Marangoz hatalı yargının adli yılı da topal başladı.

Anlatayım.
Adalet kavramının 3 önemli ayağı vardır. Hakim, Savcı ve Avukat.
Hakim; karar makamıdır.
Savcı; iddia makamıdır.
Avukat; savunma makamıdır.
Kürsüler 2-3 basamak yukarıdadır.
Avukatlar ise müvekkillerinin yanında alt seviyede yer alırlar.
Türkiye’de tüm hukukçular tarafından, “marangoz hatası” olarak adlandırılan çok önemli hukuksal ve fiziksel hata vardır.
Savcılar iddia makamı olarak hakimlerle ayni kürsüde yan yana otururlar. Sık sık birbirleri ile fısıltılı konuşurlar yani paslaşırlar.
Yani iddia makamı olan savcı ile karar makamı olan hakim dava süresince işbirliği halindedir.
Alt seviyede olan avukatlar ise müvekkillerini hem  hakime karşı hem de savcıya karşı savunmak durumundadır.
Alt seviye derken avukatları asla küçük düşürmek gibi bir niyetim olmadığını, fiziki olarak mahkeme şartlarını vurgulamak amacıyla tanımladığımı da peşinen söyleyeyim.
Aslında tüm hukukçular da kabul ediyorlar ki savcılar da avukatlar ile aynı seviyede olmaları gerekir.

İşte “marangoz” hatası denilen yani hakimler için 2-3 basamak yukarıda imal edilen kürsüyü imal eden marangoz hata yapmış da savcı ile hakimin yan yana oturmasını sağlamış.

Elbette aslı adalet sistemindeki, yargı uygulamasındaki hatadan kaynaklanmaktadır.
Adalet Bakanlığı istese bir adli tatilde bu marangoz hatalarını düzeltebilir.
Zaman zaman barolar bu marangoz hatalarının düzeltilmesi için çağrı yaparlar ama ne iktidar buna yanaşır ne de muhalefet partileri bu konuda bir siyaset gündemi yaratırlar.
Hani denir ya, “böyle gelmiş böyle gider” diye.

Şimdi bu marangoz hatalı yargıdan günümüzün adalet yapısına geçelim.
Yeni adli yıl dün topal başladı.

Çünkü Türkiye Barolar Birliği adli yıl açılış törenini “kürsüden konuşma hakkı verilmediği” gerekçesi ile boykot ederek katılmadılar.

Hakimler, savcılar mutlu oldular mı acaba?
Her gün duruşmalarda birlikte oldukları yargı sisteminin olmazsa olmaz mesleği olan avukatlar adli yıl açılışında aralarında yer almadılar ki bir ayağı olmayan yargı topal kaldı.
Yerden göğe kadar haklılar.

Savunma makamı olan avukatlar yargının olmazsa olmaz şartıdır. Bakın kahpe FETÖ sanıklarını hiçbir avukat savunmak istemedi ama anayasa ve yasa gereği hakimlerin talebi ile tüm sanıklara barolar tarafından savunmalarını yapmaları için resmen ve hatta zorla avukatlar görevlendirildi.

Geçen yıl sarayda yapılan ve çok eleştirilen Adli Yıl açılış töreni dün Yargıtay’da yapıldı ve önemli bir hatadan dönüldüğü vurgulanıyor.
Mekan değişikliği yargı tarafsızlığını, bağımsızlığını asla sağlamaz ki.

SIRF ALKIŞLAMAK İÇİN GİTMEYİZ

Yargıtay tarafından düzenlenen Adli Yıl açılış törenine dinleyici olarak davet edilen Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, “Biz gerçek sorunların hiç kimseden çekinilmeksizin konuşulmadığı bir yere sırf alkışlamak için gitmeyiz” diyerek katılmadı.

Feyzioğlu’na neden gitmediğini sorduğumda, “ 3 yıl öncesine kadar Türkiye’de çok doğru ve sağlıklı bir yargısal gelenek vardı. Yargıtay Başkanı ve Türkiye Barolar Birliği, yargının sorunlarını, devleti yönetenler ve yönetmeye talip olanlar önünde konuşurdu. Söylediklerimizin doğruluğundan rahatsız olanlar, sudan bahanelerle bu konuşmanın dayanağı olan kanun maddesini değiştirdiler.

Yine de kanunda açık hüküm olmasa da uygulama devam edebilirdi. Ancak Yargıtay siyasi iktidarın dediğini yapmayı tercih etmiştir. Bizi Adli Yıl açılışına konuşmacı olarak değil, dinleyici olarak davet etmiştir. Anlaşılan kendi kendilerine konuşup, kendi kendilerine dinleyecekler. Doğruların söylenmesinden ve duyulmasından bazıları memnun olmuyor demek ki” diye yanıt verdi.