Ana Sayfa Yazarlar Kuyucu Murat Paşa ve Taktik Savaşı

Kuyucu Murat Paşa ve Taktik Savaşı

689
PAYLAŞ

Kuyucu Murat Paşa’nın 90 yıllık macera dolu hayatı dizi film yapımcıları, tiyatro yazarları için bulunmaz bir örnek.
Türk Tarihi, Murat Paşa’yı daha çok “Kuyucu” lakabı ile tanır. İddiaya göre Celali isyanları sırasında yakaladıkları isyancıları kuyulara atarak öldürdüğü için bu lakabı almıştır.

Ancak onun tarih sahnesindeki en büyük başarısı Büyük Celali Ayaklanmaları (1604- 1609) sırasındadır.
12 yıl süren Osmanlı- Avusturya savaşları sebebiyle devlet Anadolu ile yeterince ilgilenememiş ve 40 kadar Celali çetesi Anadolu’yu kasıp kavurmaya başlamıştı.
Bu 40 kadar çeteden bazıları 50- 100 kişiden oluşmakta ise de Kalenderoğlu ve Canpolatoğlu gibi asilerin emrinde binlerce kişi bulunmaktaydı.
Canpolatoğlu 30.000 kişilik ordusunu Osmanlı ordusunu örnek alarak piyade ve süvari kuvvetleri şeklinde teşkilatlandırmış ve bunlara günlük ulufeler bağlamıştı.
Murat Paşa büyük bir siyasi manevra yaparak Kalenderoğlu ile Canpolatoğlu arasındaki işbirliğini kesmek için Kalenderoğlu’na Ankara sancakbeyliği görevi vererek onu Ankara’ya gönderdi.
Konya taraflarında Celalî Saraçoğlu Ahmet Bey’i; Adana’yı ele geçiren Cemşid Bey’i ortadan kaldırdı.
Yalnız kalan eski Şam Beylerbeyi Canpolatoğlu Ali Paşa’yı ve ona destek veren Lübnanlı Dürzî lider Maanoğlu’nun kuvvetlerini Belen yakınında Oruç Ovası’nda bozguna uğrattı (1607).
Kuyucu Murat Paşa’nın ikinci hamlesi Kalenderoğlu üzerine olacaktı. Ama bunu yapmadan önce Silifke tarafında isyan eden Muslu Çavuş ile Kalenderoğlu kuvvetlerinin birleşmesini önleyecek tedbirleri aldı.
Muslu Çavuş’un ortadan kaldırılması üzerine Kalenderoğlu üzerine yüklendi. 1608 yılında Maraş / Göksun taraflarında Kalenderoğlu kuvvetlerini yendi.
Kaçan Celalîlerin Amasya tarafında faaliyet gösteren Tavil Halil kuvvetleri ile birleşmesini önlemek için 6 gün 6 gece süren çok sıkı bir takip başlattı.
90 yaşlarına yaklaşmış olan bu fedakâr komutan bu takip sırasında attan düşmemek için kendisini atın üzerine iplerle bağlatmıştı.
Askeri başarıları ile Celalî ayaklanmalarını kontrol altına alan Murat Paşa ikinci aşamada halka yapılan zulüm ve haksızlıkların ortadan kaldırılması için çalıştı.
Sultan I. Ahmet adına bir adaletname neşr edilmesini sağladı.
Bu adaletnâmede Celali ayaklanmalarının alevlenmesinin sosyal ve ekonomik sebepleri birer birer sayılmaktaydı. Devlet adamlarının aldıkları rüşvet ve haksız vergilerle halkı nasıl soydukları padişahın dilinden anlatılmaktaydı.
Kuyucu Murat Paşa’nın yukarıda kısaca sözünü ettiğimiz Saraçzade Ahmet Bey’i idamı ibretlik bir olaydır:
Saraçzade Ahmet Bey, Konya kadı vekilini hançerle öldürmüş ve Konya’yı ele geçirmişti.
Celali karışıklıkları sırasında Konya’da otoriteyi sağlayarak halkın daha fazla ezilmesinin önüne geçmişti. Kuyucu Murat Paşa Konya’ya geldiğinde Ahmet Bey’i de idam etmek istedi. Bunu haber alan Konya ileri gelenleri Murat Paşa’ya gelerek Ahmet Bey için şefaatçi oldular. Murat Bey, bunlara bir cevap vermedi. Meclise Ahmet Bey’i de davet etti. Selam faslından sonra Murat Paşa sordu:
-“ Ahmet Bey, seni Konya’da alıkoymak isterdim. Ben Canpolad üzerine gidiyorum. Ancak gerektiğinde bana ne kadar askerle yardıma gelebilirsin? “ Ahmet Bey hiç düşünmeden:
-“30.000 kişi ile” diye cevap verdi. Murat Bey, kendisine teşekkür edip gönderdi. Sonra Konya eşrafına dönüp şöyle sordu: “ Böyle bir anda 30.000 asker toplayabilecek bir adamı arkamda bırakıp gittikten sonra Konya kalesini işgal ederse hal neye varır?” Konya eşrafı bu soru karşısında bir cevap bulamadılar ve Saraçzade Ahmet Bey kuyuya atılarak ortadan kaldırıldı (1607).
Kıssadan hisse: Osmanlı düşmanı iki yapmaktan cüzzamdan kaçar gibi kaçardı. Gerekirse düşmanlardan birisine göz yumar, ona bir zaman iltifat ederdi. İran üzerine sefer yapılacaksa Avusturya’ya iltifat eder; Avusturya üzerine gidilecekse İran’a akıl almaz hediyeler gönderirdi.
Şimdi düşmanın sayısı belli değil. Bir taraftan bölücü terörle savaşılırken karşımıza bir de FETÖ çıktı. İki düşmanın işbirliği yapmasını önlemek mümkün olmadı. İçeride bölücülük ve paralel tehlikesi devam ederken bu sefer de Suriye ve DAEŞ tehlikesi çıktı. Rusya çıktı, İran çıktı.
Şimdi Kuyucu Murat Paşa gibi sormak gerekiyor:
“Böyle adamları arkamızda bırakıp DAEŞ üzerine nasıl güvenle gidebiliriz?”

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikMasum gözlerin
Sonraki İçerikKomplo teorilerini hiç sevmem
Prof. Dr. Yılmaz Kurt
1949'da Osmaniye'de doğdu. Ankara Üniversitesi DTCF Tarih Bölümü Öğretim Üyesi, Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanlığı, Tarih Bölümü Başkanlığı, OTAM Müdürlüğü görevlerinde bulundu.

2 Yorumlar

  1. Kuyucu Murat bir devşirme dönem olup Türk düşmanı dır ve Türkmenleri katletmiştir

  2. Şimdi düşmanın sayısı belli değil. Bir taraftan bölücü terörle savaşılırken karşımıza bir de FETÖ çıktı. İki düşmanın işbirliği yapmasını önlemek mümkün olmadı. İçeride bölücülük ve paralel tehlikesi devam ederken bu sefer de Suriye ve DAEŞ tehlikesi çıktı. Rusya çıktı, İran çıktı.

Comments are closed.