Cumhurbaşkanı , Ankara’dan İstanbul’a doğru yürüyen CHP’lilere seslenerek, “Yollarda yürümeniz Hükümetimizin bir lütfudur” dedi.
Acaba öyle mi?

Anayasa’nın 34’üncü maddesi, “Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir” diyor, bu hakkın ancak milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla kanunla sınırlanabileceğini vurguluyor.
Yani, CHP’lilerin adalet sisteminin taraflı olduğuna ilişkini kaygılarını gündeme taşımak, bu konuda Hükümeti uyarmak amacıyla Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde Ankara’dan İstanbul’a başlattıkları yürüyüş Anayasa’ya aykırı değildir, aksine Anayasa’nın tanıdığı bir haktır.
++
Anayasa’nın 26’ıncı maddesinde ise, “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar” diye yazıyor.
CHP’nin “Adalet” isteyen pankartlarla yürüyüşü bu madde gereğince de meşrudur.
++
Söz konusu yürüyüş, uluslararası hukuka da uygundur, temel insan haklarından biridir.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Bildirgesi’nin 20’inci maddesinde, “herkesin barışçı yoldan toplanma hakkına sahip olduğu” ifadesi yer alıyor.
++
İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 10 ve 11’inci maddelerinde ise şöyle deniliyor:
-Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğünü, kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir alma ve verme özgürlüğünü de içerir.
-Herkes barışçı amaçlarla toplantılar yapmak, dernek kurmak, ayrıca çıkarlarını korumak için başkalarıyla birlikte sendikalar kurmak ve bunlara katılmak haklarına sahiptir.”
++
Son söz olarak diyeceğim şu:
Ankara’dan İstanbul’a doğru yapılan barışçı yürüyüş, CHP’lilere iktidar tarafından tanınmış bir lütuf değil, uluslararası hukuka da, ulusal hukuka da tamamen uygun bir eylemdir.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...