Ana Sayfa Ekonomi Lavanta devrimi

Lavanta devrimi

87
PAYLAŞ
BURDUR'DA LISINIA DOGA YASAM ALANI KURUCUSU OZTURK SARICA'NIN, AKCAKOY'DE MADENCILERDEN ONCE DAVRANARAK KIRALADIGI KROM MADENI YATAGI BULUNAN 670 DEKAR ARAZIYE EKTIGI LAVANTALAR CICEK ACTI.(FOTO:BURDUR-DHA)

Burdur’da antikanser proje olarak yaklaşık 12 yıl önce kurulan, Türkiye’de yaban hayvanlarının rehabilitasyonun yapıldığı en büyük merkeze de sahip Lisinia Doğa Yaşam Alanı’nın kurucusu veteriner hekim Öztürk Sarıca, Burdur Gölü’nün kurumasını engellemek ve bölgedeki su kaynaklarının korunması amacıyla az su tüketen, ekonomik geliri yüksek aromatik tıbbi bitkilerin üretimine başladı.

‘Organik Köy’ olarak da bilinen alanda ilk olarak gül ve lavanta üretimine başlayan Öztürk Sarıca, ikinci projesi Lavanta Deresi’ni geçen yıl başlattı.
MADEN OCAĞI YERİNE LAVANTA
Burdur’un Yeşilova İlçesi’ne bağlı, yazar Fakir Baykurt’un köyü Akçaköy doğumlu Öztürk Sarıca, bu bölgede yoğun faaliyet gösteren mermer ve krom maden ocaklarının ciddi oranda olumsuz etkilediği doğal hayatı ve Salda Gölü ile 30 yıl önce kurutulan Çorak Göl’ü besleyen su kaynaklarını korumak için bölgede bir devrim yarattı. Bölgede yoğun olan büyükbaş hayvancılığın iki gölün su kaynaklarının tüketimini durdurmak için Akçaköy’de 670 dekar alan kiralayan Sarıca, 400 dekara lavanta, 200 dekara adaçayı, 70 dekara da kekik ekimi yaptı. 670 dekar araziyi tıbbi aromatik bitki alanına dönüştüren Sarıca’nın lavantaları bu yıl ilk kez açtı.
FAKİR BAYKTURT’UN KÖYÜ’NDE LAVANTA DEVRİMİ
Görsel şöleni andıran lavanta tarlalarına günde 150’nin üzerinde ziyaretçi gezi düzenliyor. Lisinia Doğa Yaşam Alanı’nın bulunduğu Karakent Köyü ile Akçaköy’deki toplam lavanta üretim alanının 650 dekara ulaştığını belirten Öztürk Sarıca, bu yıl Lavanta Deresi’nde ilk hasadın yapılacağını kaydetti. Lavanta Deresi projesinin köylü gençlere de örnek olduğunu belirten Sarıca, köylü gençlerin de aşırı su tüketimine neden olan büyükbaş hayvanlığı bıraktıklarını ve 400 dekarda lavanta dikimi yaptıklarını söyledi.
KURUYAN GÖLDE 6 MİLYON TON SU BİRİKTİ
Yeşilova bölgesindeki toplam lavanta dikiminin 1000 dekarı aştığını belirten Öztürk Sarıca, “Salda Gölü’nün su tutma seviyesi yükseldi. Bu sayede yine 30 yıl önce kurutulmuş Çorak Göl’de 6 milyon tona yakın su birikti” dedi.
Sarıca, etrafındaki 50’nin üzerinde mermer ocağı nedeniyle uğrak yerleri olan Yarışlı Gölü’nü terk eden flamingoların yeni barınma alanının, Çorak Göl olduğunu dile getirdi.
30 ÜLKEDE TANITIM
Lisinia projesinde son 6 yıldır 100 bini aşkın yerli ziyaretçi ve 10 bine yakın yabancı gönüllüye ulaştıklarını belirten Öztürk Sarıca, Lavanta Deresi projesinin Lisinia’nın yabancı gönüllüleri aracılığıyla 30’a yakın ülkede tanıtımına başlandığını söyledi. Tanıtımın ülkelerin sivil toplum örgütleri, üniversiteleri ve halk düzeyinde gerçekleştiğini kaydeden Sarıca, “Dünya sularına sahip çıkılması için uluslararası alanda da aromatik bitki projesini anlatmaya çalışıyoruz” dedi.
TÜRKİYE’DE 14 İLDE, 2 BİN DEKARI AŞTI
Aynı çalışmanın Türkiye’de de yürütüldüğünü belirten Öztürk Sarıca, birçok ilden lavanta üretimi talebi aldıklarını açıkladı. Bu kapsamda son 1 yılda lavanta fide üretiminin de yapıldığını belirten Sarıca, “Türkiye genelinde toplam 2 bin dekarı aşkın lavanta öbeği dağıtımı yaptık. Hedefimiz ülkemizin sularını da aromatik bitkilerle korumak ve gelecek nesillere yeşil, yaşanabilir bir doğa bırakmak. Bugüne kadar Muğla, Çorum, Çanakkale, İzmir, Balıkesir, Denizli, Afyonkarahisar, Ankara, Gaziantep, Konya, Isparta, Antalya, Eskişehir ve Aydın’a lavanta dikimi yaptık. Burdur’da da yaygılaştı” dedi.
KÜRESEL ISINMA NEDENİYLE 3 HAFTA ERKEN AÇTI
Normalde temmuz ayı başında çiçek açmaya başlaması gereken lavantaların küresel ısınmanın etkisiyle haziran ayının ilk haftasından itibaren açmaya başladığını anlatan Sarıca, “Lavantalar üç hafta erken çiçek açtı. Yaklaşık 2.5- 3 ay çiçekli kalması gerekirken aşırı sıcaklar nedeniyle 1.5 ay sonrası, yani önümüzdeki haftalarda hasadına başlayacağız. Çünkü sıcaklık çok fazla ve bitkilerin zarar görmemesi için hasadın erken yapılması gerekir” diye konuştu.
DOĞA EKONOMİSİ
Türkiye’de de gün geçtikçe küresel ısınmanın etkilerinin artık fazlasıyla yaşanmaya başladığını dile getiren Sarıca, “Bu da bizim doğru zamanda doğru iş yaptığımızı gösteriyor. Türkiye’nin bir an evvel sulu tarımı bırakıp, sulak alanlarını ve içme sularını korumak için aromatik bitki ve küçükbaş hayvancılıkla doğa ekonomisine ağırlık vermesi gerekiyor. Aksi halde içme suyu kaynaklarımızı kaybedeceğiz ve Türkiye daha da kavrulacak” dedi.
LAVANTA KOKULU ÜRÜNLER
Türkiye’nin birçok alanda yurtdışına işlenmemiş hammadde satışı yaptığı, işlenmiş ve marka değeri kazanmış ürünlerinse ülke ekonomisi ve katma değerinin çok daha yüksek olduğuna işaret eden Sarıca, ‘Lisinia’ markasıyla üretilen gül, lavanta, kekik, adaçayı gibi aromatik bitkilerden krem, kolonya, şampuan, sabun, losyon gibi çeşitli teknolojik ürünlerin üretimine de başlandığını söyledi. Lavanta balı üretiminin de yapıldığını belirten Sarıca, “Hedefimiz bu ürünleri işlenmiş olarak yurtdışına ihraç etmek” dedi.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam