Almanya ile işler karışıyor. Türk uyruklu Alman vatandaşı olan gazeteci Deniz Yücel’in tutuklanması Almanya’da büyük tepki topladı.

Dışişleri Bakanı ve Merkel’in Yardımcısı Sigmar Gabriel’in büyükelçimiz Ali Kemal Aydın’ı görüşmeye çağırması yetmedi, devletin her kademesinden de sesler yükselmeye başladı.
Bu arada büyükelçinin gafı da dillere destan oldu.

Görüşmede Ali Kemal Aydın’ın Türkiye’de tutuklanan gazetecilerin gazetecilikten değil de suç örgütüne mensup olmaktan tutuklandıklarını söylerken Deniz Yücel için “kendisi gazeteci değil” dedi.
Sonuçta Berlin büyükelçisinin, Almanya’nın önde gelen gazetelerinden biri olan Die Welt gazetesinin bir muhabiri için “kendisi gazeteci değil” demesi şaşkınlık yarattı.
Bu arada medya kuruluşları kesintisiz tepkilerini göstermeye devam ediyor ve Angela Merkel’in Erdoğan ile hala ilişki kurması eleştiriliyor.
“Başbakan Merkel, Erdoğan konusunda çok uzun süredir fazlasıyla anlayışlı davranıp davranmadığı sorusunu kendisine yöneltmelidir. Sığınmacı krizinden bu yana Ankara kendini imtiyazlı bir ortak gibi hissediyor” diyorlar.

Türk hükümetiyle imzalanan mutabakatın Almanya’ya ulaşan sığınmacı sayısının büyük ölçüde gerilemesine yol açtığının herkes farkında ama bunun bedelinin de Alman Vatandaşı olsun olmasın birçok gazetecinin hapse girmesi ve sade insanların da özgürlüklerinin kısıtlanmasıyla ödendiğini vurguluyorlar.
Halkın mülteci politikası nedeniyle zaten rahatsız olduğu Merkel’e, son olarak Deniz Yücel davası ile birlikte seçim bile kaybettirebilir deniyor.
Tam da bu sıralar mültecilerin yaşadıkları yerlere de zaman zaman saldırılar yapılıyor.
Merak edilen Merkel’in, Türkiye’ye tavrının ne olacağı…