Zeytinin erken kararması nedeniyle ürün alımlarına 22 Ekim’den itibaren başlayan Marmarabirlik, 2016-17 ürün alım fiyatlarını açıkladı. Alım kampanyasında tavan fiyat 180 dane için 8.30 TL olarak belirlenirken, taban fiyat ise 410 dane için 3 TL olarak karara bağlandı.

Yağlık zeytin fiyatı ise 2.25 TL olarak belirlendi.
Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa, zeytinin erken olgunlaşması nedeniyle ürün alımlarına 22 Ekim’den itibaren başladıklarını belirterek, kampanya kapsamında 8 kooperatif bölgesindeki toplam 25 bin ortaktan 56 bin ton ürün beyanı alındığını ve bu yıl kotasız alım bildirdi.

Asa, şöyle dedi:”Rekolte beyan döneminde Gemlik Kooperatifi’nde 3 bin 300 ton, Mudanya Kooperatifi’nde 13 bin 500 ton, Erdek Kooperatifi’nde 10 bin 500 ton, Orhangazi Kooperatifi’nde 3 bin 100 ton, İznik Kooperatifi’nde 11 bin 700 ton, Edincik Kooperatifi’nde 9 bin 100 ton, Mürefte Kooperatifi’nde 4 bin 300 ton ve Marmara Adası’nda da 500 ton rekolte beyanı alınmıştır. Ortaklarımız Marmarabirlik alım planıyla uyumlu rekolte beyanı vermişlerdir. Dolayısıyla Marmarabirlik bu yıl kotasız alım yapacaktır.”

Marmarabirlik’in piyasa koşullarını göz önüne alarak ürün fiyatlarını belirlediğini söyleyen Asa, “15 Temmuz sonrası satışlarda yaşanan olumsuzluklara rağmen Marmarabirlik ortaklarının yüzünü yine güldürmüştür. Görev başına geldiğimiz günden bu yana ortaklarımıza verdiğimiz bütün sözleri harfiyen yerine getirdik. En başında üreticimiz bize güvensin demiştik, yine sözümüzü tuttuk” ifadelerini kullandı.

YAĞLIK ZEYTİNE 2.25 TL

Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa, 2015-16 ürün alım kampanyasında ince ve orta taneli ürüne yüzde 74 oranında zam yapıldığını anımsatarak, bunun yağlık zeytinin fiyatının 3.10 TL’ye kadar çıkmasından kaynaklandığına dikkat çekti. Bu yıl yağlık zeytin fiyatlarının ortalama 2 TL civarında olduğunu kaydeden Asa, şöyle konuştu:

“Biz bu yıl yine 2.25 fiyat açıklayarak üreticimizin yanında olduk. Yağlık zeytin fiyatı, günün piyasa koşullarında artabilir veya düşebilir. 2016-17 ürün alım kampanyası kapsamında baş barem fiyatımız ise 8.30 TL olup, taban fiyatımız da 3 TL’dir. 410 taneden daha ince olan ürünler yağlık olarak alınacaktır. Kampanyanın başladığı günden bu yana fiyat araştırması yapmaktayız. Dolayısıyla açıkladığımız fiyatların piyasa koşullarının altında olmadığını çok iyi bilmekteyiz.”
Marmarabirlik olarak 2016-17 yılında ürün alımı için 230-250 milyon TL’lik bütçeyle yola çıktıklarını belirten Asa, ürün alım bedellerinin yüzde 60’ının peşin ödeneceğini, kalan kısmı için kampanya bittikten sonra değerlendirme yapılacağını açıkladı. Asa, Marmarabirlik’in ürün ödemeleriyle ilgili herhangi bir sıkıntısı olmayacağının da altını çizdi.

