Almanya Başbakanı Merkel’in, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ortak düzenlediği basın toplantısında, terörle küresel mücadele konusuna değinirken, “İslamist terör” ifadesini kullanması şık olmadı.

Bu sözüyle Merkel, İslam diniyle terör arasında direkt bağ kurmuş oldu ki bunu kabul etmek mümkün değildir.
El Kaide’den El Nusra’ya, DEAŞ’tan IBDA-C’ye bazı terör örgütleri kendilerini “İslam dinine mensup mücahitler ” olarak nitelendiriyor. Ama bu nitelendirme onların gerçek İslam’la ilgili oldukları ve din adına hareket etme yetkisine sahip bulundukları anlamına gelmez.

İspanya ve Fransa’da yaşayan Bask kökenli topluluklara özgürlük isteyen ETA isimli bir örgüt vardı.
Bu örgütten söz ederken “Hıristiyanist terör” demek ne kadar yanlışsa Şu ya da bu amaç için mücadele verdiklerini ifade eden kimi terörist grupları “İslamist” olarak nitelendirmek de aynı şekilde yanlıştır.
Yine Kuzey İrlanda’nın Birleşik Krallık’tan bağımsız olması iddiasıyla terörist eylemler yapan kısa adı IRA olan İrlanda Cumhuriyet Ordusu adlı örgütü de “Hıristiyanist terör örgütü” diye tanımlamak büyük hatadır.

Terörün dini, imanı, ırkı, dili filan olmaz.
Onları şu ya da bu dinle bağlantılı göstermek istemek, o dine inanmış insanları rencide eder.

Bu açıdan, Erdoğan’ın Beştepe Sarayı’nda kabul ettiği konuğunun sözlerine itirazı doğrudur.
Merkel o sözleri sarayda değil de başka bir ortamda söyleseydi Erdoğan’ın tepkisi herhalde daha sert olurdu.

Almanya Başbakanı, teröre gerçekten karşıysa, yapması gereken şey, ülkesine sığınmış PKK ve FETÖ mensuplarını bir an önce Türkiye’ye iade etmektir.