Meydanlar ekonomiyi bekliyor

0
70

Yakın siyasi tarihimizin en silik, düşük profilli, zorlama, kararsız, duyarsız referandumuna üç hafta kalmış, evet cephesinin lideri AKP, yeni stratejiler geliştirmeye çalışıyor.

Şimdi eski bakanlar cepheye, meydanlara sürülecekmiş. Merak ediyoruz, çoğu kendini küskün, dışlanmış olarak gören eski bakanlar ne söyleyecek? Vatandaşın bu kişilere ilgisi olacak? İlgi yüksek olsaydı partileri onları yine yüksek makam ve mevkilere getirdi.

Şimdi ekonomiyi yıllarca yöneten Ali Babacan kalkıp, mevcut yönetimin ekonomi politikalarını mı savunacak? Ekonomi yönetiminde zaten sabah erken kalkan televizyona, öğlen kalkan basın toplantınsa, geç kalan gazetelere demeç veriyor. Bunlar da olmadı bu defa Beştepe’deki danışmanlar devreye giriyor. Kırk kafadan kırk ses çıkıyor.

Ya da Bülent Arınç? Bir şuursuzun teki kalkıp “ağam sen FETÖ’cü müsün, bu Melih Gökçek ile Ankara’yı parsel parsel satma tartışmaları ne iş? diye sorsa ne cevap verecek? Başbakanlık döneminde sabah akşam Yunus Emre’den, Şeyh Edip Ali’den bahseden Ahmet Davutoğlu “Binali iyi adamdır” mı diyecek, yoksa kendini görevden uzaklaştıranı mı övecek? Ya bir önceki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ne söyleyecek? Yine şuursuzun biri “Hollanda’nın size verdiği şu madalyayı neden iade etmiyorsunuz” diye sorsa Gül’ün yanıtı ne olacak? Belki de bunu bildikleri için her ikisi de bu referandum sürecinden kendilerini soyutladılar, dışladılar.

Dahası, yer gök inlettiğimiz Hollanda krizi iş yapmadı (evet oylarını kıpırdatmadı) ki artık meydanlarda konuşulmayacakmış. Zaten olan oldu. Avrupa Birliği ve birliğin patronu Almanya ile “Naziler” üzerinden ipler gerildi, Avrupa turistleri kaçtı. Bu ilişkilerin normalleşmesi yıllar alır. Şimdi ne konuşsan, ne kadar gönül alsan boş, geçmiş olsun.
Eskisini yenisini bilmeyiz ama meydanlar ekonominin konuşulmasını bekliyor. Günlük reel ekonomiye ilişkin inandırıcı, güvenilir, somut vaatler istiyor. Emekliye, büyük anneye maaş, zorlama işe almalar, meydanlarda satmıyor.

Vatandaş dünü, bugünü değil yarını soruyor, sorguluyor: dolar, euro, enflasyon, faiz nereye gidecek, ÖTV, KDV ücretimiz, maaşımız, iş güvencemiz, ithalat, ihracat, dış, iç borçlar, cari açık, zamlar, yeni yatırımlar ne olacak? Krediye, alış verişe, icralara, hacizlere çözüm var mı? Cevap olarak sürekli yollar, köprüler, hastaneler, hava alanları anlatılıyor. İyi, güzel, teşekkür ederiz de, yine, bu yaptığınız “tünellerin ucunda ışık görüldü” diye mi bekleyeceğiz?
Bunların cevabı bilinse meydanlarda çok iş yapar zaten. Böylesine belirsizlikler arasında anayasada şu değişmiş, Mustafa Kemal de İsmet de tek adamdı, çift başlılık gidecek, istikrar gelecek, iç dış hainler tükenecek gibi sözler, “maskeli baloyu” andırıyor. Siyasîler ikballe, vatandaş cebine bakar. Yarını belli olmayan ekonomi hayırlara vesile olsun.

Reklam