Partisinin başına geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başlıca hedefi 2019 yerel, milletvekili ve Cumhurbaşkanı seçimleri. Bunun için ilk başta tüm bakanlıklardan altı ay içinde “yeni yol haritası” yani ile iç ve dış kamuoyuna anlatılacak yeni “başarı hikâyelerinin” ortaya çıkarılmasını istiyor.

Diğer yandan partisi örgütlenmesini de “gençleştirme” politikasıyla yenileceğini mesajını veriyor ve gerekçesini de “metal yorgunluğa” bağlıyor.
Teknik anlamda metal yorgunluk “sürekli olarak çalışan veya belirli bir miktar yükün sürekli uygulanması sonucu metal malzemelerin istenilen dayanım özelliğini yitirmesi” şeklinde tanımlanıyor. Örneğin bir makinenin parçalarının durduk yere kopması; yapısının bozulması metal yorgunluk olarak açıklanıyor. Metal yorgunluğu aşmak için o makinenin parçalarının yenilenmesi gerekiyor. Bu tanım AKP örgütleri için deyim yerindeyse “cuk oturuyor”
Ama bizce AKP kadar vatandaş da metalden çok “mental yorgunluk” var. Mental yorgunluk da kısaca akıl, zihin yorgunluğu olarak tanımlanıyor. Sorunlara çözüm bulamamanın getirdiği çaresizlik, zihnin aynı konulara takılarak âdeta patinaj yaparak çıkmazlara sürüklenmek, kafayı bir yerlere takmak, bıkkınlık, ileriye dönük plan yapamamak gibi ana başlıklarla ifade ediliyor. Kimileri bunu tükenmişlik sendromu, kimileri de depresyon başlangıcı olarak da açıklıyor.
İktidar partisi örgütlerinde yerel yöneticilerde metal yorgunluğu kendini 16 Nisan referandumunda gösterdi. Ancak 80 milyon insanın mental yorgunluğuna bakmak gerekir.
Ekonomik sıkıntılar, belirsizlikler, geleceğe yönelik kaygılar, yarın değil birazdan ne olacak sorusu bu mental yorgunluğu sürekli artırıyor. Bireysel sosyal, siyasi, hukuki, kültürel ve ekonomik güvensizlikler ve bunlara yönelik tehditler, yürütülen politikaları benimsememek ve bundan zarar görmek “akli” yorgunluğu kökleştiriyor.
Ülkede yaşanan mental yorgunluğun nedenlerini istediğiniz kadar çoğaltabilirsiniz. Hem bireysel hem de ortak noktalarda bu yorgunluğa neden olacak çok şey yaşandı, yaşanmaya da devam ediyor, edecek. En fazla mental yorgunluk veren işler, Ergenekon kumpaslarında başladı, 17/25 Aralık sürecinde daha arttı, 15 Temmuz’da zirveye çıktı.
Ülkenin en üst askerlerinin terörist diye suçlandığı ve içeri atıldığı günlerde yaşanan mental yorgunluk, bugün yerini devleti yıkmaya çalışan asker, memur, iş adamları derin örgütlenmesinin dehşet veren boyutlarının ortaya çıkmasıyla yaşanıyor. Görevi icabı Sayın Cumhurbaşkanın ailesinden, eşinden sonra en yakında olan kişinin bile aynı örgütten olması ve o güne kadar anlaşılamaması başlı başına bir mental yorgunluk.
Örgüt üyesi hâkimi sorgulayan hakimlerin, yıllarca aynı masayı, aynı odayı paylaşan memurların, aynı göstericiye cop sallayan polislerin bir bölümünün ertesi gün FETÖ’cülükten tutuklanmasına ‘nasıl oldu hiç anlayamadık” sorusunu sormanın, dahası bunların yıllarca hain oyunları ile hakları aldatılmış, kandırılmış olmanın getirdiği mental yorgunluğu gidermek için iyi psikolojik desteğe ihtiyaç var.
Bugünlerde çok konuşulan “at izinin it izne karışması” vakaları bile başlı başına mental yorgunluk.
Akıl vermek bize düşmez ama yol haritaları her alanda vatandaşın ve ülkenin “geleceği, yarınları ne olacak?” kaygılarının temelini oluşturan mental yorgunluğu gideren hedefler üzerine kurulmalıdır. Bu en büyük başarı hikâyesi olacaktır.