Kışlalarda zehirlenme olayları bitip tükenmiyor. Bu nedenle bir asker şehit oldu, binlerce asker hastalandı. Bu böyle gitmez. Eski düzene dönmeli.

Yani, kışlalar için hazırlama işi ihaleyle özel firmalara verilmemeli, bizzat askerler tarafından yerine getirilmeli.
++
Askerliğimi Manisa Kırkağaç’ta yaptım.
Burada yemek hazırlama işini sivil hayatında aşçı ya da aşçı yardımcısı olarak görev yapmış askerler üstlenirdi.
Onlara nöbetleşe “mutfak mangaları” hizmet verirdi.
“Mutfak mangaları”nda defalarca görev aldım.
Başımızdaki komutan önce ellerimizi güzelce yıkamamıza nezaret ederdi.
Sonra önümüze çuvallar dolusu soğan, patates konulur, onları aşçı ya da yardımcısının gösterdiği şekilde temizleyip doğramamız istenirdi. Zaman zaman pirinç, bezelye, barbunya, fasulye ayıkladığımız da olurdu.
Yemekler baştan sona mutfakta görevli komutanın nezaretinde pişer, daha sonra yemekhaneye taşınırdı. Burada tabaklara servis edilir, dua yapılır, komutanın, “Afiyet olsun” dileğine “Sağ ol” diye yanıt verildikten sonra oturulup afiyetle yenirdi.
++
Tıkır tıkır işleyen, bir askerin bile zehirlenmesine yol açmayan böyle bir sistemden neden vazgeçildi, anlamak mümkün değil…
“Efendim, askerlik süresinin kısalması kışlalarda işgücü açığına neden oldu. Bu yüzden yemek işi özel firmalara ihale edilmek zorunda kalındı” gerekçesi kabul edilemez.
++
Özetleyecek olursak:
Kışlalarda yemek hazırlama işi yeniden Mehmetçik tarafından yapılmaya başlanmalı.
Böylece, muhtemel provokasyonlar önleneceği gibi, milyonlarca lira kamu kaynağının çarçur edilmesinin de önüne geçilir.

PAYLAŞ
Önceki İçerikMafyavari ihaleler var
Sonraki İçerikSıra metal yorgunu kaymakamlarda
Nuri Kayış
Gazeteciliğe 1977 Son Havadis gazetesinde başladı, Hür Anadolu, Başkent, Ulus, Günaydın ve Sabah gazetelerinde çalıştı. RTUK Başkanlığı yapan yazarımızın 14 adet yayınlanmış kitabı bulunmaktadır.