Melih Gökçek’in suçu ne?

0
396

Bazı belediye başkanları için konu artık başka boyutlara ulaştı, rica, uyarı derken iş alenen “gitmezlerse sonuçları ağır olur” noktasına geldi.

Bu durumda bizim “sevgili” Büyükşehir Belediye Başkanımız, gitmiyor, direniyorsa, bu sözü hak eden suçu, kabahati ne? Bilen yok. Birisi de kalkıp sormuyor “Gökçek’in neden gitmesini istiyorsunuz, ne yaptı, neyi yapamadı da böyle gitmezse sonucu ağır olur diyorsunuz?” diye.
Bunu en başta soracaklar, yanı başındaki gazeteciler, ilk defa uçağa binmişler gibi ancak resim çektirmeyi biliyorlar. Sayın Cumhurbaşkanı konuyu açmaları için pas veriyor, “ağır sonuçları olur” diyor, bizim turist gazeteciler bulutları seyrediyorlar.

Yahu arkadaş, sorsana, Melih Başkanın neden gitmesi isteniyor? FETÖ’cü mü, cep telefonunda bylock mu var, yolsuzluk, rüşvet, hırsızlık, birilerine torpil, iltimas, kayırma, güzel mi yaptı, avanta lavanta işleri, şehrin kalburüstü iş adamlarıyla çıkar ilişkisi mi var, yapımına izin verdiği her kat karşılığı üzerine daire, villa mı aldı, her işten yüzde 10 komisyon mu kesti, yurt dışında para mı kaçırdı, Ankara’nın tapusunu üzerine mi geçirdi, kapalı kapılar ardında birilerine lâf mı etti, “Cumhurbaşkanlığına adayım mı” dedi? Başkanın 2019 seçimlerini, AKP’nin geleceğini olumsuz etkileyecek, büyük oy kaybına uğratacak ne gibi bir ayıbı, kabahati, suçu var?

Çevre ve Şehircilik Bakanı, Kadir Topbaş’ı aramış, o da “demek öyle, bir dakika burada durmam” demiş, gitmiş. Niye gitmiş, Topbaş’ın hatası ne, bilen yok. Haa “onun damadı FETÖ’cü filân çıktı bu bağlantı götürdü” iddiası denilebilir.

Peki, ya bizim başkan? Bir çuval dolusu dedikodu, önyargı, kulaktan dolma bilgiler, söylentiler. Kime sorsanız yüz buruşturularak verilen duygusal tepki.
Gökçek ve diğer gidenlerin görevlerinden “azil edilecek” kadar suçları, kabahatleri varsa yargıya gönderilsin. “Eğer istifa edersen seni başka yerde değerlendiririz” gibi “havuç” göstermeler bu aşamadan sonra söz konusu başkanları “aklamaz”. Kamuoyunu ikna edecek gerekçeler, belgeler, somut bilgiler açıklanmazsa, “metal yorgunluk” gerekçesi de yetmez, söylentiler gerçekmiş gibi kabul edilir. İşin daha berbat yanı, istifa etseler, “pazarlık yapıldı, korktular, dosyaları kapatıldı, istifa ettiler” denilecek. Gel de çık işin içinden.

Şimdi malum makamlar, elinde bilgisi belgesi olanlar açıklamıyorsa Melih Başkan açıklasın. “Eyyy Ankara, hakkını helâl et, beni şu nedenlerden dolayı istemiyorlar, bende gidiyorum” desin. Artık siyasette “kankalarla” yol ayrımına gelindiğine göre Başkan bunu yapmalı. Açıklamalarına bir de mal varlığını eklerse iş tamam olur.
Biz birkaç gündür eleştiriyoruz başkanı. Her zaman da eleştiririz, yeri gelir överiz ama gitmesinin nedeni veya nedenleri açıklanmadığı sürece sonu gelmeyen şehir dedikoduları üzerine yapışacaktır, dahası başkalarına da sıçrayacaktır

Biz, Gökçek’in yerinde olsak düzenleriz şöyle şaşaalı bir basın toplantısı, “şunu yaptım, bunu yaptım” diye üç saat anlatırız, en sonunda da “kimseye kırgın değilim, verdim istifayı, mutlu olsunlar” der, taksiye biner, gider, köşemize çekiliriz.
Bırak başkaları topu çevirsin Melih Başkan. Doğum günün tekrar kutlu olsun özlettirme kendini!