Geçen hafta yazmıştım “bir deli dünyayı karıştırıyor” diye, aynı yolda devam ediyor hız kesmeden. Seçim kampanyasının sözleri olduğuna inandığımız pek çok şeyi ciddi ciddi uygulamaya geçirmeye çalışıyor çiçeği burnunda başkan.

Siz bu satırları okurken kim bilir hangi skandal karara imza atıyor olacak bilinmez.
Ulusal güvenliği gerekçe göstererek Amerika’ya Müslümanların girişlerine yasak getiren kararnameye uluslararası tepkiler de büyüyor.
Şimdilik kabul edilmedi ama yarın ne olacağı bilinmez, çünkü başkan ısrarla böyle olacak derse eğer, olmak zorunda.
Müslümanlara karşı adına alınan bu tavra pek çok ülke tepki gösteriyor.

Ancak en yüksek ses Almanya’dan geldi. Almanya Başbakanı Angela hükümet sözcüsü Steffen Seibert’e yaptırdığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın Müslümanları ülkeye almama kararının “yanlış” olduğunu söyledi.
Teröre karşı mücadelenin, insanları kökenlerine veya inançlarına göre ülkeye sokmamak yoluyla verilemeyeceğini, Cenevre sözleşmesine göre savaştan kaçan sığınmacıların sığındıkları ülkelere kabul edilmesinin bir yükümlülük olduğunu da hatırlattı.
Merkel’in bu yüksek çıkışının ardından, İngiltere Başbakanı Theresa May partisi içindeki bazı milletvekillerinin eleştirisi üzerine Trump’ın aldığı kararı desteklemediklerini açıklamak zorunda kaldı.

Theresa May’in sözcüsü tarafından yapılan açıklama ise ne suyu ne sabuna dokunur bir şekilde.
Zaten haddine mi Amerika’yı eleştirmek?
İngilizler gelen tepkiler yüzünden, “ABD’deki göç politikası ABD hükümetinin işidir, tıpkı bu ülke için göç politikasının kendi hükümetimiz tarafından oluşturulması gerektiği gibi. Ama biz bu tarz bir yaklaşıma katılmıyoruz ve bu bizim izleyeceğimiz bir yaklaşım değildir. Yeni kararnamenin ne anlama geldiğini ve yasal sonuçlarının ne olduğunu ve özelde de bunun Birleşik Krallık vatandaşları için hangi sonuçlar doğuracağını inceliyoruz” gibi yuvarlak şeyler söyledi.
Bu şu demek Amerika’nın bileceği bir iş bizim vatandaşlarımıza dokunursa dokunur bir bakalım ne olur gibilerden saçma sapan bir açıklama yani.
Bu durumda Merkel ve yönetimini tebrik etmek gerekiyor en azından insan haklarına aykırı böyle bir ayrımcılığa cılız bir sesle değil gerçekten yürekli bir şekilde tepkisini koyduğu için.

Yeni dünya düzeni de pek çok şeyin değişeceğini artık anladık ve yavaş yavaş da kabulleniyoruz.
Ancak bu süreçler tarih boyunca hep kötü sonuçlarla bitmiştir.
Trump’ın, İki gün önce dediğini, üç gün sonra öyle değil böyle şeklinde değiştirmesine, aşırı milliyetçi be ırkçılığa varan yaklaşımlarına alışır mıyız, onu zaman gösterecek.
Ama nelere alışmadık ki?
Halkların derisi kalınlaştı su geçirmez halde artık.

PAYLAŞ
Önceki İçerikLastik tamirciliğinden vazgeçmedi
Sonraki İçerikSen hangi Türkiye’de yaşıyorsun?
Rana Elik
Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye'nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6'ya geçti,6 ay sonra Amerika'ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.