Ağabeyim Mehmet ve akrabam, arkadaşım Mehmet Oruç 3 gün arayla, ebedi dünyalarına ansızın uçtular… Geride hatıralar, anılar, öyküler ve izler, gözü yaşlı yakınlarını bırakıp gittiler.

Hani ya bir varmış bir yokmuş… N’eylersiniz ki, malın, mülkün sahibi Allah, vücudun sahibi toprak, insanoğluna kalır bir hamallık… Kimi güler, kimisi ağlar, ahla, vahla geçen ömürler. Vade yetmişse genç, yaşlı ayrımı hiç olmaz… Neticesinde birer cümlelik son saltanat! söylemi kalıyor, erkekse “ Er kişi niyetine” bayansa “Hatun kişi niyetine…” Ne musalla taşı ne de tabutun içindeki ses verir… “Her canlı ölümü tadacaktır” denilmesine rağmen insanoğlunun yapısında kabullenmemek yatar… Yüce Allah’ım her iki Mehmet ağabeye de rahmet eylesin, geride kalanlarına hayırlı ömürler ihsan etsin.

PAYLAŞ
Önceki İçerikHalkKart 66 bin 500 vatandaşa ulaştı
Sonraki İçerik15 Temmuz’dan ders almak
Salim Taşçı
Yozgat Sorgun’da, kargaların nohutları telef ettiğinde, güzün 18 Eylül 1945’de doğdu… 57 yıldır Ankaralı… 1962 yılında gazeteciliğe başladı. Milliyet, Tercüman, Adalet ve Tasvir’de çalıştı. 9 öyküsü sinema filmi yapıldı. Şimdi Sonsöz’de yazıyor.