e çıkmıştır” diye konuşan Bahçeli’nin bu sözleri ise birlikte yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi ile Milletvekili seçiminin gayet güzel ve net ortaya konulmasıdır.

%50+1 oy alan Parti Meclis’in yarısını aşan bir milletvekili gücüne de ulaşacak 600 milletvekilinin 400’e yakınını alabilecektir.
Cumhurbaşkanı seçilme şansı olmayan Bahçeli’nin tek hedefinin Meclis’te temsil olduğunun fotoğrafı netleşti.

MHP’nin 2019 milletvekili seçiminde değiştirilmeyecek %10 barajına takılarak Meclis dışında kalması endişesi bugünden açık seçik görüldü.
MHP teslim oldu, AKP bakalım ittifakı mı tercih edecek, yoksa MHP’yi kaderine mi terk edecek?

Bu sorunun yanıtını İYİ Parti’nin ortaya koyacağı performansı ve yükselteceği oyları gösterecek.

AKP kararını İYİ Parti’nin yükselişine bağlı olarak MHP ile ittifak yapıp yapmamaya karar verecek.