Ana Sayfa Güncel Mevzuat sıkıntı doğuruyorsa bakan ön ayak olmalı

Mevzuat sıkıntı doğuruyorsa bakan ön ayak olmalı

63
PAYLAŞ

Özgür Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın mülakat tartışmasına ilişkin sözlerini eleştirdi. Özgür Eğitim-Sen Genel Sekreteri Ali Aydın, “MEB Bakanı’nın eğitimin ve öğretmenin niteliğine ilişkin yapacağı en öncelikli iş, iş ve işlemlerin hak ve adalet ölçüsünde yürütülmesidir. Mevcut mevzuat bunu karşılıyorsa uygulaması, sıkıntı doğuruyorsa değişimine ön ayak olmasıdır” dedi.

Özgür Eğitim-Sen, öğretmenlerin mülakata tabi tutulması konusunda yazılı bir açıklama yaptı. Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın mülakat tartışmasına ilişkin “Milli eğitimin temel kanununda öğretmenlerin göreve alınırken mülakat yapılacağı yazılı. Dolayısıyla hiç olamayan bir şey değil. Olanı biz uygulamaya koyduk” sözlerinin hatırlatıldığı açıklamada, Bakan Yılmaz’ın sözlerinin “vahim” olduğu ileri sürüldü.

“MÜLAKAT GERÇEKTEN İSABETLİ BİR ÖLÇEK

İSE MERKEZİ SINAVA NE GEREK VAR?”

Özgür Eğitim-Sen Genel Sekreteri Ali Aydın, Bakan Yılmaz’ın atıf yaptığı kanunun, ilgili maddeye 2014 yılında eklenen bir ek fıkra olduğunu belirterek, kanunda mülakatın yapılacağı konu başlıklarına dikkat edilirse, öğretmene ilişkin sistemin “zafiyetle malul” olduğunun görüleceğini ifade etti.

Aydın, öğretmenlerin mevcut sınavların ardından mülakata alınacak olmasına şu sözlerle karşı çıktı:

“Eğitim fakültelerinde öğretmen olmaya dönük eğitim vereceksin, insanlara diploma vereceksin, merkezi sınava tabi tutacaksın, ardından alan sınavına sokacaksın. Bütün bu süreç boyunca kimin öğretmen olup olmadığını tespit edemeyeceksin; ancak 10 dakikalık mülakat sınavıyla kaşif edasıyla kimin öğretmen olup olmadığını tespit edeceksin! Şayet bu 10 dakikalık mülakat gerçekten isabetli bir ölçek ise o zaman merkezi sınava, alan sınavına ne gerek var? Yok, içinden geçmekte olduğumuz olağanüstü koşullar hasebiyle güvenlik algılaması üzerinden yapılıyorsa bu da vahim bir durumdur. Zira güvenlik soruşturmasını yürütecek mekanizma emniyet ve istihbarat birimleridir. MEB teşkilatının bu işlere bulaşması, ilgi ve görev kayması yaşamasıdır.”

“BÜROKRATİK GELENEĞİMİZDE MÜLAKATIN KEYFİLİK,

İLTİMAS İLE İLİNTİLİ OLDUĞU ORTADADIR”

“Nesnel, güvenilir olmayan bir ölçütü kanuna koymak yanlış olduğu gibi kanunda yer alıyor diye uygulamaya koymak daha büyük bir yanlıştır” diyen Aydın, mağduriyet ve adaletsizlik doğuran bu uygulamanın kaldırılması gerektiğini dile getirdi. Sistemdeki yapısal problemi hak ve adalet üzerinden çözüme kavuşturmak yerine derinleştirmenin, içinden çıkılmaz bir hale sokmanın MEB’i şaibe altına soktuğunu öne süren Aydın, bu durumun ülkenin eğitim ve öğretmen kalitesine de ağır bir darbe indirmek anlamına geldiğini bildirdi.

Aydın, Özgür Eğitim-Sen olarak Bakan Yılmaz’ın yapmış olduğu değerlendirmeyi izaha muhtaç bulduklarını belirterek, şöyle noktaladı:

“MEB Bakanı’nın eğitimin ve öğretmenin niteliğine ilişkin yapacağı en öncelikli iş, iş ve işlemlerin hak ve adalet ölçüsünde yürütülmesidir. Mevcut mevzuat bunu karşılıyorsa uygulaması, sıkıntı doğuruyorsa değişimine ön ayak olmasıdır. Mevcut kanunu ileri sürerek kamu vicdanını rahatsız edecek uygulamalara yol verilmesi uygulamayı kendi başına temize çıkaran bir gerekçe olmadığı gibi bizzat Sayın Bakan’ın açıkladığı öğretmen vizyonunu da daha baştan hükümsüz kılmaktadır.”

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam