Masumiyet Öyküleri’ sergisi açılıyor

57

Unesco ve Unep dahil kırkın üzerinde ulusal ve uluslararası ödülün sahibi Timurtaş Onan’ın ‘Masumiyet Öyküleri’ sergisi Galeri Ark’ta  12 Nisan – 8 Mayıs tarihleri arasında sanatseverlerle buluşuyor.

İstanbul doğumlu sanatçı Timurtaş Onan, fotoğraf çalışmalarına 1980 yılında başladı. 25 yıldır profesyonel olarak  çalışıyor. Bugüne kadar yurtiçi ve yurtdışında birçok etkinliğe katıldı, sergiler açtı.  Ulusal ve uluslararası yarışmalarda jüri üyesi olarak yer aldı. Sanatçının eserleri Türkiye ve yurt dışında kurum ve özel koleksiyonlarda yer almaktadır. Sanatçı Unesco ve Unep dahil kırkın üzerinde ulusal ve uluslararası ödülün sahibi. Bu günlerde fotoğraf atölyeleri gerçekleştirmekte, çeşitli sergilerin kürasyonunu yapmakta ve yeni fotoğraf projeleri üzerinde çalışmaktadır.

FOTOĞRAF SANATÇISI ERHAN ŞERMET SERGİ İÇİN BİR ÖNSÖZ YAZDI

‘Masumiyet Öyküleri’ sergisi için önsöz yazan fotoğraf sanatçısı Erhan Şermet, şunları söyledi:

“İçinde yaşadığımız ve bizi tüm diğer canlılardan ayırdığını, üstün kıldığını söyleye geldiğimiz kültürün çıkış noktası kaçınılmaz olarak doğanın ta kendisidir. Ama biz, şehir insanları artık doğanın içinde yaşadığımızı iddia edemeyiz. Doğa bizim için çerçevelenerek ayrılmış yabancı bir alan, bir park peyzajı ya da televizyon ekranındaki ilginç bir görüntüdür.

Oysa yaşamımızın taze itici gücü doğayla olan karşılıklı ilişkimizdeki sihir ve şaşkınlıktır. Timurtaş Onan Batı Toroslar’da dağ köyleri ve yaylalarda çektiği fotoğrafları ile bizi tam da böylesi bir deneyimin şiirsel tanıklığına davet ediyor. Elbette insanın olduğu her yerde olduğu gibi burada da bizi insan kılıp ayakta tutan doğaya o kümülatif cevabımız, kültür var. Ama buradaki yaşamda doğa kendisi olarak var ve insanla karşılıklı konuşuyor, sürpriz ve kendiliğindenlik var, hala masumiyetten söz edilebilir.

Fotoğrafları incelerken kimi zaman insan yapısı olanla doğal arasındaki sınırın belirsizleştiğini hissediyoruz. Çobanların yaptığı barınaklar doğrudan çevredeki doğal taşların yeniden dizilişi; manzara içinde her şey birbirini tamamlıyor, ödünç alma ve yana yana var olma hali var. Bir genç kızın taze enerjisi yanında poz verdiği çiçek açmış badem ağacıyla bir, insanlar sırtlanıp taşıdıkları yeşil dallara yabancı değiller, biliriz ki toprak burada kimsenin ellerini kirletmez, günler saatlerle ölçülmez.

Onan’ın fotoğrafları bize alışageldiğimizden başka türlüsünün mümkün olduğunu hatırlatıyor;  hala sihir ve şaşkınlık, fayda hesabının ötesinde insanla doğa arasındaki o kendiliğinden ilişki var, öyleyse hala umut da var.”