Dünün “meşhurlarından” medet uman siyaset; felsefesi olmayan, kendi kutsallarını tüketmiş, kişisel hırsların öne çıktığı ve sonun başlangıcında(metal yorgunluk) olan siyasettir!

Bu hali, 1999 ile 2002 seçim sürecinde, yakından izlemiş biriyim…
“Meşhur” simaların üzerinden, rakamları bölüp çarpıp toplayarak, sandık skoru oluşturmayı hedefleyen, halef selef iki genç başbakan; bu yöntemle ne kendi siyasi ömürlerini, ne de partilerinin ömrünü uzatabildiler!
DYP Genel Başkanı; Tansu Çiller,
ANAP Genel Başkanı; Mesut Yılmaz,
1999 seçimleri öncesi, ilk önce, Menderes soy isminin varisi olan merhum Aydın Menderes’in kapısını çaldılar, Partilerine davet ettiler. Davete gelen iki Genel Başkanının, merhum Aydın Menderes’i, oy skoru kaldıracı gibi görmeleri, bence en büyük gaflarıydı! Zira merhum Aydın Menderes’in, siyasetin ve düşün dünyamızın içinde, soy isminin avantajı  İle yer almadığını ve konu mankeni olmayacağını göremediler. (Bir başka yazımda, Aydın Menderes-RP ilişkisine değineceğim)
Aydın Menderes’ten eli boş dönen bu ikili; Özal soy isminin “meşhurluğunu” skor kaldıracı yapma hamlesiyle, merhum Korkut ve Yusuf Özal kardeşlerin peşine düştüler, onlarla yetinmediler, Ahmet Özal’la yeğen Hüsnü Doğanı da listeye eklediler.
Türkeş soy ismini unutacak değildiler ya, Transfer için Tuğrul Türkeş’e müracaat ettiler…
İyi de Seval Türkeş’siz olur mu? Onü da eksik bırakmadılar…
Yıldırım Akbulut,
Felan, filan…
Özallar; Tansu Çillerle ile Mesut Yılmaz’ın önlerine koyduğu ikbal teklifleri üzerinden, kendi aralarında miras kavgasına tutuştu ve iki parti arasında gitti geldiler(!)
Tuğrul Türkeş tez zamanda karar verdi ve Tansu Çillerin “meşhuru” oldu(!)
Eski Başbakan ve ANAP Eski Genel Başbakanı; Yıldırım Akbulut da, Tansu Çillerin “meşhuru” olmayı seçti(!)
Seval Türkeş’te, Tansu Çiller’i tercih etti(!)
“Meşhur” simalar listesini epey uzatabilirim de, vaktinizi almayayım diye burada kesip sadede geleyim…

Sayın Tansu Çillerin, Başkan Yardımcısı olacağına dair gazete haberlerini okuduğumda, ve epey bir süredir de, sayın Çillerin AKP Genel Başkanıyla olan mesaisine izliyor olmamdan dolayı, dünü hatırladım…
Ez cümle;
Anlayacağınız, batı cephesinde değişen bir şey yok…
Evet, AKP; dünün ANAP’ı, dünün DYP’si olma yolunda…
Ee, beraber yürünülen yollarında bir sonu var…

PAYLAŞ
Önceki İçerikKara leylekler Afrika’ya dönüyor
Sonraki İçerikBahçeli Atatürk için neden sessiz?
Gürcan Dağdaş
54. Cumhuriyet Hükümeti'nde Devlet Bakanı olarak görev yaptı. 22 Temmuz 2007 Genel Seçimlerinde, MHP'den Kars Milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisinin 23'üncü dönem üyesi oldu. Aralık 2013 yılında, MHP'den istifa etti. Toplumsal Çözülme, Kağıda Düşenler, Düşünceye Davet ve Fetret Dönemi Yazıları ismiyle yayınlanmış, dört kitabı var.