BAŞBAKAN Binali Yıldırım, Türkiye Yatırım Danışma Konseyi 9. Toplantısında konuştu. Başbakan Yıldırım, “Dünya ekonomisi 2008’den itibaren büyük bir küresel krizle karşı karşıya kaldı. Bu küresel krizin sorumlusu gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkeler değil” dedi.

Türkiye’nin gelecekte ticaret ve finans sektöründe önemli bir konuma geleceğini belirten Başbakan Yıldırım, “Küresel firmalar artık sadece Türkiye’de yatırım yapmıyorlar, aynı zamanda Türkiye’nin bölgesindeki ülkelerin yatırımlarını da buradan yönetiyorlar. Önümüzdeki dönemde İstanbul’un ve Türkiye’nin yatırım, ticaret ve finans sektöründe çok daha önemli bir konuma geleceğini sizlere söyleyebilirim. Özellikle İstanbul Finans Merkeziyle ilgili adımlarımızı attık. Finans merkezinin inşaatı için kurulması için kapsamlı bir altyapı çalışması hızla devam ediyor. Yaklaşık 7 milyar dolarlık bir yatırımla burada bölgesel anlamda ve daha sonra küresel anlamda önemli bir finans merkezi oluşturmayı planlıyoruz. Bu merkez tamamlandığında günlük 80 bin insanın gelip gideceği bir yer haline gelecek. 2020 yılına kadar bütün yönleriyle bu merkez tamamlanmış olacak” dedi.

“ÜLKELERİN BİRBİRLERİNE GÜVENLERİ AZALDI”

Türkiye’nin son 14 yılda çok önemli işler başardığını söyleyen Yıldırım, “Dünya ekonomisi 2008’den itibaren büyük bir küresel krizle karşı karşıya kaldı. Bu küresel krizin sorumlusu gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkeler değil. Gelişmiş ülkelerdeki yanlış yatırımlar, fiktif kazanç iştahı böyle bir küresel krizi ortaya çıkardı. Ve bundan sonra ne oldu; küresel anlamda güven bozuldu. Ülkelerin birbirlerine güvenleri azaldı, finansal piyasalar daha tedbirli hareket etmeye başladılar. Böyle olunca da küresel ticaretin finansmanı zorlaştı. Küresel ticaretin finansmanı zorlaşınca küresel büyüme azalmaya başladı. Yani bir anlamda dünya ekonomisi büyümek yerine daralma yoluna gitti. İşte bu birçok ülke için büyük bir felaket, bazı ülkeler için de fırsat anlamına geldi. Türkiye olarak 2009’da başlayan ve halen de devam etmekte olan küresel krizde ortaya koyduğumuz kararlı politikalar ve küresel krizin ilacının yatırım istihdam üretimi olması gerektiği gerçeğinden hareketle 2009 dışında 27 çeyrek boyunca büyümemizi sürdürdük” diye konuştu.

“TÜRK MİLLETİ EKONOMİYİ DE TEMİNAT ALTINA ALDI”

Yıldırım , “Değerli dostlar Türkiye çok değil 3,5 ay önce büyük bir olay yaşadı. 15 Temmuz’da Türkiye bir darbe girişimiyle karşı karşıya kaldı. Şaka gibi belki size; ama silahlı bir darbe teşebbüsünü silahsız bir güçle alt eden bir Türkiye’den bahsediyoruz. Ülkesini, bayrağını seven vatandaşlarımız, silahlı darbecilere karşı göğsünü siper ederek darbe yapmak isteyenler darbe vurdu. Ve Türkiye’nin demokrasisini yok etmek isteyenlere hak ettikleri cevabı verdi. Aslında Türk milleti cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun kararlı tutumuyla, demokratik yollarla seçilmiş hükümetimizin kararlılığıyla ve milletimiz topyekün meydanları doldurmasıyla bu büyük tehlikeyi bu alçakça girişimi bertaraf etmiş ve ülkeyi karartmak isteyenlere hak ettikleri dersi vermiştir. O gün sadece darbe bastırılmadı o gün aynı zamanda Türk milleti ekonomiyi de teminat altına aldı” şeklinde konuştu.

“EKONOMİMİZ GÜCÜNÜ KORUDU”

“Kamunun bütün kurumları da tıkır tıkır darbeden sonra işlerini görmeye devam etti” diyen Başbakan Yıldırım, “Ekonomimiz gücünü korudu, hiçbir sarsıntı yaşamadık. Bütün dünya Türkiye’de ekonominin de demokrasimiz gibi sağlam temellere oturduğunu bu darbe vesilesiyle bir kez daha görmüş oldu” ifadesini kullandı.

“YATIRIM YAPAN HİÇKİMSEYE BİZ YABANCI GÖZÜYLE BAKMAYIZ”

“Bizim yönetim olarak görevimiz sizlerin işini kolaylaştırmak, iş yapma iştahınızı, iş yapma karalılığınızı arttırmak” diyen Yıldırım, “Taş üstüne taş koyan, bu ülkenin kalkınmasına katkı sağlayan, istihdam oluşturan, ekmeğimizin büyümesine katkı sağlayan herkesin başımız üzerinde yeri var. Türkiye’de yatırım yapan hiç kimseye biz yabancı gözüyle bakmayız. Yabancı mevhumu Türkiye’deki yatırım yapanlar için geçersizdir. Bu ülkeye yatırım yapan bu ülkenin girişimcisidir, bu ülkenin firmasıdır. Bunun bilincinde olarak hiçbir kısıtlama getirmeden, hiçbir ayrım yapmadan bütün sağladığımız imkanlardan sizler de aynı şekilde yararlanacaksınız” açıklaması yaptı.