Öyle bir medya oluştu ki yalan, iftira, asparagas ile çamur atma zirve yaptı ülkemizde.
BU haberleri yazan, denetleyen ve yayınlayanlara “gazeteci demek asla mümkün değil.
Yayınladıkları paçavraya gazete de asla denmez.

Televizyon ekranlarında yayınlananlar ise kimyasal bombalardan farksız yani insanlık için dahi suç sayılacak içeriklere sahip.

Sadece yazılı, işitsel, görsel ve sosyal medya camiası için değil Türkiye için apaçık yüz karasıdır.

Meral Akşener’e yönelik yapılan yalan, dolan, iftira ve asparagas gibi atılan saçma sapan çamurların bir miligramı dahi ona yapışmaz.

Sanmayın ki Meral Akşener bu atılan iğrenç çamurlardan yılacak, sanmayın ki parti kurmaktan vaz geçecek, sanmayın ki Cumhurbaşkanı adayı olmaktan vaz geçecek.
Hayır, hayır tam tersine Meral Hanım, benim iyi tanıdığım Meral Abla Türk siyasetindeki büyük boşluğu doldurmak, AKP’nin 15 yıllık iktidarına son vermek, Türkiye’yi içte ve dışta her alanda güçlü ve huzur dolu bir ülke yapmak için çalışacak, azimle daha çok çalışacak ve başaracaktır.

Prof. Dr. Ümit Özdağ ve Koray Aydın’a katılacak yeni kadroların hedefi önce 2019 yerel seçiminde sonra da Cumhurbaşkanı ve milletvekili ortak seçiminde başarılı olmaktır.
Türkiye yıllardır özlediği “ne sağcıyız, ne solcuyuz hep birlikte elele Türkiyeliyiz” sloganına çok yakında yeni partinin kurulması ile kavuşacaktır.

Gelelim işin hukuki boyutuna.
Türkiye’de her ilde basından sorumlu Cumhuriyet Savcıları vardır. Basılan her dergi, gazete ve benzeri bu savcıların elinden geçer.
RTÜK vardır tüm yayınları şikayet olsun olmasın izler, yasalara aykırı olanlara yaptırım uygular.

Basın kanunu vardır, yalan habere tekzip imkanı tanır ama çok zayıf hükümler taşıdığından tekzipleri yayınlamaz.

Ve bu utanç yayınları yaptıran patronlar vardır ki hiç ama hiç utanmazlar, sıkılmazlar tam tersine iktidarlardan maddi menfaat ve manevi destek alırlar yüzsüzce.
Devletin uçaklarında liderlerin özel davetlileri olarak yer alırlar, dev ihalelerden yararlandırılır, imar değişiklikleri ile özel rant sağlanarak taltif edilirler.
İşte Meral Akşener’e kuduz hayvan misali saldıran bir kısım çirkef grup bu menfaatler için varlardır.

Unutmadan vurgulayayım ki bu çirkef grup benzer saldırıları CHP için de Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu için de yapmaktalar.
Yandaş medya adı bile çok hafif kalmaya başladı.

Çirkef medya adı daha uygun olur bence.
Dosdoğru bir iktidar geldiğinde, yargı tam anlamı ile çalıştığında gerçek gazeteciler mesleklerini yapacak medya oluştuğunda bu çirkef grup bilinsin ki yok edilecektir.
Ve demokrasinin olmazsa olmazı olan tarafsız, özgür ve özerk medya gerçekleri halka duyurma görevini layıkıyla yapacaktır.

Gerçek gazeteciler hapishanelerden kurtulacak, onlara iftira atanlar, yalan haber yapanlar, çirkefler yarattıkları çamur dünyası içinde yok olup gideceklerdir.