DENİZLİ’nin Eskihisar Mahallesi yakınındaki, UNESCO Geçici Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Antik Kent Laodikya’daki kazı çalışmalarında boyu 10 metreyi aşan sütunların bulunduğu 35 bin metrekarelik alana yayılan Kutsal Agora gün yüzüne çıkarıldı.

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Arkeoloji Bölümü Başkanı ve Laodikya Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek, bu kalıntıyı 2 bin yıl önceki haline getireceklerini söyledi.

Laodikya Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek, 13 yıldır kazı ve restorasyon çalışmalarının sürdüğü antik kentte 2016 yıl sonu çalışmalarını değerlendirdi. Bu yıl içinde özellikle Kutsal Agora ile batı tiyatrosunda kazı ve restorasyon çalışmasına ağırlık verdiklerini belirten Prof. Dr. Şimşek, Laodikya Antik Kenti’nin tarihe ışık tutmaya devam ettiğini söyledi. 2013 yılında UNESCO Geçici Kültür Mirası Listesi’ne alınan Laodikya’da Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölümü ekibinin yaptığı kazı çalışmalarının antik kentin cazibesini arttırdığını belirten Şimşek, “Gelecek 3-4 yıl içerisinde Laodikya, dünyanın en gözde gezilip görülecek mekanları arasında yer alacaktır. Laodikya’da arkeolojik materyal çok fazla, Kuzey Kutsal Agora’nın eşi benzeri yok. Arka bölümde 100 metre uzunluğunda 11 metre yükseklikte resimlerle süslü duvarın ayağa kaldırılıp, ahşap çatı sistemi ile buradaki kiremitlerin orijinalindeki gibi bire bir yapılarak konulması, dünya arkeolojisi bakımından çok önemli olacaktır” dedi.

7 METRELİK TOPRAĞIN ALTINDAN ÇIKAN KUTSAL AGORA

35 bin metrekarelik alana sahip, buradaki tapınaktan dolayı Anadolu’nun en büyük kutsal alanı olarak bilinen Agora’nın bulunduğu yerde yapılan kazı çalışmalarında M.S. 494 yılında meydana gelen büyük depremde yıkılan, 10.8 metre yüksekliğindeki sütunlarında bulunduğu Kutsal Agora’nın yüzeyin 7 metre derinliğinden gün yüzüne çıkardıklarını ifade eden Şimşek, “Kuzey Kutsal Agora’daki çalışmalar çok önemli, 35 bin metrekarelik bir yüz ölçüme sahip, 265×128 metrekarelik alanı kapsıyor. Burada, 10.8 metrelik ‘portik’ dediğimiz sütunlu galeri sistemi var. Devasa sütunlu galerileri ayağa kaldırmıştık. 4’üncü yüzyıldan itibaren M.S. depremlere bağlı yıkılan binaların dolgularının atıldığı moloz dağı söz konusuydu. Burada yıllara göre sistemli kazı çalışmaları yapıyoruz. 7 metrelik dolgu var. Bu dolgunun içinden heykel başları, takılar, seramik kap ve kacaklar buluyoruz. Bu yıl içinde Kuzey Kutsal Agora güney ve batı portikte 34 adet sütunu orjinali gibi restorasyon yapıp, ayağa kaldırdık. Yaklaşık 2 bin yıl öncesinin yapısını tekrar canlandırmayı düşünüyoruz. Bunun dünyada pek örneği yok, bu yönüyle önemli bir proje. İki yıllık bir proje bu” dedi.

BATI TİYATROSU İKİ YIL İÇİNDE GÜN YÜZÜNE ÇIKACAK

Prof. Dr. Şimşek, Laodikya Antik Kenti’ndeki Batı Tiyatrosu’nda da önemli çalışmalar yaptıklarını söyledi. Şimşek, şöyle devam etti:

“Batı Tiyatrosu diye adlandırdığımız Helenistik tiyatroda sahne binasında çalışmalar başlattık. Biz bu tiyatroyu iki yıl içerisinde tüm Denizli ve ülkemizin kullanımına açmayı hedefliyoruz. Sahne binasının birinci katı tamamen, ikinci katının ise bir kısmı ayakta. Tiyatroda çok güzel kabartmalar var ve heykellerle sahne binasını süslendiğini biliyoruz. Heykellerin parçalar halinde buluntuları ortaya çıkarıldı. M.S. 5’inci yüzyılda kentin sur duvarlarıyla küçültülerek daraltılmasına bağlı olarak sahne binasının sur duvarı olarak kullanıldığını biliyoruz” diye konuştu.

Şimşek, ayrıca, bu yıl 120 işçi ve ustanın yanı sıra 16 akademisyen 15 arkealog, 6 restoratör ve 2 mimarın çalıştığı antik kentte ortaya çıkan 256 envanterlik eserin Müze Müdürlüğü’ne teslim edildiğini, 362 de etütlük eserin bulunduğunu, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Denizli Büyükşehir Belediyesi arasında yapılan protokol gereği Türkiye’deki en büyük kurumsal kazı çalışmalarını yürüttüklerini sözlerine ekledi.