Daha yeni, Avrupalı Irkçı partilerden bahsederken Fransız Marin Le Pen’in Fransa’daki yükselişini anlatmıştım…

Evvelki gün Le Pen’in dokunulmazlığının kaldırılması yönünde sürpriz bir gelişme oldu.

Avrupa parlamentosu hukuk komisyonu Le Pen’in dokunulmazlığının kaldırılması yönünde görüş bildirdi.

Buraya kadar gelinmesinin sebebi Le Pen’in 2015 yılında şiddet içeren görüntüler yayınlamasıydı.

Tanınmış bir Fransız gazetecisinin partisi ile IŞİD arasında paralellikler bulunduğu şeklindeki iddiasına Twitter hesabından, IŞİD’in cinayet görüntüleriyle karşılık veren Marin Le Pen savcılık tarafından İfade vermeye çağırılmıştı.

“Dokunulmazlığım var” diyerek ifade vermeyi reddeden Le Pen, işin içinden öyle hemen sıyrılamadı.

Savcılar bu işin peşini bırakmadılar. Sonuç, dokunulmazlığın kaldırılmasına kadar geldi. Şimdi bu talep, yani dokunulmazlığının kaldırılması, Perşembe günü Avrupa Parlamentosu genel kurulunda görüşülecek.

Tabi eğer Le Pen’in dokunulmazlığının kaldırılması kararı verilirse daha önce “dokunulmazlığım var” deyip gitmediği savcılığa gidip ifade vermek zorunda kalacak. Ama bu durum aşırı sağcı liderin oylarını azaltmaya yetmedi. Anketlere göre hala Marine Le Pen’in Nisan ayındaki ilk tur cumhurbaşkanlığı seçiminin favorisi olduğunu gösteriliyor.

Daha önce yazdığım gibi Avrupa’da ırkçı yükseliş var bunu hiçbir şey değiştiremiyor. Ama benim burada belirtmek istediğim husus, Avrupa’da şiddet görüntülerini yaymanın, şiddeti destekliyor olmakla eşdeğerdir tutulmasıdır. Aynı zamanda suçtur. Avrupa’da öyle vahşet görüntüleri televizyonlarda pek detaylı yayınlanmaz. Bana göre de olması gereken bu zaten.

Buralarda hiç mi cinayet işlenmiyor, tecavüz olmuyor?

Elbette var ama bunların çoğu, ya haber olarak verilmiyor ya da verildiğinde detaya hiç girmeden görüntüsüz geçiliyor.

Yani bizim tamamen alışmadığımız bir şekilde habercilik yapıyorlar. Biz yıllarca kanlı görüntüleri verip çocukları hiç düşünmedik.

Sonunda mozaiklemeyi başardık (!) Buda ayrı bir tartışma konusu olarak gündemimizde kalsın…