FİYATLARI ARZ-TALEP BELİRLİYOR

Başkan Asa, ürün alım fiyatlarının piyasadaki arz talep dengesine göre oluştuğuna işaret ederek, şunları söyledi:
“Marmarabirlik’in meşakkatli bir alım sistemi olmasından dolayı kilogram başına 2.5 TL olan üretim maliyeti, örneğin 8 TL olan taban fiyatta yüzde 30 civarında olurken, 3 TL’ye aldığımız üründe yüzde 80’lere tekabül etmektedir. Bu maliyet hesabı göz önüne alındığında, gerek kooperatif bölgelerinde gerekse kuraklıktan dolayı diğer bölgelerde ince ve orta taneli ürün miktarı daha yüksek olduğu için, Marmarabirlik’in vereceği fiyat ne olursa olsun, genel olarak ince ve orta taneli üründe düşüş eğilimi olacaktır. Demek ki arz talep dengesi sadece Marmarabirlik’in fiyatlarına göre oluşmamaktadır. Marmarabirlik’in aldığı ürün 50 bin ton, ülke genelindeki sofralık zeytin üretimi 430 bin tondur.”

“İNCE TANELİ ÜRÜN ÇOK”

Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa, bu yıl ülke genelinde çok yüksek miktarda ince taneli ürün bulunması sebebiyle ince tanede fiyatların geçtiğimiz yılın seviyelerinde olmadığını vurgulayarak, şöyle dedi:

“Zeytinyağı fiyatlarının düşmüş olmasının ince taneli zeytin fiyatlarına yansıyacağını herkes çok iyi bilmektedir. Hiçbir ortağımız ben kazanayım da Marmarabirlik ne yaparsa yapsın, bana ne dememelidir. Tam tersine böyle bir süreçte piyasa koşullarının üzerinde ürün alımı yaparsak bizleri uyarmalıdır.”

“ZARAR EDERSE, ALAMAZ, SATAMAZ, ÖDEYEMEZ”

Başkan Asa, Marmarabirlik’in varlık ve karlılığını sürdürebilmesi için piyasa koşullarında ürün almak zorunda olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Marmarabirlik, aldığı ürünün her kilogramından zarar ederse, bir yılda ortalama 40 bin ton üründen milyonlarca lira zarar eder ve öz kaynaklarından yemeye başlar. İki sene sonra ürün alamaz, satamaz ve ürün bedellerini ödeyemez hale gelir. Öncelikle hepimiz Marmarabirlik’i düşünmek zorundayız. Bir yıllık kazanç olarak düşünürsek büyük hata yapmış oluruz. Marmarabirlik, ortaklarımızın kötü gününde sigortasıdır. Ortaklarımız hiçbir zaman unutmamalıdır. Hem kotasız alım yapacaksınız hem yüksek fiyata satacaksınız hem de ödemeleri peşin yapacaksınız. Günün piyasa koşullarında böyle bir ticaret yoktur ve bunun adı da kooperatifçilik değildir. Her yıl üreticinin yanında olmamıza rağmen Marmarabirlik’ten piyasaya koşullarının üzerinde fiyat beklenmemesi gerekir.”

“ORTAKLAR KURUMUNA SAHİP ÇIKMALI”

Üreticinin kooperatifine sahip çıkması gerektiğini belirten Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı, bugün ürün almak isteyen tüccarın yarın üreticinin yanında olma garantisi bulunmadığını söyledi. “Her zaman olduğu gibi 10 gün sonra piyasada yine tek başına Marmarabirlik kalacaktır” diyen Asa, Marmarabirlik’in her yıl, her gün üreticisinin yanında olduğunu, bundan sonra da üreticinin yanında olmaya devam edeceklerini kaydetti. Ortakların da Marmarabirlik’e sahip çıkmaları gerektiğini söyleyen Asa, şöyle devam etti:

“Ortaklarımız şunu çok iyi bilmeli ki 2010 yılından bugüne kadar, ürün alımları, satışlar ve yatırımlar yönünden Marmarabirlik’te olumlu gelişmeler yaşanmaktadır. Bu kurum zarar eden ve ürün bedellerini bir yıl sonra ödeyen bir durumdan, çok alan, çok satan ve ürün bedellerini kampanya bitiminde hemen ödeyen, sürekli yatırım yapan, her geçen yıl satışlarını artıran bir kurum haline gelmiştir. Aynı zamanda ürün bedellerinin tamamını kendi öz kaynaklarından 1 TL kredi kullanmadan ödemektedir. Bu sistemin bozulmasını istemiyorsak, Marmarabirlik’in bütün ortakları olarak kurumumuza sahip çıkmalıyız.”