Medyada “ hesaplaşması”, “ cinayeti”, “ çatışması” gibi haberleri çok sık okumaya başladık. Daha üç gün önce İstanbul Güngören’de iki grubu arasında silahlı çatışma çıktı, bir kişi öldü, üç kişi yaralandı.

Avrupa gol kralı da olmuş milli futbolcumuzun adının karıştığı bir mafya olayını da günlerdir gazetelerden takip ediyoruz. Futbolcunun alacaklarını tahsil için bir mafya grubuyla anlaştığı iddia ediliyor.
Yine birkaç gün önce bir mafya grubu, bir cezaevinden diğerine nakledilecek liderlerini yol keserek kaçırmayı planladı. Girişim son anda fark edilerek önlendi.
Dün okuduğumuz bir haber ise tüm mafya haberlerinin üzerine tüy dikti adeta. Bir mafya grubu, yurda kaçak otomobillerin yanı sıra kaçak helikopter de getirmiş.
Uyuşturucu, sigara, silah, kumar, fuhuş, organ mafyaları adeta atıyor.
Çok satan kitapların korsan baskılarını yapıp piyasaya süren, okulların servis işlerini hava parası karşılığında dağıtan mafyaların yanı sıra, bazı yerlerde hamalların çalışmasını düzenleyen mafya bile var. İhale, otopark, çekici, sahte plaka, işportacı, naylon fatura, tarihi eser, altın-pırlanta, bar-pavyon mafyalarının da haklarını yemeyelim, onlar da “tam mesai” çalışıyorlar doğrusu.
++

Peki niye böyle oldu?
Bu sorunun yanıtı çok basit:
Bir ülkede devlet otoritesi zayıflar, hukuk iyi işlemezse meydan mafyaya kalır. Elinizdeki çekin tahsilatını mahkemeler yoluyla almak istediğinizde yıllarca uğraşmak zorunda kalıyorsanız mafyaya gidersiniz, çek bedelinin yarısını öder tahsilatı bir günde yaptırırsınız.
Mafyayı önlemek istiyorsak, hukuk devletini egemen kılmalıyız.
Güvenlik birimlerinin tıkır tıkır çalıştığı, mahkemelerin doğru ve hızlı karar verdiği bir ülkede mafya ayakta kalamaz.

PAYLAŞ
Önceki İçerikDündar Taşer ve Büyük Türkiye
Sonraki İçerikKendini ye, bitir..!
Nuri Kayış
Gazeteciliğe 1977 Son Havadis gazetesinde başladı, Hür Anadolu, Başkent, Ulus, Günaydın ve Sabah gazetelerinde çalıştı. RTUK Başkanlığı yapan yazarımızın 14 adet yayınlanmış kitabı bulunmaktadır.