Bingöl’de, oturan Mustafa Artan, 50 köyden topladığı eski ve yöresel eşyayı açtığı Kültür ve Sanat Evi’nde sergiliyor.

Merkez Recep Tayyip Erdoğan Mahallesi’nde açtığı Kültür ve Sanat Evi ile Bingöl’ün kültürünü yaşatmaya çalışan Mustafa Artan, 50 köyden topladığı 900’ü aşkın yöresel eşyayla kentteki müze açığını kapatmaya çalıştığını söyledi. Artan, müze bulunmayan Bingöl’e gelen yabancıların ve yöre halkının kültürünü genç nesillere aktarmak amacıyla böyle bir işletmeyi açtığını belirterek şöyle dedi:

“Dışarıdan gelen misafirlerimiz Bingöl’ün yöresel yemek ve yöresel eşyalarını soruyordu. Biz de kendi imkanlarımızla Kültür ve Sanat Ev açmaya karar verdik. Bunu yaparken, yaşanmış eşyaları almak istedik. Bingöl ve ilçelerinde 50 köyü gezdik. Eskimiş, kullanılmış yöresel eşyaları aldık. Hepsi yardımcı oldu. 900 parça topladık. Bu parçaları 3.5 ayda toparladık. Hepsinin birer hikayesi var. Şu anda güzel talep alıyoruz. Hem buradaki, hem de dışarıdan gelenler ürünleri görüyor ve fotoğraf çekiyor.”

KADINLARIN ÜZERİNDE DOĞUM YAPTIĞI “UĞURLU” HALI

Karlıova İlçesi’ne bağlı Hacılar Köyü’nde bir kişinin aldığı ve Kültür Evi’nde sergilediği halının ilginç hikayesi olduğunu belirten Mustafa Artan, eski dönemlerde bu halı üzerinde doğum yapan kadınların düşük yapmadığı için ününün kısa sürede yörede yayıldığını söyledi. Artan, şöyle dedi:

“Eşyaları toplarken hikayeleri de dinledik. Burada sergilediğimiz bir halı üzerinde 9 kadın doğum yapmış. Eski dönemlerde bir kadın, daha önce 3 kez doğum yapmış. 3’ünde de ölü doğum gerçekleşmiş. 4’üncü kez bu sergilediğimiz halı üzerinde doğum yapmış ve çocuğu sağlıklı dünyaya gelmiş. Bu hikaye zamanında kulaktan kulağa yayılmış ve efsaneye dönüşmüş. Diğer kadınlar da bu halının üzerinde doğum yapmış ve çocukları sağlıklı olarak dünyaya gelmiş.”

KAYNANALARIN EN “SEVDİĞİ GELİNİNE HEDİYE ETTİĞİ HALI”

Artan, Sancak Bölgesi’nde aldığı bir halının da kaynanaların en sevdiği gelinlerine hediye ettiğini, bu sayede nesilden nesile geçtiğini söyledi. Erkek çocuğu olmadığı için halının kendisine sergilenmek üzere hediye edildiğini belirten Artan, “Sancak Bölgesi’nden aldığımız başka bir halının da ilginç bir hikâyesi var. Kaynanalar, bu halıyı en sevdiği gelinlerine verip, onların da en sevdikleri gelinlerine vermesini istemiş. Halı nesilden nesile geçmiş. Bize bu halıyı veren teyzemize ‘En sevdiğiniz gelininiz yok mu, bize bağışlıyorsunuz?’ dedik. Teyze de kendisini çok seven kaynanası tarafından verildiğini, erkek evladının olmadığı için bunu kimseye veremediğini anlattı. hikayesini de anlatarak burada sergilememizi istedi” dedi.

“MÜZE KARTI SORUYORLAR”

Kentte müze olmadığını ve gelenlerin kültür evini müze zannettiğini belirten Mustafa Artan, “Gelenler arasında ‘müze kartımız yok içeriye girebilir miyiz’ diye soranlar çıkıyor. Buranın aynı zamanda bir kafe olduğunu ve rahatlıkla gezip fotoğraf çektirebileceklerini söylüyoruz” diye konuştu. Kültür ve Sanat Evi’ni gezen Seyfettin Zengin ise “Buradaki malzemeleri Bingöl’de ilk defa görüyorum. Hepsi dedelerimizin kullandığı malzemeler. Bizi eskiye götürdü. Çobanlık yaptığımız çocukluğumuza, maziye döndük” diye konuştu.

Birde bu haberimize gözat!

Kültür ve Sanat Evi’nin restorasyonu